Cuma, Aralık 21, 2007

Canta, Pabuc, Beklemek ve yorulmak ..

Almanyanin büyük Katalog magazalarindan biri olan Quelle den bir Canta bide yeni Pabuc ismarladim. Pazar gününden bu yanada hergün ha geldi gelicek diye camin agzinda bekliyorum.
Bugün dayanamayip telefon actim, paketnumarasini aldim, sonra postaneyi aradim vs. bir sürü görüsme yapip bana dogru yola ciktiktan sonra, yolundan cikan Paketin izini sürdüm.

Göya Carsamba günü biri gelmis mis, ama beni evde bulamamis mis .. halbuki Carsamba günü bütün gün evdeydim!! Bu kadar yalan a Oha diyebiliyorum sadece, simdi Paket büyük Postanede benim gelip almam icin depoya konmus. Niye böyle yapiyorlar anlamiyorum, sinirlerim inanilmaz bir derecede gerilmis durumda, her an birine catabilirim!

Niye böyle durup dururken Canta Pabuc ihtiyaci duyduysam, yalnizca allah bilir, beni her türlü ucuzluk ve indirime kanan bir kul olarak yaratan o. Noel indirimide bunlardan biri, sanki noel cok umrumdaymis gibi, hafiye gibi indirim kolluyorum, neme gerekse, evde canta ve pabuc koyacak yer kalmadi, her yere sokulmus durumdalar ama ben sanki dünyanin bütün parasi bendeymis gibi yenilerini almaya gerek duyuyorum! Eh Cigdem, sana bisey dememeli artik, zaten laftan anlamiyorsun, ayin sonunda ac kal da, görelim bakalim Cantayla Pabuclarimi yiyon yoksa kalin kafani mi!

Ahada niyeti bozmami saglayan canta, uzun süreden beri gözüme kestirip, muhakkak bir indirim olur diye bekledigim Canta. Pek bi seyin parcasi degil kendisi ama indirimli iste :) Psikolojik olarak iyi bir alisveris yaptigima inandigim sürece hic pismanlik duymuycam sanirim. Bu arada benimkisi siyah olani.

Bunlarda Cantayla beraber ismarladigim Pabuclar. Sportif biseye ihtiyacim vardi, bunlarida öyle ucuz görünce dayanamadim, hem bide 15% lik indirim yapiyolar noel sebebiyle, Posta ücreti bedavaya geldi. Aslinda direk ayagima gelecekti ikiside ama Postacinin gazabina ugradik iste, simdi gidip kendim almam gerekecek, birazcik yorulcam artik ama neyse, indirimli :)
Ve artik yeni Cantam ve yeni Pabuclarim var, sanirim her kadin icin güzel bir olaydir bu :)

Ben bugün ailemin yanina gidiyorum, Paketi yolda tren istasyonuna giderken almaya karar verdim, alip trene binip gidiveriririm. Bu Bayramin Yilbasina yakin denk gelmesi cok güzel bisii, gecen yil da cok iyi olmustu, hem Bayram hem Yilbasi ailemle gecirmek cok güzel oluyor. Ayrica bizimkilerin yilbasi günü dogum günleri olmasi olaya ayri bir renk katiyor, ailece gecirdigimiz yilbaslari herzaman cok güzel oluyor.

Evden yazmaya zaman bulabilirsem görüsürüz artik ordan!

Hepinize Iyi Bayramlar dilerim .. bu Bayram ve her Bayram hersey gönlünüzce olur Insallah ..!

Cuma, Aralık 07, 2007

Teyzelik ve Sevgi ..

birgün ufacik birseyin dünyama girecegini ve onu bildigim tanidigim herseyden cok ve hatta kendi canimdan cok sevecegimi hic hayal bile etmezdim.
Yegenim dogdugunda cok garip bir duygu hissetmistim, daha önce hic bilmedigim birseyler uyandi icimde, tam olarak nasil tanimlanir bilmiyorum, sevgiyse eger, nasil bir sevgi onu dahi anlatamiyorum, insanin icinde yeni bir kalp atmaya basliyor sanki, birden o minicik insan bütün kalbini sariyor ve onu herseyden korumak kollamak istiyorsun. Sanki bundan önce hayatinda önemli hicbirsey olmamis, ilk kez birseyin veya bir insanin senin icin önem tasidigini hissediyorsun. O ufacicik eller, ayaklar, dudaklar .. dünyani alt üst ediyor.
Mustim ailemize, hayatimiza inanilmaz bir sevgi getirdi, annemle babamin hic tanimadigim yönlerini gördüm o dünya ya geldikten sonra. Sanki biz hep onu beklemisiz :)

