Cumartesi, Nisan 30, 2005

Baglama ve hikayesi ..

...
Bu´da Baglamanin var olusuyla ilgili hikaye .. Neyinkinden biraz daha farkli .. belki okadar mistik degil, ama bir okadarda ilginc ... asigina kimbilir daha neler .. neler .. ifade ediyordur ...
Kopuzdan Baglamaya gecisi cok büyük bir ilgi ve alaka ile okudum .. zira ilk kez baglamanin "yaradilisinin" Kopuza dayandigini ögrendim ... umarim okurken sizde en az benim kadar
keyif alirsiniz ..
Iyi seyirler... iyi okumalar ...


Bülbül´e ses ... Gül´e Bülbül ... Baglama´ya Gül yarasir ..


Anadolu halk müzigini tek bir enstrümanla anlatacak olsak aklimiza ilk olarak baglama
gelirdi herhalde. Anadolu´da baglama girmemis yöre ve ev yoktur.
Baglamanin atasi, Dede korkut hikayelerinde adi cok sik gecen kopuzdur. Yaklasik

2000 yillik bir gecmisi olan ve birden cok telli saz türünü kapsayan kopuz, Orta Asya´daki
Türk boylari tarafindan kullanilmis, ilk zamanlar o bölgenin "gezginci ozanlari" araciligiyla Anadolu´ya gelmistir.


Pir Sultan ve Baglama ... ayri gayri düsünülmesi mümkün olmayan iki Kültürel miras ...

Bölgede yasayan samanist Türkler, kopuzu kutsal kabul etmis, calmasini bilmeyeni kendilerinden saymamistir. Hatta savaslarda belinde kopuz olan savasciya düsmanin el sürmedigi söylenirmis. Kopuz, baglamadan farkli olarak teknesi deriyle kapli, perdesiz, iki veya üc telli, telleri at kili, koyun, kurt bagirsagindan yapilmis kirislerden olusan bir enstrümandir. Calinis sekli, bugün baglamada da kullanilan, tezene yerine parmaklarla vurarak calma sekli olan "selpe", "pence" gibidir.
10. yüzyildan sonra Türk boylarinin Anadolu´ya yerlesmesiyle, kopuzdan türeyen ve yakin zamana kadar kimi yörelerde rastlanan iki telli "Türkmen dütarlari" calinmaya baslanir. Tarihci Hammer´e göre 15. yüzyilda, uzun sapli bir kopuz türü olan "kolca kopuz"a ilk madeni tel Anadolu´da takilir. Böylece kopuzdan baglamaya gecis enstrümani olan "cögür"ün ilk adimi atilmistir. Evliya Celebi´ye göre, cögür ilk kez kütahya´da yapilir.
Kopuzun deri olan gögsü madensel telin basincini karsilayabilmek icin ahsaba dönüstürülmüs, sapi uzatilmis ve perde takilmistir. Bes kil telli cögür, madensel telli (ücerden dört gruplu oniki telli) büyük gövdeli, uzun sapli bir calgiya dönüsmüstür. Günümüzde cögür, orta boy baglamada kücük bir sazdir. Tüm bunlar olurken, bes telli kopuzun da mevlana celaleddin-i Rumi tarafindan "altin telli sestar" (Seshane) haline getirildigi sanilmaktadir, "Sestar" sözcügü. Yunus Emre´nin Pir Sultan Abdal´in siirlerinde de gecer. Evliya Celebi´ye göre kopuz, seshanenin yavrusudur. Baglama adina, ilk olarak 18. yüzyil metinlerinde rastlaniyor. Bu dönemde Anadolu´ya gelen Jean Benjamin de Laborde, seyahatnamesinde, "Baglama yahut tamburanin bicimi tipki cögürünkü gibi, ama ondan daha kücüktür ... " der.
Burada adi gecen enstrüman, baglama ailesinin en kücük elemani olan cura da olabilir.



Pirsultan heykeli

Anadolu´da yaygin olarak kullanilan üc tür baglama: Uzun sapli baglama, kisa sapli baglama ve cura.
Kopuzun Anadolu´da gecirdigi evrimlerden ve sapina perde baglanmasindan sonra ortaya cikan Baglama´dir. Türkmenler tarafindan tipki kopuz gibi kutsal bir enstrüman sayiliyor. Nitekim, Alevi ve Bektasiler´in dinsel törenleri olan "Cem" , baglamanin öpülüp basa koyulmasiyla baslar ve tüm tören boyunca deyisler baglamayla calinir. Alevi Bektasi dedeleri de bir nevi "gezginci ozan" sayilabilirler. Bu dedeler, kücük olusu ve rahat tasinabilirligi nedeniyle yanlarinda daha ziyade cura tasirlar, "sokaklarda herkesin rastgele tingirdattigi, üc madenli telli, kücük degersiz bir sazdir" sözleriyle gecer.

Baglama hem genel gecmisi ile, hemde Alevi bektasi kültürünün bir parcasi olarak, vazgecilemiycek bir Saz´dir.

Ve Alevi-/Bektasiler icin Baglamanin yeri cok farklidir!

Ben kendim icin cok ilginc buldugum yerleri Italyan ve renk farkliligi ile ayirdim, daha belirgin olmasi icin ..

Gözleriniz icin cok cok üzgünüm, ama yaziyi biraz kücük kullanmam gerekti, aksi takdirde, buraya bütün yaziyi sigdirmam sonucunda, sayfanin düzenini bozulacakti :-(

Telafi ederim söz ;-)

Dile geldi Baglamanin Telleri ... anlatti yanik sesiyle, yüregimin pas tutmus dertlerini ... Dile geldi Baglamanin Telleri ...

Perşembe, Nisan 28, 2005

bilirim ...

*



*

ben uzak yollardan gecmeli canlar bilirim,
mesafeyi hice sayan yürekleri ..
sevmekten ziyade, sadikligin kitabini yazmis olanlar,
kendini baska bir nefese adayanlar,
cöl, deniz, dag, tas, tepe viz gelir diyenler,
kurban olurum bana bu güzelligi yasatana diyenleri ..

gözlerde korkuyu arayanlar bilirim,
maceraperestlik kime kalmis, ben güvenilir olani,
ömrüme ömür katani isterim diyenler,
aski herzaman bir ödün verme, kendini birakma,
ikileme, ücleme, cogalma .. daha .. daha fazla olma,
yetinmek mümkünmü askin verdigi bagimlilikla diyenleri ..

soluk soluga hayattan kacanlari bilirim,
her sorumlulugu baskasina yikmaya kalkanlari,
bir baltaya sap olmayanlari, üzümün cöpü, armudun sapi,
diye ... diye .. yolun sonuna elleri bos gelenleri ..
Son´da bir baslangic göremeyipte, bardagi herzaman

yaribos görenleri ..
Sükretmeyi bilmeyipte, hayatta herzaman ...

kendisini kirmizi kart almis sananlari ..

cicege verilen Can´i görüp, o Can´a hürmet edenleri bilirim,
susuzlugunu yapraginin renginden anlayanlari,
kötü kelami bir günah sayanlari, avuclari göge dogru acilmis,
kötülükten uzak olani ... ya sükür diye .. diye ..

anip el üstünde tutani ..
Gökkusagindaki renklerin, armagan olarak bizlere

sunuldugunu ... ve her renkte bir insan bulundugunu ...
Kurban olurum bütün bunlari yaradana .. diyenleri bilirim ...

*
CigDemCe` 05




Çarşamba, Nisan 27, 2005

Hikayeler ..

...

Bugünde burda bir Hikaye bulmaniz mümkün .. Tahir ile Zühre´nin hikayesini seviyorum, cünki babamin ismide Tahir :-)

...

Son gece cok kötü uyudum ... tam cam´imim karsisinda sokak lambasi var, normalde rahatsiz etmezdi ama, busefer lamba sanki büyüdükce büyüdü, ve dahada cok aydinlatiyomus gibim geldi ?!? Tabii benim hayal gücüm cok kuvvetli olabilir biraz ...
Yan komsumum erkek arkadasi iki gündür burda, en büyük gürültü faktörüm onlarin ikisi .. Sabaha kadar cilvelesmelerini dinlemek zorunda kaldim, ev sessiz olduu icin, hersey duyuluyor yani pardon ... "kah keh kih eh öh pöh .. ay yapma dur, ay gidiklaniyom", sabaha kadar kafa beyin birakmadilar bende!! Bir dirhem bile uyku uyumadan sabahi ettim :-( Arada bi seytan icimden "kizim ver suna ne istiyosa, kesin artik falan ne enerji yahuuuu" diyodu .. hala sinirlerim gergin!
Sonra kalktim derse gittim, madem uyku yok napim en azindan erkenden derslerimde olurum dedim .. uyuklayarak ders yaptim!

Saat onda eve geldim ve bigüzel yattim üzerinize afiyet :-)
Birazdan yine bir dersim var ... buhafta cok yogun olacagi icin belki cok fazla görüsmeyebiliriz .. simdiden pardon der, beni cok özlemenizi temenni ederim yaw ;-)

ben derse yetisim, size güzel bir gün dilerim!

Öpüldünüz!

Tahir ile Zühre´nin hikayesi ..

*




Gecmis zamanda ve eski günlerde Zengin ve söhretli bir Padisah varmis, mali, mülkü, askeri, kisaca herseyi varmis .. Ancak cocugu olmuyormus. Doktorlara gitmis, derdine care bulamamistir. Bunlardan fayda göremeyince, kendisini eglenceye verip, yaptirdigi Bahceye gidip gelmeye baslar. Bir gün veziri ile carsida dolasmaya cikar, "her kim bana altin verirse, tanri onun muradini versin" diyen bir dilenciye para verir. Oradan ayrilip bahceye dogru giderler, ve bir agacin altina otururlar.
Ileride bir agacin altinda yasli bir Dervis görürler, onun yanina giderler, Dervis, "marifetlerim vardir" deyince, Padisah gönlünden geceni bilmesini ister. Derviste Padisah ve Vezirin cocugunun olmadigini, evlat istediklerini bilir. Bunun üzerine dervisten yardim isterler, Derviste cebinden bir elma cikarir ve ikiye böler. Bu elmalari yerlerse cocuklari oacagini, padisahin kizi ve vezirin oglu olacagini, ama onlari ayirmamalarini, evlendirmelerini söyler. Padisahta, vezirde cok sevinir. Aksam elmayi yerler, ve dokuz ay on gün sonra padisahin kizi, vezirinde oglu gelir dünyaya. Kizin adini Zühre, oglanin adini Tahir koyarlar.

Tahir ile Zühre birlikte büyürler. En taninmis hocalardan ders alirlar, ve cok zeki olduklarindan herseyi ögrenirler. Fakat on yasinda Zühre´nin gönlü Tahir´e düser ve uyurken Tahiri öper. Tahir cok kizar, cünki kardes olduklarini sanir. Birgün Zühre Tahiri yine öper ve Tahir´de Zühreyi döver. Zühre okadar üzülürki, Allah´a "Allahim, benim sevgimin yarisini Tahire ver" diye dua eder. Tahirde Zühreye asik olur. Bu sefer Zühre kendini naz´a ceker. Ancak kardes olmadiklarini ögrenen Tahir ile Zühre günden güne birbirine daha cok baglanirlar. Sazlarini alip bir birlerine Türkü söylerler.

Bunlari gören Arap Köle, padisahin karisina söyler, Padisah kizini Tahir´le evlendirmenin zamani geldigini söyler. Ancak karisi kizinin padisah ogluyla evlenmesini istemektedir. Padisah kendi gözleri ile asiklari görmek ister, ve görünce evlendirmeye karar verir. Bu arada Tahir rüyasinda iki kara köpegin kendisine saldirdigini görür ve rüyasi cikar. Padisahin karisi, padisaha sihirbaz cadinin yaptigi serbeti icirince, padisah Tahirden sogur ve onu saraydan kovar. Aski ile yanip tutusan Tahir, Zührenin köskünün önüne gelerek sitem dolu türküler söyler. Zührede olaylari dadisindan ögrenir ve her seyi Tahire aciklar.
Arap köle bunlari görünce yine padisaha haber verir. Bu sefer Padisah onu Mardin´e sürer. Mardinde yedi yil kalan Tahir Allaha dua eder, ve onu zindandan kurtarmasini ister.
Duasi kabul olur, Zindanin acilan kapisindan siyah atiyla Hizir gelir, ve onu atina alip, o uyurken Zührenin köskünün önüne birakir.
Zühre Tahiri dadisina gönderir. O günden sonra, her gece gizli gizli bulusup zevk ve sefa eylerler. Fakat bir gün rüyasinda Tahir, kara köpeklerin yine etrafini sardigini görür, rüyasi yine cikar, cünki Arap köle onlari yine görmüstür. Bunu Padisaha haber verir ve Tahir, üstü acik bir Sanikla Sat suyuna birakilir. Sat suyunun kenarindada Göl padisahinin Sarayi vardir. Zühre bunu bildigi icin Göl padisahinin kizina mektup yazar ve göl padisahinin kizlari Tahiri bulurlar.
Göl padisahinin 3 kizida Tahiri sevmektedir ve bir gün onu paylasamadiklari icin kavga ederken, Tahir bunlari duyar ve kacar.

Bir cesme basinda dua eder ve uyur. At sesiyle uyaninca yaninda bir Dervis görür. Yine ata biner ve gözlerini kapatir. Dervis "ac" dedigi zaman Tahir kendisini Zührenin köskü önünde bulur. Dadisina gider, dertlesirler.
Bir gün Davul Zurna sesleri duyar ve dadisindan Zührenin evlenecegini ögrenir. Kadin esvabi giyer ve dügüne gider. Kendini Zühreye tanitir. Ertesi gün Zühre ile anlasirlar, Hamama gitmek icin cikip kacmaya karar verirler. Ancak Arap kölede kadin kiligina girmis ve onlari görmüstür. Arap köle durumu padisaha haber verir, Padisah Tahiri yakalatir, Mecliste onu ve kizini anmadan üc hane türü söylerse affedecegini söyler.

Tahir iki haneyi söyler, fakat ücüncü hanede Zührenin iceri girdigini görür ve onun ismini kullanir, padisahta onun boynunu vurdurmaya karar verir.
Cellat Tahirin boyunun vurmadan önce, Tahir namaz kilip, Allah´a ruhunu almasi icin dua eder ve hemen ölür. Bunu gören Zühre aklini kacirir. Hekimler care bulamaz, hatta Tahirin etini yedirmeye kalkarlar, ama dadisindan bunu ögrenen Zühre cok kizar, Tahirin mezarina gider.
Allah´a ruhunu almasi icin dua eder ve ölür.
Mezara gelen Arap kölede Zühreye asik oldugu icin kendini hancere öldürür, Padisah kizini Tahire vermedigi icin pisman olur, ama is isten gecmistir coktan.
Bir süre sonra asiklara mezar yapilir, Arap kölede basuclarina gömülür, oradan gecenler Zührenin mezarinda beyaz bir gül fidani, Tahir´in üzerinde ide bir kirmizi gül fidani görürler, Arabin mezarinda da kara bir cali bitmistir.

Her sene asiklar baltalarla o caliyi keserler, ancak calinin yine bittigini görürler.
Ziyaretgah olan mezari asiklar ve bagri yaniklar sürekli ziyaret ederler ...

*
Hikaye serisi olusuyo gibi :-) .. hikayelerin devami var .. aslinda bu Hikayeler Gülsencimin isi ... ama nolduysa oldu bana ... :-)

Bir hikayenin öncesi ..

....

"Aşığın elindeki kar sadece aşk. Ve aşk yordamına sahip gönül, aşkın sürekli göçebesi. Hep yürümek zorunda o; kendinden aşka, aşktan sevgiliye. Ki aşkın yegane koşulu sevgiliyi aramaktır. Bulmakta aramaktır. Aşığın aşktan bütün nasibi, aramak...

Aşk, gönül konutunu aydınlatsın, bu yeter aşığa. Can konutu kime adanmış bunu bilsin yeter. Artık gizli kanatları vardır aşığın; yar ile arasına giren mesafelerin üzerinde, açılır kapanır gizlice. Aşk kalmamışsa kanatlar da hissedilmez. Ama aşk varsa, aşık sevgilidedir daima. Mesafeler ise aşk üzüntüsünün mecazı. Böylece bilir ki üzüntü kaldıkça aşk da var demektir.