Hastanede ilk gördügümde inanilmaz birseydi, üc hafta erken dogmustu, dogar dogmaz da sarilik olmustu yavrum, cocuk ünitesine alinmis tedavi ediliyordu. O gün annemle Hastaneye gittik ve ablam odasinda bebegin yataginin önüne diz cökmüs agliyordu, bizde cok korkmustuk, gözyaslari durmak bilmiyordu, anne bebegimi götürdüler diyordu baska birsey diyemiyordu, annem ablami yatistirmaya calisiyordu, sarisin bir hemsire gelip bize durumu anlatti, bebegin birsüre tedavi altinda olacagini ve o sürede yanina gidemiycegimizi söyledi, ablam daha cok aglamaya basladi, ben bebegimi istiyorum diye haykira haykira .. Hemsire ablami götürdü bebegin yanina, sakinlessin diye, Doktorda durumun okadar agir olmadigini ve kisa sürede iyilesecegini söyleyince sakinlesmisti nihayet. Aradan üc hafta gectikten sonra ablam bebegiyle, Mustimizle birlikte taburcu olmustu. Dokuzbucuk yil evvel.

Mustimiz simdi kocaman bir delikanli, annesiyle ayni boyda nerdeyse, o minicik ayaklar 37 giyer oldu :) dalyan gibi bir genc olucak sanirim. Zamanin nasil gectigini anlayamiyor insan .. daha dün kucagimda körpecik bir bebekti ve simdi insani sarip sarmaliyor kollariyla, cok sevgi dolu bir cocuk oldu. Teyze yegen iliskimiz ayri bir hikaye, birbirimizi cok seviyoruz, yegeniminkisi hatta cok kiskanc bir sevgi, baska birini baska bir cocugu sevmemi veya yakinlik göstermemi cok kiskanir, sevdigi insanlari paylasmayi hic sevmez :)

Musti alti yasindayken bir arkadasim esiyle ve kücük cocuklariyla beraber annemlere misafirlige gelmislerdi, yegenimde o haftasonu bizde kalmisti, ben arkadasimin 2 yasindaki ogluyla oynuyordum salonda, yegenim geldi yanimda ve "teyze benimle mutfaga gelirmisin" diye sordu, "ne var musti noldu diye sordum", "üff teyze gel yaa bitteeee (lütfen)" dedi, allah allah dedim ne derdi var bunun simdi, mutfaga gittik, kapiyi kapatti (iceriye ses gitmesin diye :)) ... kapatmasiyla beraber beni azarlamaya basladi :) "teyze noluyor, niye sen o cocugu öyle süss müss (tatli matli) diye seviyorsun?? onu sevme öyle, cok kiziyorum sana bak, bidaha öyle seversen ben sana küserim, sen benim teyzemsin onu sevme" .. o an ne diyecegimi sasirdim! Mustinin böyle asiri bir tepki verecegi hic aklima bile gelmezdi! Telkin etmeye calistim, baya bir kizmisti, "Teyzeciim o misafir, bak simdi o gidecek ama sen benimle kalicaksin, biz senle oyun oyniycaz beraber, hem ben senin teyzenim, o üzülmesin diye seviyorum" diye birseyler söyledimde anca baristi benimle.

Ben onu cok seviyorum, beraber okadar cok animiz varki, bütün gün onlari düsünüp mutlu oluyorum :) bazen düsünüyorum, acaba kendi cocuklarim oldugunda, onlarida Mustiyi sevdigim gibi sevebilirmiyim diye. Bunu cevaplayamiyorum kendime, suan hickimseyi onu sevdigim gibi sevemem herhalde, onun icin canimi vermek, göz kirpmak gibi bir sey sanki, ona olan sevgim herseyin üstünde birsey. Ilk göz agrisi derlerya, onun gibi birsey iste, bu sevgiyi hicbirseyin silecegini sanmiyorum, ne yaparsa yapsin, hatalar yapsa bile, allah göstermesin, hicbirsey ona olan hislerimi degistiremez. Bazen bana "Teyzish sen annem gibisin" diyor, ozaman yüregim sicacik oluyor, onu kalbimin icine alip birdaha birakmamak geliyor icimden, o benim herseyim :)