Aşkın çilesini bir can çekişmesi gibi duysa da, Sevgili hayaliyle diridir o. Doğru aşk, geleceği olan aşk, böyle birbirinden can alıp veren sevgililerin aşkıdır; yaralar, ama yaralanmaz."

@Münire Daniş, Tahir ile Zühre - Ateşe Yazgılı Pervaneler, Timaş Yayınları

Salı, Nisan 26, 2005

Ney ve hikayesi ..

Bu, neyin var olusuyla ilgili bir hikayedir..

Bir gün Hz. Muhammed, damadi Hz. Ali’yi yanina cagirip ona bir sirrini vermis.. Hz. Ali bu büyük sirrin üzerinde ki agirligina dayanamiyor, baskalarina da anlatmak istiyormus.. Sonunda bir gün bir kuyunun basina gelmis ve basini kuyunun icine egerek Hz. Muhammed’in bu esrarli sözlerini tekrarlamis.. Daha sonra Allah bu kuyu da son derece uzun bir kamis yaratmis.. Oradan gecmekte olan bir coban da bu kamisin ucunu keserek kendine bir saz yapmis.. Bu cobanla bir gün karsilasan Hz. Muhammed, Hz. Ali’ye söyledigi sirlarin cobanin kamisindan ciktigini duymus ve Ali’nin sirrini tuttugunu anlamis. Hz. Ali, yaratilan mucizeyi görünce de Hz. Peygamber’e olan bagliligina sükretmis..

Mevlana Celaleddin de Mesnevi isimli eserinin ilk 18 beyitinde neyin sevgiliye ulasamamanin, yani Allah’a ulasamamanin sikayetini anlattigini ifade eder.. Mevlana’nin verdigi bu isaretten sonra ney, mevlevi ayinlerinin, yani sema törenlerinin bir sembolü olmustur.. Ve tarih boyunca dervislerin, erenlerin sembolü olarak kabul edilmistir.. Kizgin günesin altinda yatan kamislar, ait oldugu vatanindan, yani sazliktan koparilarak delik acmak icin kizgin demirlerle yakildiginda, insan gibi feryat eder.. Iste bu feryat, duyulan acinin belirtisi degil, aslina dönme isteginin, vatanina, kamisliga kavusma arzusunun yakarisidir.. Bir nevi ruhlarin Allah’a kavusma arzusu olarak da aciklayabiliriz.. Ayrica cok ilginctir ki ney kamisi de tipki insan gibi 9 ayda meydana gelir ve sazliktan koparilir.. Bebegin ana vücudundan kopmasi gibi.. Insan bogazinda sesi saglayan 9 bogum vardir, ney de 9 bogumdan meydana gelir, bu yüzden karakter olarak insan sesine en yakin enstrümandir.. Neydeki deliklerin sayisi (9) insan vücuduna esittir..




Foto: Neyzen Kuday Sahinalp

Bu hikayeyi sizlerle paylasmak istedim cünkü beni cok etkilemisti ..
http://www.neyzen.com/kuday_sahinalp.htm bu linkten Kuday Sahinalp´in özgecmisi ve neyzenligi hakkinda bilgi alabilirsiniz ... Hikaye ile birlikte onu burada da anmak istedim, bir Arkadasim Ney dersleri aliyor kendisinden, ve arkadasim Gülsen´de Ney'e olan askindan dolayi irtibata gecmisti kendisiyle.

Böyle insanlarin var oldugunu, bunlara gönül verdiklerini bilmek ne kadar huzur verici ...

Ney, Neyzen´in Sevdigi´dir, yaridir, üflemeye baslayinca da, dudaklari kavusur sevdigine ...

Yeni bir hafta ..

....

ve merhaba yeni yazimla :-)

Göttingen´e döneli iki gün oldu, ve simdiden özlemeye basladim memleketi :-(
Annemlere doyamadim, keske birgün daha kalsaydim dedigim oldu .. ama dersler yüzünden zaten mümkün degildi ..

Cok dolu bir haftasonu gecirdim ama, cok güzeldi, arkadaslarimin cogu ile görüsebildim diyebilirim ..

Ufak ev tatilimin Özeti .. buyurun :

Persembe :

burdan saat 12:14´de trene bindim, Kassel´de birkere tren degistirmem gerekti, ve uzun bir yolculuk sonucunda saat 16:24´de Gülsen´in kaldigi sehirde indim.
Sinemaya gidecegimiz icin, ve zamanin kisitli oldugu icin eve gitmedim hemen, Gülsen beni gar´dan aldi, bir aydir görüsmedigimiz icin uzun uzun hasretle sarildik önce :-)
Cok güzel bir andi .. Sonra Gülsenlere gittik, Nese´yi beklememeiz gerekti (hep beraber gidecektik sinemaya) Dilek abla´da Isvicreden gelmisti bazi islerini halletmek icin, hem onun eski ve benim yeni memleketim Göttingen´i konustuk bol bol, hemde Fatin Erge´yi canli canli sevebildim :-) (sevdirdigi kadar artik) ..
Nese geldi ve Köln´e dogru yola ciktik ... Sinemaya vardigimizda sevinmistik, erken geldik, güzel yerlere otururuz diye, göya biz Galaya gelmistik, gazetede öyle ilan cikmisti, Gala oldugu ve sanatcilarinda katilacagina dair yani ... ama ortada ne Gala havasi vardi, nede Sanatcilar ... sonra ögrendikki Gala yokmus, siradan bir gösterimmis sadece :-(
Ona ragmen cok eglendik "O simdi Mahkum" cok güzeldi, Burhan Öcal harikaydi, tabii geri kalan sanatcilarda .. tamamen cok keyifli bir Filmdi! Izlenmesini tavsiye ederim dogrusu!

Sinemadan cikinca aciktigimiz icin, hemen kösedeki Dönerciye girdik, orda Tavuk Döner yedik, Nese akillilik edip Lahmacun yedi ... niye diye sorarsaniz, dönüste arabada midemde cok kötü bulanmaya basladi, ve 20 dakika yol aldiktan sonra Gülsen´den acilen durmasini istedim, ilk Benzinlikte durduk ve tuvalette midemi bosalttim, yedigimide daha fazla kendimde tutamadim :-( rahatlamis bir durumda yola devam ettik .. sanirim Tavukta ariza vardi :-) Gülsende benimle aynisini yemisti, bilmiyorum oda fena oldumu o aksam?!

Gece saat birbucuk gibi eve birakti Gülsenler beni, annem koltukta beni beklerken uya kalmis uykudan uyandirdim onu, annemlede bi saat falan lafladik ve uyduk sonra ..

Cuma :

Annemle sabahtan kahve icmeye gittik, orda Saadet abla ve Ismail abiyle karsilastik, beni görünce cok sasirdilar :-) hasretle kucaklastik :-)
herkezin birsürü sorusu vardi bana, bende elimden geldigince anlattim yeni yurdumu :-)
Sonra annemle Dortmund´a gittik, babam orda calisiyor, ve babami haftasonu icin almaya gittik, erken ciktigimiz iciin Dortmund´da carsiyi gezdik, birsürü luzumsuz alisveris yaptik ... kadinlar öyle iste :-) Babami aldik aksam eve geldik sonra ...
Saat dokuza dogru Ilknur geldi bize, beni aldi ve onlara gittik, Cuma gece Ilknur gilde kaldim, ikimizinde dogum günü vardi görüsmedigimiz sürec icinde, karisilikli hediyelerimizi verdik, ve dogum günlerimizi gecmis olarak kutladik ... Ilknurun nefis dogum günü pastasi vardi, onu götürdük üzerinize afiyet :-)

Cumartesi :

Bugün Mangal yaptik ailece, aslinda Ilknur ve Öznurda katilcakti, ama Dayilarini ziyarete gitmeleri gerektigi icin katilamadilar :-(
Tanja geldi aksam, o katildi bize, bol bol sohbet ettik atesin karsisinda oturup dinlendik :-) Aksama ablamlar geldi, yegenim Musti bizde kaldi, sabaha kadar teyze yegen hasret giderdik, ve sarilip uyuduk, sabahta "..Teyze ich hab dich lieb" diye uyandirdi beni canim yegenim ... onu simdiden cok özledim ben :-((

Pazar :

son günüm aslinda cok dingin gecti, ailece uzun uzun kahvalti ettik, yegenimle birsürü oyunlar oynadik, sonra Nezaket ablamlara gittik, cocuklari özledim onlarida görmek istedim gitmeden ..
Aslinda aksama dönecektim geri, ama bazi tatsiz olaylar moralimi cok bozdu, ve daha fazla kalmak istemedim, buda Gülsenle birdaha görüsmememe neden oldu :-( öfkeyle kalkan zararla oturur misali yani :-( ama daha fazla kalasim yoktu, cok sinirliydim, cok öfkeliydim .. nedeni ise uzun bir hikaye belki ilerde anlatirim, ama henüz cok taze hala hepsi .. anlatasim yok acikcasi .. her ailede olur böyle seyler ...