Bitanemin dogum günü, 3 yasina girmisti o gün, bisiklet almistik, paketi acarken nasil heyecanlmisti bi bilseniz, aslinda o resmi bulsaydim yükliycektim buraya, ama suan bulamadigim icin erteledim :)
nasil tatli nasil seker birsey dimi? insanin öpüp öpüp daha öpesi geliyor, kepce kulakli askim benim o :)
kücükken ne bicirdi o, hic yaramaz degildi, öyle uysal öyle sakin bir cocuktu ki, herkezin kalbini bir cirpida kazanir her ortamin odak noktasi olurdu. Arkadaslarim Musti bizde yatiya kaldiginda sirf onu sevmek icin akin akin bize gelirlerdi. Ben misafirlige gidince uzun uzun tembihde bulunurlardi Mustiye de getir diye, öyle sevecen bir cocuktu ve hala da öyle. Kendini sevdirmesini cok iyi biliyor :)


bu gördügünüz resmi de bizzat kendisi bu yilki dogum günüm icin yapti ve büyük bir merasimle takdir etti bana :) resmin üstünede benim "ismimi" yazmis, ona göre benim adim Teyze, Cigdem degil :) Teyzeyi de kendince dogru yazmis, Tese :) inanilmaz bir cocuk iste :) bu resim benim günlük mutluluk kaynagim!


Annemler dogum gününde cep telefonu almis Mustiye, sürekli görüsebilelim diye :) beni arayip "teyze bu benim numaram beni kayit et" dediginde agladim sevincten, kücücük bebekken simdi koca adam olduda, numarasini cebime kaydettiriyor. Sulugöz oldum ciktim bende ya :)
Onu cok seviyorum cok, hayatimin ilk aski o. Birtanem yegenim ..

Perşembe, Aralık 06, 2007

kurabiye pish ...

agzima düsh :)


burasi Tarcinmi kokuyor ya??? hayalmi görüyorum .. yoo nayir nolamaz ... tarcinli kurabiye buuu ...

annemlerdeyken bi aksam koltukta anakiz gerine gerine yatarken hadi kurabiye yapalim dedik :) evet durup dururken .. hangisini yapalim derken karar veremedik .. e hadi ozaman hepsinden yapalim dedik .. kurabiye macerasi öyle baslayiverdi :) iki ay oluyor kurabiyeler yapilali, yerlerinde yeller esiyor artik, lezizdiler .. biraz fazla lezizdiler .. kalcalarda aynen fazlalik olarak yerlerine kondular ;) Resimleri ziyan olmasin diye en sonunda bilgisayara yükledim!


simdi uzun uzadiya kurabiyelerin cinsi falan yazmiycam, eger illa istediginiz tarif olursa veririm .. isteyin yeter :) ... alttakiler findikli ... mmmhhhhh ... üsttekilerde Hindistan cevizli .. tutmayin beni ...




son olarakta nazli gelin kiz havasinda poz veren kurabiyelerimiz :) taataaaataaaaam ... baka baka doymayin ... kendiniz yapinda yiyin ... :)


Çarşamba, Aralık 05, 2007

son bir sans ..

Lotto jackpotu kirilmadi, hatta 43 milyona cikti .. bende bidaha oynadim, yoo hayir busefer tuttururum demiycem, son kez öyle büyük büyük konustum elde var sifir :)
ama ümitliyim napim belki tutar diye de heyecanlaniyorum, allahim nolur tutsun!!!Calis Calis, hic yol alamiyorum, kestirme yoldan bütün sorunlar hallolacak tutarsa ... tamam alin teriyle kazanmis gibi diil ama, tutsun, söz hayir da isliycem o parayla, sadece kendime harcamiycam, birsürü hayallerim var, iyi ve hayirli seyler icin harciycam en büyük kismini, yeterki tutsun ya.
Bütün paranin bana tutmasi gerekmiyor, birazcigi tutsun o bile yeter, annemlerin ihtiyaci oldugu miktari onlara veririm, gerisiyle yine hayir islerim, kendime birsey istiyorsam nolim, gercekten istemiyorum, annem babam, onlar icin.

Aksama görecegiz .. nolcak .. tutsun tutsun tutsun :) allahim nolur tutsuuuuuun ....

Salı, Aralık 04, 2007

gülerken catlayabilirsiniz :)

Türkiyede yeni kurulan FOX TV de Anlat Bakalim Yarisması :)
pes doğrusu ... gülmekten bihal oldum :)


Kelime: KADINBUDU
- Oğlum sen nesin?
- Erkek!
- Tersi?
- Kadın!
- Onun yeneni?
- Çıtır


Kelime: DIZ
- Pantolonu nereye giyeriz?
- Bacağa?
- Hah! Bacaklarımızın ortasında ne vardır?
- Ohaaa!