Giderken yegenim yalvardi adeta, " teyze nolur benide götür, ben trene binmeyi cok seviyorum, seninle oynariz trende, nolur götür .." diye .. ben ölürüm onun icin, keske götürebilsem yanimda ... diyoki " ... ich hasse Göttingen .." (yani= Göttingenden nefret ediyorum) beni burdaymisim ve Göttingen cok uzakmis, o yüzden nefret ediyormus :-( keske ah keske yanimda getirebilsem onu .. keske .. keske ...
hersey "keskelere" bagli olmasa keske :-(

Böyle iste .. haftasonumun özeti bu .. cok cabuk gecti maalesef ... geldim geleli islerde bitmiyor, camasirlarimi yikadim dün, asmistim kurumus hepsi, ütü yapicam birazdan, sonra odam birsürü toz olmus yine, temizlik yapmam gerekicek aksama!
Aksama Pedagoji grubunun toplantisi var yine saat sekizde, oraya katilmak istiyorum, bakalim bir nasil yetiscem hepsine?!
Burdan bi komsuma bugün icin randevu vermistim bide, sacini keserim diye, birazdan o gelicek, niye herseyi bir günün icine tikmaya calisiyorum anlamiyorum??? hep ayni seyi yapiyorum :-) benim asil meslegim Kuaförlüktü, yani Kuaför ustasiydim önceden, Uniye baslamadan önce .. sasirmayin sac kesicem falan derken .. bende cok hüner var ..
dermisim :-))

Bu hafta is bakicam burda, bir kuaför salonunda yarim günlük bir is bulurum belki, Bafögden hala haber gelmedi, Nisanin sonu gelicek dediler ve cit cikmadi henüz, coktan para gelmesi gerekirdi, kira ödiycem, ortada bir kurus yok, o yüzden is bulmanin en dogru cözüm oldugunu düsündüm, gelirim olsun, kimsenin eline bakmasini sevmiyorum!! Devlete yalvaricakda degilim, para icin, bunca yil calistim vergi ödedim, adamlarin beni taktigi yok ya, baslarim böyle devlete, bosuna biryerlerimizi yirtmisiz bunda sene .. bide Almanya diye milletin agzi sulanir .. tövbe tövbe .. en iisi girmim bu konulara, kafami bozuyor ..

Simdi ben islerime baslim, belki ütüyü komsum gelmeden hallederim, sonra saci keserim, sonra odami temizlerim, sonrada anca yetisirim toplantiya :-)

Kucakliyorum hepinizi .... KeLeBeK´lerle

Sarilinca sana ..

Ne kaldi geriye zaten? Birsürü bos hatira ..
Yasamak degilki bu, görüntüler var adeta ..
sana gülüm demistimya, o gül soldu ..
hani bu son demistimya, o gün sondu ..

Sarilinca sana, hemde titreyerek,
sevisince benimle sabahlara dek,
gideceksen eger, gelirim diyerek .. bidaha geri gelme ..

Evde ne varsa sende kalsin!
Umurumda degil, eller alsin!
Okadar zararim olsun varsin!

geri hicbisey verme .. bidaha geri gelme ..!

ve evet .. Ilhan Sesen yeni Albümü ile benide kalbimden vurdu :-)

Aslinda coktan yeni bir yazi birakacaktim buraya, Pazar öglesonu annemlerden döndüm, ama henüz buraya bir yazi birakma zamanini bulamadim .. en azindan son günlerde en az 100 kez dinledigim bu parcayi buraya düsmek istedim .. bu parcayla yatip, yine bu parcayla kalkiyorum ... yok yok, özel bir nedeni yok, sakin öyle düsünmeyin hemen ;-) kulagimi oksuyor parca, Ilhan Sesen´in kadife sesi, melodi, sözler, hersey okadar güzel bir uyum icinde ..
(tabii arada ben eslik etmesem parcaya bagira bagira, daha güzel bir uyumla dinleyebilirdim belki .. ama huyum gurusun ne diiiim ...)

Sagol ya Ilhan abi .. mest ettin bizi yine!

Yarin esas yazimda görüsmek üzere ... KeLeBeK´ler rüyalarinizdan eksik olmasin emi ...


Perşembe, Nisan 21, 2005

Iyki dogdun Günesim ..

*
*
bugün Ilknur´un dogum günü!
Günesim iyki dogmussun, ve iyiki biz birbirimizi bulup Arkadas olmusuz .. yoksa bircok seyden mahrum kalirdik sanirim!
Sana mükemmel ailen ile birlikte nice yillar dilerim, etrafin hep seni seven ve sana karsi dürüst olan insanlarla dolu olsun!




*
*
umarim buraya resmini koydum diye aramiz acilmaz simdi :-) ama baya bi montaj yaptim yüklemeden önce :-)

Ben birazdan yola cikiyorum, saat 12:14´de trenim kalkiyor, 4.14 saat sürüyor tam olarak, öglen sonu memlekette olurum :-) umarim bugün veya yarin hemen görüsürüz!
Pastadan isterim ona göre :-)

Öpüldünüz! .. KeLeBeK´leri aldim yanima geliyom ....

Çarşamba, Nisan 20, 2005

Beyaz Massai kadini




Iste bu size bahsini ettigim Kitap. Kitap bircok dile cevrilmis, Ingilizcesi suan henüz yapim asamasinda, simdiye kadar 2 milyon adet kitap satilmis, kitabin filmi bu yilin ortasinda cikiyormus.

Hikayenin konusu su :

Corinne Hoffmann Isvicrede yasayan bir kadin, 1986 ilk kez tatil amacli Kenya´ya gidiyor, orda bir Massai´ye asik oluyor.
Massai´ler Kenya´daki Samburu halkinin savascilari, Corinne Lketinga´yi gördügü an asik oluyor, ve o massainin yaninda kalmak icin planlar yapiyor.
Hayallerini gercege dönüstürüyor, 1987´de Isvicredeki lüks dolu hayatini birakip, bir cadirda yasamak üzere Kenyaya bir göcüyor, Lketinga ile evleniyor, ve önceden kestiremedigi bircok sorunla karsilasiyor. Yen bir hayat, farkli bir ülke, bilmedigi adetler ve töreler, cok ilginc ve macerali baslayan seyler birden kabus haline dönüyor onun icin.
Kizlari oluyor, Napirai, bebek olduktan sonra sorunlar dahada fazlalasiyor, ve Corinne tek careyi 1990´da Kenyadan kacmakta buluyor.
kitap bastan sona kadar okuyucuyu sürüklüyor, simdi ne olacak, acaba bu durumdan nasil kurtuldu gibi düsüncelerle her sayfayi yutuyorsunuz adeta ..

Bir kadinin Ask ugruna neler yaptigini ve nekadar güclü oldugunu okuyabilmek mümkün.
Benim cok hosuma gitti kitap, 10 puan üzerinden, cok sürükleyici oldugu icin, 7 puan aliyor!

Okumanizi tavsiye ederim!

yarin yolcuyum ..

...
sevincten icim icime sigmiyor bugün ... yarin kesin gidiyorum, birazdan gidip biletimi aliyorum ... dört gün evde olacagim ....



Dün aksam Gülsenle uzun uzun konustuk .. sanal sohbet ama yinede hic yoktan yine iyi ...
Okadar seviniyorumki, yarin canli canli karsimda olacak diye .. sanki yillarca görüsmemisiz gibi ... cok MutLUyuM :-)
Ilknurla Öznurla görüsürüm, Derya ile Hamideyle, Nezaket ablamgille, cocuklar hep burnumda tütüyor valla ... En basta tabii annemin babamin yanindayim ...

Bugün hic dersim yok benim, camasir yikayip asicam, odami temizliycem, hani yarin gidiyorumya, herseyi temiz birakim, ne olur ne olmaz dimi :-)
Sonra bisiklet turuna cikarim bide, havada oldukca güzel ... eve girmem aksama kadar ...

Dün gece saat ikiye kadar okudugum bir kitaba takildim, cok ilginc, insani sürüklüyor, biyografi gibi birsey ... netten resmini falan bulim kitabin, ayriyetten yorumunu yapip birakirim buraya!

Onun disinda fazla yenilik yok .. depresyonumu atlattim :-) bir anlik cöküsdü iste ... aslinda hic huyum diildir, yani ne olursa olsun hep cok güclü oldugumu ispatlamaya calisirim, beni hicbirsey yikmaz hesabi yani .. ama anladimki herzaman olmuyor, bazen zaaflarimiz, zayif noktalarimiz oldugunu kabul etmemiz gerek .. insan olmanin bir parcasida bu herhalde ... Insani insan yapan bunlar belkide yani ...
Ben kimseden yardim almayi sevmiyorum, sanki zayif bir noktami ele vermis gibi hissediyorum ozaman, biri bana yardimini teklif etse bile, tesekkür edip teklifini geri ceviririm, nedeni ise .. ben herseyi kendim yapabilirim, kendi ayaklarimin üstünde durabilirim, kimsenin yardimina ihtiyac duymadan, sürekli bunu ispatlamak zorunda hissediyorum kendimi ... aslinda cok aptalca ve cok yanlis .. bununda farkindayim .. böyle oldugum icinde bazen cok basit birsey birden herseyi darmadagin ediyor .. yani önceden biriken seyler oluyor, ve üzerine basit bir konu geliyor, ve cökmem o basit sey yüzünden oluyor ...
Aileme karsi bile öyleyim, onlardan kesinlikle maddi olsun, manevi olsun birseyler isteyemiyorum .. evde yiyecek ekmegim olmasin, yinede onlardan para isteyemem, yardima muhtac oldugumu, veya kendi ayaklarim üzerinde duramadigimi düsünmesinler diye ... bazi durumlar oldu bu güne kadar, gercekten zor durumda kaldigim, ve herzaman kafamin icinde ayni seyler olustu, gurur diyebilirsiniz belki, ama benim icin gurur ile alakasi olmayan birsey .. bagimsiz ve hür´üm ya göya .. (baslarim böyle bagimsizliga ya neyse ..) kendi kendime bisiiler ispatlamaya calisiyorum, cok sacma oldugunu bildigim halde ... Sürünüyorum yeri geldiginde, ama su agzimdan bir kelime cikmiyor .. soruyorlar üzerine basa basa birseye ihtiyaciim varmi diye .. ve ben " hersey yolunda, hersey ii gidiyor .." diyerekten yalanlar söylüyorum, halbuki icimden cok farkli seyler söylemek geciyor .. Mekanizma hep ayni, ve hic degismez sanirim ..
Ama yinede, sürünmüsde olsam, her durumun icinden ciktim ve kendim basardim sonucta, gercekten kimsenin yardimina muhtac olmadan .. eh gururda duyom azcik kendimle :-)

Neyse bu konu git gide uzar :-) ben birazdan biletimi almaya gidicem, sonra kitabin yorumunu birakirim buraya ..!

Öpüldünüz - KeLeBeK´lerle ..

Salı, Nisan 19, 2005

Rüya tadinda ..


*
*

Rüya tadinda ise gördügün,
gercege sarilma cahilce ..
cik karsisina düslerinin,
´bak ben burdayim´, de iste ..

hapsetmeye kalkisma rüyalarini,
en güzel rüya anlik yasanir ..
yürü, yol göründügünce ve gittigince,
inanma, deselerde rüyanin sonunda yalniz kalinir ..

tabirleri arama bosuna,
rüya dedigin kitaptan cikma degildir..
üzüldüysen varamamaktan rüyanin tadina,
üzülme sakin, tatli rüya her Can´a meyillidir..


CigDemCe

*
*

Depresyonlu bir gün ...

....

Gurbet :-) ve özlem ve Hasret ... bir sürü sey gecti icimden dün ...
Buna sebep ise, (size cok benal gelebilir belki) dün Gülsencimin sayfasinda
" O simdi Mahkum" filminin avrupaya geldigini okudum, ve Gülsenin o filmin
Galasina gidecegini ...
Simdiye kadar türk filmi geldiginde, Gülsenle beraber gidiyorduk Galasina ...
Onun simdi bensiz gitmesi cok fena dokundu bana ... sanki bize özel bisiidi,
bizim mutlaka beraber yaptigimiz birseydi, ve artik beraber yapamiycagimiz ...



resmin üzerindeki yaziyi okumak icin tiklayin


Bu resmi Gülsen hazirlamisti benim icin, bundan 4 yil önce, ozamanda uzaga gitmistim
ben .. (nedense hep uzaga cikiyor bana ne cikarsa) ozaman gidis sebebim cok farkliydi tabii,
ama dün aksam hissettiklerim ayni ozamanki gibiydi, sanki bu resmi 4 yil önce diilde, dün almisim..

Bana gönderdigi günü hatirliyorum, email olarak gelmisti, nerde nezaman baktigimi bile
hatirliyorum (gecmisi kapatmis olmam acisindan detaja girmiycegim ..) ama
dün bu resime baktigimda yine o duygu yogunlugunu yasadim, ayni 4 yil önceki gibi,
icimdende olamaz ya ayni ozaman gibi, der oldum ...

Cok Depresyonajli, hüzünlü üzgün bir gündü ...

Aksam Pedagoji grubunun yemegi vardi bizim avluda, burdada bahsetmistim dün, yemekte Juliane diye yeni bir kizla tanistim, gece ilerledikce, sohbetimiz derinlesti, basladik anlatmaya ... sanki bu halime tuz biber olcakmis gibi bide, kiz nerden geldigimi falan sordu, basladim anlatmaya, geldigim diyarlar, ailem, arkadaslarim, Gülsenle biz yaklasik 15 yildir arkadasiz, dün onada anlattim, vay be dedi ... Ben anlattikca kizin gözleri büyüdü ... agzi acik beni dinledi :-)
bende onu öyle görünce daha ballandira ballandira anlattim herseyi, (zaten anlattigim seyler oldugu gibi, yalin hali ilede cok güzel) ..

Yaa kiza anlattiktan sonrada icim daha bi hos oldu, bütün gece bu özlemle nasil basacikabilirim diye düsündüm ...

Biz Gülsenle haftada bikere mutlaka görüsürdük, türk kahvemizi yapar, nefis bir muhabbetin icine dalardik, simdi geriye bakip düsünüyorumda, konusmayip sustugumuzda oluyordu, beraber susabiliyorduk, konusma ihtiyaci bile olmuyordu, öyle birsey dostlugumuz iste ..
Okadar sey paylasiyorduk beraber .. ve bütün bunlari cok feci bir sekilde özlüyorum ben, oturup bir kahve yaninda güzelce muhabbet edecek kimse yok, türkce konusan kimse yok, evde hep almanlar var, Unide hep almanlar var, buraya türkce yazmam disinda, günlük hic bir türkce kullanmam olmuyor ...

Öyle iste ... bu hafta erkenden gidicem eve ... Persembe olan dersleri kaynatabilirsem oh ne ala ... atliycam trene, taa Persembeden gidicem eve ... Pazara kadarda kalicam ... anca böyle olur ...

Sonra planlarimi detajlica anlatirim daha :-)


Allah kimseye hasret cektirmesin ... ve kimseyi ayri gayri düsürmesin ...

Pazartesi, Nisan 18, 2005

Sen Sevmeseydin ...

***

Sen sevmeseydin ...

belki dünya dönmeye devam edecekti,
belki senin icin, onlar icin, herkez icin, ama benim icin?
Kimse aglamiycakti belki, kimse üzülmiycekti,
bundan öncede sevilmeyenler kader diye hepsini sineye cekti ...


Sen sevmeseydin ...

belki yok olmiycakti bedenim,
belki yikilmiycakti dünyam
ama aska güvenim olucakti,
sevgisizliginle yikilan ...


Sen sevmeseydin ...

belki küsmiycektim hayata,
belki bir an bile takmiycaktim
sevilmemeyi cok dogal karsiliycaktim,
ve gözyasimi görmesinler diye umursamazligin maskesini takicaktim ...


Sen sevmeseydin ...

belki bütün bunlari yazamiycaktim,
belki Kelebeklerin pesinden kosmiycaktim
tozpembe ötesi hayallere dalip senin hasretini tatmiycaktim,
askin adini sorduklarinda, sen ve yine sen diye haykirmiycaktim ...


CigDemCe

***

özoscccchhhhh ....

....

bitanem benim dizilerin özetini unutma sakin :-))

Gecen haftaki gelismeleri mutlaka istiyorum! haftaici olan dizileri bakamadim, yani hepsini sirasiyla bir düssen suraya diyorum ;-)

merakla bekliyom oki ;-)

Özosch weisst du was ... sizi cok özledim kiz ... Tequilayida cok özledim yaw, miyawlamasi hala kulagimda :-)


Sizi cok öpüyorum, Ali emminin, Adalet ablaninda ellerinden öperim :-))

Spor ´a basladik :-)

...
Merhaba :-)

bugün ilk derslerim vardi Unide, iyi gecti hepside, gecen hafta seminer vardi, aynisi bu haftasonuda tekrarlaniyor, onada katiliyorum.
Simdiye kadar hersey iyi gidiyor, bir sürü ögrenci arkadaslarla tanistim, bu aksam benim yurtta hep beraber yemek yiycez, tanismamizi ilerletmek ve derinletmek icin.
Eminim cok eglenceli olur! Benim yurtun bahcesinde ufak bir Pavillon´umuz var, orda istedigimiz gibi toplantilar ve partiler düzenleyebiliyoruz, o yüzden yemegimizide burda Pavillonda düzenliyoruz.
Havada muhtesem, yari bahcede yari icerde oluruz herhalde.


Haftasonu Marion´la Spora basladim, Marion zaten haftada üc gün kosuya gidiyor, artik bende ona katiliyorum, Kiessee´nin etrafinda kosuyoruz, yaklasik 9km oluyor gidis gelis, fena degil, Spor yapmayali iki sene oluyor :-) biraz zorlandim ilk iki üc kilometre ama sonra acildi cigerlerim :-)
Hedefimiz Temmuz´da düzenlenen Altstadt kosusuna katilmak! 10km kosulacak orda, bütün carsinin icini dolanmamiz gerekiyor, simdi kosuyu antreman niyetine yapiyoruz, Temmuzda iyi bir derece alabilmek icin!

Hadi bakalim, nereye kadar dayancam :-)

Yarin aksam Pädagoji ögrencilerinin düzenledigi bir aksam var, Fachschaft deniliyor, oraya katilip üye olmak istiyorum, üyeligin bir sürü faydasi var, Universiteyle ve okudugum dal ile ilgili bir sürü seyden aninda haberim olucak, ve o Enstitütün bir parcasi olunuyor, yeni derslerle ilgili hazirliklarda falan. Iyi bisii herhalde :-) hem o gruptaki arkadaslari cok sevdim, hepsi tam kafa dengi, onlarla sohbetten cok keyif almistim gecen hafta, sirf o muhabbet icinde gidiyorum yani mani ;-)

aslinda bukadar ... Yurtun disinda tadilat ve onarim isleri yapiliyor, ögleyin geldi bikac isci, camlarin üzerine folyo cektiler, yani camlar acik ama disinda folyo oldugu icin yine kapali gibi, temiz havadan mahrumuz ... cok gürültü var, bir hafta veya daha uzun sürer artik, nasil dayanilir bilmiyorum ... :-(

bide siir düsücem buraya bugün :-)

yok yok benim kalemimden diil, ama cok hosuma gitti siir, cok sevdim ben :-)

***
Firari

Sana çirkin dediler, düşmani oldum güzelin,
Sana kafir dediler, diş biledim Hak'ka bile.
Topladin saçtigi altinlari yüzlerce elin,
Kahpelendin de garez bagladim ahlaka bile...

Sana çirkin demedim ben, sana kafir demedim,
Bence dinin gibi küfrün de mukaddesti senin,
Yaşadin beş sene kalbimde misafir demedim.
Bu firar aklina nerden, ne zaman esti senin?

Zülfünün yay gibi çelik tellerine
Takilan gönlüm asirlarca peşinden gidecek.
Sen bir ahu gibi dagdan daga kaçsan da yine
Seni aşkim canavarlar gibi takip edecek...

Faruk Nafiz Çamlıbel

***

Öpüyorum sizi ...

Perşembe, Nisan 14, 2005

Haftasonuna bir kala ...

...

ben yarin annemlere gidicem! kesin kararliyim, bilet falanda baktim, öglen sonu binerim trene aksama orda olurum :-) Pazarda dönerim yine ... bu haftasonunuda burda gecirmek istemiyorum :-(

....


Dün Marionun hastaligi nedeniyle alt katta hep beraber yemek yaptik, hani cok hastaymis, gücü yokmus, beraber yapip, beraber yiyelimmis :-) cok eglenceliydi, Mutfagi kücücük alt katin, sIkIsa sIkIsa birimiz makarna suyunu ocaga koydu, digerimiz salata icin domates dogradi, sonra ufacik salonda masa kurup yedik makarnamizla salatamizi :-)

...

Dün fazla bisey yapmadim baska, bütün günüm tembellikle gecti aslinda ... dün sabah buraya yaziyi biraktiktan sonra geri yatmistim saat on gibi :-) uykumu alamadigim icin sersem gibiydim, sonra tamam ben biraz daha uyumaliyim diye karar verdim!
Saat onikide Marion kaldirmisti zaten sonra .. saat ücte Anja ile bulustum, saat altiya kadar beraberdik, cok güzel eglendik, kafadengiyiz, bol bol sohbet ettik güldük!

Birazdan Carsiya cikiyorum, almam gereken bikac bisey var, öglen sonuda Unide toplanti var oraya katiliyorum, bu gün bukadar sakin bi program yani :-)

Sonra görüsmek üzere ..

Çarşamba, Nisan 13, 2005

uykusuz uykusuz ...

...

sabahin yedisinde uyandirildim bugün :-( evin disinda tadilat ve yenileme isleri yapilacagi icin, sabah erkenden isciler gelmis evin disina "Gerüst" kuruyorlar ( bu kelimenin türkcesi aklima gelmedi yada bilmiyorum ..) Sabahtan bu gürültü nerden cikiyor dedim bi baktim isciler gerüstün üzerinde dolaniyor! Hemen perdeyi kapattim :-) ve uyanmak zorunda kaldim, gürültüde uyumak mümkün degildi!

Herhalde bir iki hafta böyle olacak, isler bitene kadar .. :-(

...

Dün Marion hastaydi, grip olmus, öksürerek, burnunu cekerek merdivenlerden yukari gelisini duydum, yani biraz nazliydi hasta olmasindan hasebi ... geldi ben doktora gitcem sende gel nolur diye tutturdu! Bende gitmeden rahat vermiycegini düsünerek gittim onunla, Doktordan sonrada eczane turu yaptik ilaclarini bulmak icin, mühim biseyi yok, bir sohuk alginligi, hafifte grip, ama Mariona sorsaniz, iki günlük ömrü kalmis ;-)

Erkeklerde böyle dimi? :-) hasta olunca sanki dünya sadece onlarin etrafinda dönmeli, ve sanki öölümcül hastalar .. artik onlarin etrafinda pervane olmak gerekiyor!
Bir kadin Grip oldumu, hastadir - Erkek grip oldumu, ölmek üzeredir :-)

Neyse, dün´ü atlattik kazasiz belasiz! Dün aksam dogum günüm icin ufak bir kutlama yaptik, ben Börek yapmistim, icecek bikac bisey aldik, alt katta kutladik aksam üzeri.

...

Bugün ögleyin buraya geldigim ilk gün, bizim avluda olan Partide tanistigim bir kizla bulusuyorum, ismi Anja, telefon numaralarimizi degis tokus etmistik o gece, ben aramaz diye düsünmüstüm, ama gecen hafta msj gönderdi bana hal hatir sordu, dün dogum günüm icin aradi, bugünde bulusalim dedik ... Bakalim bir :-)

...

Aksama Üniversitenin düzenledigi bir aksam var ona katiliyorum, aslinda pek bana göre diil ama en azindan benimle ayni dönem ayni dersleri gören arkadaslarla tanisabilirim diye düsündüm.

Sonra bida görüsürüz, ben kahvaltiya gidiyom !

Öpüldünüz!

Salı, Nisan 12, 2005

Cok tesekkür ederim ...

....

Beni bugün unutmayip arayan ve uykudan kaldiran bütün Arkadaslarim, iyiki varsiniz!
Beni burdaki ilk ve yalniz! gecirdigim Dogum gününde yalniz birakmadiginiz icin ...
(Gülsencim gece biraktigin mesajlari okudum .. iyiki varsin daimi Askimi benim ... Evdeki komsularim saat onikiyi beklediler benimle, o yüzden pc basinda diildim ..)



Burda ben bes yasindaydim ;-) yani ayni simdiki gibiyim ..

Ailemede binlerce tesekkürler, beni bu günlere getirdikleri icin, ve ne delilik yaparsam yapim herzaman arkamda olduklari icin .. Bu yil dogum günümü yalniz gecirdigim icinmi yoksa memleketimden bukadar uzak oldugum icinmi bilmiyorum ... icim cok buruk ... üzülüyorum ya ...

Hepinizi cok seviyorum .. kalbimdesiniz .. ve yine tekrar etmek istiyorum - iyki varsiniz - hepiniz!


Asik Daimi Anma gecesinden resimler ...

....

sözümü tuttum, gecte olsa tuttum iste :-P bunlar sadece resimlerin bir kaci .... dedigim gibi kalitesi cok düsük olmus, umarim yinede begenirsiniz!




Asik Fedai - harika bir Performans´i vardi, ben onu ilk kez "A tribute to Lütfü Gültekin" albümünde dinlemistim, Albümden bir parcayi Konserdede seslendirdi, "Tabiat tanriyla dolu" türküyü ... cok güzeldi ... hayran hayran dinledik ... yüregine saglik ...!





Yine Asik Fedai, cok saygili cok sevimli bir Asik :-)





Iste burda Cicek hanimi (cok seviyoruzya kendisini) görebilirsiniz .. Soldan sag´ya, Cicek - Emre Gültekin ve Kardesi (kardesinin ismi suan aklima gelmiyor) - Ulas Özdemir´in kardesi (onunda ismi aklima gelmedi pardon ...) - Hasan (Hasan gurban affina siginiyorum, orda duymustum soyismini, ama aklima gelmiyor simdi .. yaslilik napicaksin ;-) ...)





Burda Mikail Aslan ve Grubu ... öncedende dedigim gibi harika bir gösteri sergilediler, sag taraftan Mikail´in sayfasina link koydum, bakmaya deger ;-)





buda biz :-) Harranda resim cekinimistik .. soldan sag´ya Özosch - CigDem - Günesim :-)

Cumartesi, Nisan 09, 2005

nihayet resimler yükleyebiliyorum :-)

....
ve Merhaba :-) ... bugün ilk olarak resim yüklemeyi denedim ve
oluyoooorrr ....

Dün bu resmi yüklemek istemistim, ablamin dogum günü hasebiyle ...
bu ablamla benim cocuklugumda cekilmis bir resim, Bayram olsa
gerek, tam hatirlamiyorum ama ... Sol´daki bücür benim ;-)
en cok kirmizi pabuclarimiz hosuma gidiyor ...
hey gidi günler heeeyyy ....








*Özür*

Asik Daimi anma gecesinin resimlerini bu haftasonu yükliycem buraya,
söz ... simdiye kadar cok lafini ettim, ve birtürlü yapamadim ... :-(
Biliyorum artik görmek istiyorsunuz, ama tasinmam hasebiyle gecikti ..
resimler Ilknurda kaldi, bu aksam bana messengerden yolliycak,
bende buraya yükliycem, insallah Yarina resimler burda olur !!!

*SöZ*

Yurttan haberler :-) (yani benim kaldigim yurt) :

- Alt kattaki Marionla cok ii anlasiyorum, kendi tip okuyor burda, gün
asiri yanima cikip hal hatir soruyor, konusmayi cok seviyor :-) Dün
aksam beraber cikalim disari dedik, kendisi erkek arkadasi
olmamasindan sikayetci, artik yalniz kalmak istemiyorum diyor,
eh bizde dün aksam saclarini yaptik,
makyajini falan yaptik, disari cikmak icin hazirlandik, Operasyonumuz:
Marion´a anlayisli, sevecen bir erkek arkadas bulmak :-) Cikalim dedik
ama bide baktikti, evden baskalarida katildi bize, hep beraber Cocktail
icmeye gittik, ordanda sinemaya gittik, Be Cool ´u izledik, eglenceli bir
aksamdi, ama asil hedefimize ulasmadik ne yazikki ..!

- Bizim kattaki erkeklerin ikisi dün geldi eve, tanistik biraz, sabah kahvaltiyi
beraber yaptik, cok tuhafti, yani ne bilim, aslinda yabanciyiz hepimiz
birbirimize ama burda ufak bir alan üzerinde aile gibi yasiyoruz, veya yasamak
zorundayiz ... alisabilirmiyim bilmiyorum ... yalniz olmaya cok alismisim, simdi
sürekli etrafimda birileri olmasi cok garip ...

- Yan komsum Christina hafta ici gidisinden beri gelmedi eve .. annesine
gitmis dedi Larissa, valla ne diim, Christina burda olmayali her taraf cicek
gibi ya .. herkez temiz tutyor, onun disinda! Banyo tertemiz ayna gibi,
Mutfak aynen öyle, heryer piril piril! Umarim öbür arkadaslarda fark
eder bunu, ve Christina döndügünde bir yol buluruz hep beraber :-)

- odam cok güzel oldu, dün Marion geldi iceri, durdu kapinin agzinda ..
" ooo dedi, nekadar güzel odan varmis" ... vay ne yalan söylim bi
gururlandimki sormayin ... Omuzlarim inmedi havadan :-) herseye
okadar cok özendimki, birinin benim bu özenmis olmami görmesi cok
güzel :-) umarim buraya resimlerini yüklerim ilerde ... Gülsen´cim gelsin
yanima (dört gözle bekliyorum) onun digicamiyle resim cekip buraya
yükleriz belki :-


Birazdan misafirim geliyor ;-) o yüzden simdilik hoscakalin ... umarim
Blogger yine bir hainlik yapip beni sinir krizi esigine getirmez!!

En yakinda görüsmek üzere :-)

Öpüyorum!



Bloggerin acizligine ugradim :-(

ne yazikki kac gündür Bloggerde bir sistem hatasi vardi, ve o yüzden hic bir yzai birakamadim .. yazdim biraktim ama hep silindi, ve Error bildirisi geldi :-(

Cok üzgünüm bu yüzden .. simdide gec oldugu icin uzun bir yazi birakmiyorum, yeni geldim eve ve uyku agir basiyor ...

Haftasonu resim yazilar hazirliycam :-)

unutmadan ... dün 08.04.05 ablam Latife´nin dogum günüydü ... Telefonda konusmustuk zaten ... ama ben burdan birdaha kutlarim ... Canim ablacin iyki dogmussun, iyiki ablam olmussun ... seni cok seviyorum !


(simdi sakin sasirmayin, daha gecen gün kardesinin dogum günü vardi diye :-) biz üc kardesde nisan dogumluyuz, ve hepimiz bir haftanin icerisinde dogmusuz ... duyrulur ..)

Öpüyorum sizi .. rüyalarinizdan KeLeBeK´ler eksik olmasin!

Perşembe, Nisan 07, 2005

Göttingen´den Merhaba :-)

...

ve iyki dogdun canim kardesim !

Bugün kücük kardesimin Cihan´in Dogum günü ... 19 Yasina giriyor ... aslinda onunda resmini yükliycektim buraya ama program (hello) calismiyor bugün ... yani onun acizligine ugradim :-(

O yüzden resimsiz bir "iyki dogdun" ile yetinmeliyim bugün :-)

Nice Yillara canim kardesim ... Bu yil ben yokum Dogum gününde ama herzaman kalbimdesin, bunu biliyorsun ... ! Seni cok seviyorum (bazi sinir edici hallerine ragmen) ve dilerimki herzaman bir arada oluruz, ve Kardes olarak hep birbirimize destek oluruz ...!

...

Yaklasik bir saat önce kalktim yataktan, bugün fazla bir isim olmadigi icin tembellik yapmakla mesgulüm .. Kahvaltiya bir kase Misir gevregi yedim, simdide bir Fincan sade Kahveyle fazla uyku ile berbat bir sekilde basladigim günü kurtarmaya calisiyorum :-)

Yarin kararliyim erkenden kalkacagim!

...

Sabah mutfaga girdim ve ufak capli bir sok yasadim! Yan Komsum Christina dün gece eve gelmemis, ve bir gün öncesinden mutfakta biraktigi pisli kaplari hala duruyor .. kokmaya baslamislar! Inanmiyorum yaaa .. kizi öldüresim geliyor bu pasakligi yüzünden, bugün ücüncü gün oluyor, elini sürmüyor bulasiklarina, sürekli gezmekle mesgül, insan birazcik anlayisli ve düsünceli olur cevresine karsi!

Eve ilk geldigimde Koridor ve mutfak cok feci bir sekilde kokuyordu, bende nicin böyle koktugunu anlamamistim! Simdi gayet iyi anliyorum, Komsum yüzünden kokuyor, bütün pisli esyalari ortalikta duruyor, küflenmeye basliyor, ve sonunda koku yapiyor! Dün sabah koridora camasir ipine camasirlarini asmis, tamam, buna bir diyecegim yok ama, kendi kapisinin önü cöple (gidip atmaya üsendigi kendi cöpü) dolmus, getirmis camasir ipine benim kapinin önüne koymus! Sabah kapiyi actim, disari cikamiyorum! Bir sinir oldum anlatamam!
Kizi kesinlikle sevmiyorum! Bugün eve geldiginde ilk isim ona bulasiklari yikatmak olucak, ve camasirlarini kaldirmasini söyliycem!
Hanim efendi herseyi ortalikta birakip gezmeye gidiyor! Titiz bir insan olarak bu benim sinirimi oldukca zorluyor! Kesinlikle daha fazla tahammül edemem bu duruma!

Umarim benim simdi temizlik hastasi falan oldugumu düsünmüyorsunuzdur ... kendi odasinaki seyler beni ilgilendirmez, ama beraber kullandigimiz seylere karsi daha titiz ve cevreci olmasini istemem en dogal hakkim!

eh buda Yurt maceram iste .. umarim daha fazlasi eklenmez buna :-)

...

Carsiya ciksammi bugün diye düsünüyorum .. gerci carsiya cikmak biraz tehlikeli ... ciktimmi her seferinde bisiiler alip geliyorum .. ve zaten yipranmis olan cüzdanima hic ii gelmiyor
bu :-(

Bugün odami güzellestirmek icin bisiiler yapicam ... dün Siyah karton kagitlar aldim carsidan, evden birsürü resim getirmistim, Ankara´dan ve Serefli kochisardan (Ailem Ankara´nin Serefli Kochisar ilinden -yoksa ilcemi?bilmiyorum- , yani oraliyiz biz), ve ailemden, ve yegenimden ve arkadaslarimdan .. onlarla kolaj´lar yapip duvarlari süsliycem .. kart postallarim vardi birsürü, hemde cok güzel olanlar, yillarin birikintisi, onlari calisma masamin etrafinaki duvara takicam .. eminim cok güzel olucak!

Odanin eski kokusunu gidermek icin, (eski kokusu derken, havalandirilmadigi icin, icerde tuhaf bir koku var .. onu kastediyorum) geldigimden beri Vanilla kokulu mumlar ve tütsüler yaktim, hemde 24 saat :-) simdi o eski koku farkedilmiyor, her taraf Vanilla kokuyor, cok hos bir havasi oldu odamin :-)

ben simdi odayi güzellestirme operasyonuna baslim ;-) sizlerle sonra görüsürüz :-)

öpüldünüz .. size bol bol KeLeBeK yolluyorum Göttingen´den ....

Çarşamba, Nisan 06, 2005

taaa taaaa taaa taaammmm ....

.....

Göttingen,

ve iste yeni memleketimden bazi görüntüler sizlere ...





buraya "benim kösem" diyorum, cünki, odamin camindan sola dogru
bakilinca bu köse gözüküyor, hatta ordaki Cafelerin (Mr. Jones ve
Kartoffelhaus´un bulundugu köse orasi) birinde oturup bir Caramelli
kahve bile ictim :-) Carsida gezerken Marilena isimli bir Romen kizla
tanismistim Pazartesi günü, kizla sohbet sardi, hadi kahve icelim hemde
tanismis oluruz dedik ... günün sonunda ise yaklasik 6 saati beraber
gecirdigimizi fark ettim ... güzel bir gündü, yeni dostluklarla ....
BeNiM KöSeM ...






Burasi carsinin tam icindeki "Nabel" yani Göbek, gördümki Göttingenliler
güzel havada orada toplaniyorlar, birsürü gencler etrafinda oturuyor, ve
orasi carsinin dört yol agzinda birlesme noktasi olmus oluyor! Bana tam
olarak iki dakika mesafede orasi, yani evden cikiyorum, bir sol yapiyorum,
sonra bir sag, sonra dört bes adim daha ve ordayim :-)







Bu hanim kizda Göttingen´in meshur "Gänseliesl´i" ... rivayete göre
eskiden gelme bir gelenek varmis, uni´de promosyonunu bitirip
Doktorasini alan Üniversiteliler, Liesl´i öpüyorlarmis dönem sonunda
bir kutlamanin cercevesinde .. yani adetmis ve her Doktorasini alan
yapiyormus bunu ... ehhh ne diiim... baska memleket, baska adetler
dimi ama :-)

Yasin Abi sende öpmüsmüydün Liesl´i Doktorani yaptiktan sonra?
(Dilek abla muhtemelen sen cevap vereceksin bu soruma simdi :-)
valla ben gider Liesli saclarindan sürüklerdim kocamla öpücük
alisverisinde bulunacak olsaydi ... ;-)







Ve iste karsi komsum eski Uni-kütüphanesi :-) ben cam´dan disari
baktigimda bu manzarayla karsilasiyorum, hatta Kütüphanenin icine
kadar bakabiliyorum :-) elimi uzatsam kitaplarada dokunacak gibiyim
yani :-) cok güzel bir yer ama, etraf cok kaliteli, (en azindan benim
bulundugum ...) herhalde Göttingen´in en ragbet gören Yurt´larindan
birinde oda bulmusum hic farkinda olmadan! Duyuduguma göre buraya
girmek isteyen cok kisi varmis, ama odalar kisitli oldugu icin bekleme
süresi cok uzunmus ve herkezi almiyorlarmis .. öyle dediler,
ben onlarin yalancisiyim .. :-)


Bugün bukadar Göttingen´den ... sevmeye basladim buralari ...
Bugün Dilek ablanin eski arkadaslarina selam götürecektim
kendisinden, evde bir kagida isimlerini ve nerde olduklarini
yazdim, ama carsiya giderken o kagidi evde unutmusum, o yüzden
yarina ertledim selam isini .. haberin olsun Dilek ablacim!

Yan komsum hala cok pasakli! Mutfakta bütün pisli esyalari muslugun
etrafina dizip gezmeye gitmis .. yakinda burda savas cikabilir ... yani
haberiniz olsun :-)

Bu ay yeni bir bisiklet almayi düsünüyorum ... yeni diye yazinca sanki
eski bir bisikletim varmis gibi oldu .. ama yok, benim hic bisikletim yok :-)
ama burda iletisim acisindan cok faydasini görecegimi düsünüyorum
hem spor olur biraz :-) Ikinci el iyi bisey bulursam alirim hemen ...
ama yeterki tekerleri dönsün, estetik hic önemli diil :-)

Yarin görüsmek üzere simdilik .... sabahtan bi yazi birakirim yarin ..

Ilknur ve Öznur .. sizi cok özledim ... arasira ugrayin buraya habersiz
kalmayalim .... Bu arada Özosch unutmaki, baktigim dizilerin özetini
buraya düseceksin :-) malum türk kanallarim yok burda :-( beni habersiz birakma oki!

Bir Istanbul masali ..
Yabanci damat ...
Yagmur Zamani ...

unutma goyun bachischlim oki doki ;-) seni cok seviyorum bacim :-)

hepinizi yürekten öpüyorum .. :-*