Kelime: ZEBANI
- Allahın meleklerinden biri.
- Cebrail.
- İlk üç harfi cizgili bir hayvanı çağrıştırıyor.
- Zebrail?
- Seni zebrail çarpsın inşallah!


Kelime: DUVAK
- Kadınla erkek birleşmeden önce, erkeğin kaldırdığı şey
- Ohaaa!


Kelime: TELEPATI
- Hani ben sana bir seyi anlatmaya calisiyorum ama sozle degil
beyin,
dalgalariyla falan...
- Ihıhıh ney diiii.. teletabi..!
- Tamam, tele'si kalsın. Kedilerin eline ne denir?
- Buldum! Telepence
- Offf beee bi kere de bil...


Kelime: TIMSAH
- Abi bööle hani... kertenkele nedir?
- Hayvan
- Ne cins hayvan?
- Sürüngen
- Ok! Abi bu kertenkelenin birkac beden büyüğü..
- Ejderha
- Yuhhh!


Son kelime eğer bilinirse oyun kazanılacaktır. Süre 10 saniye.


Kelime: LAMBADA
Ekip1: Aha mıçtınız..!
Ekip2: Sen öyle san. Söyle bakalım Alaaddinin cini nerede yaşar?
Lambada
Ekip1: Hastırr...


Kelime: Van Gogh (kulak tabu kelime)
- Abi bu kişi bir organını kesen bir sanatçı
- Bülent Ersoy


Kelime: Uğur Dündar
- TV de program yapıyo hani yıllardır..
- Reha Muhtar? Ali Kırca? - Yok, yok. Sarışın mavi gözlü
- Atatürk?
Gülmekten iptal edildi...


Kelime: KRAMP
- Hani futbolculara girer
- Krampon


Kelime: SERÜVEN
- Abi Macellan nasıl biriydi?
- Ne biliyim, iyi biriydi heralde..
- Abi onu demiyorum neye düşkündü?
- Karıya, kıza, bi de içkiye olabilir
- Pes..!


Kelime: MISIR
- Keops nerede?
- Etiler!
- Allah cezanı versin Emre....


Kelime: OKUL
- Biz nereye gideriz hergün?
- Bara... Diskoya.. Sinemaya.. Cafeye.. Bowlinge.. Ayyy! Olmuyo
bööle
başka şekilde anlat..
- Ailemiz bizi nereye gidiyo biliyor?
- Haaa.. okulaaa..


Kelime: Anneler Günü
- Cennet kimin ayaklari altında?
- Anne
- Tamam, ha ni onların özel bir günleri var, ne o?
- Adet..?


Kelime: KÖPEKBALIĞI
- Denizde ne olur?
- Dalgaa!
- Hayir ya öyle diil. Hani karadada var ha v hav der?
- Ha! Köpek.
- Onun denizde olanı?
- Deniz köpeği!

Pazartesi, Aralık 03, 2007

Sto ‘pa kai sto xanaleo / Firtina

dinledigim günden beri, büyüsünden kurtulamadigim bir yunan türküsü.
Nette türkünün yunan mi yoksa türk malimi olup olmadigina bir sürü tartisan insan oldugunu gördüm. Benim hic umrumda degil, ister yunanlarin olsun, ister türklerin, tek kelime ile fevkalade bir eser.
Dinlerken beni hayal edemiycegim yerlere aldi götürdü .. Yunan versiyonu daha bir ic gidiklayici, insanin ruhunu oksuyor dinlerken, tüylerim diken diken oldu dinlerken.
Türküleri seven herkezin dinlemesini tavsiye ederim, ayri bir dünya aciyor insana, kulak verip sessizce dinlemeli, dinlerken denizi, kumsali, yakamozu görüp, hafiften denizden esen rüzgari teninde hissediyor insan.
söyleyecek baska kelime yok, zira tükendiler dinlerken ..






ayrim yapmamak adina, ve kiyaslamak icin, birde türkce versiyonunu dinleyin .. hangi versiyon olursa olsun, üstte yazdiklarim ikisi icinde gecerli ..




aglamak istiyorum, okadar güzel ..

Pazar, Aralık 02, 2007

tutmadi :(

evet Lotto bana tutmadi .. birsürü ikili tutturdum, ama bir üclü bile yok ne yazikki .. ama bu beni hayal kurmaktan alikoyamaz :)

eger jackpot´u kiran olmadiysa Carsamba yine oyniycam!!

Yilmadim, yikilmadim, oynamaya devam diyorum ...!

Cumartesi, Aralık 01, 2007

ya tutarsa ..??

Bu hafta Almanya daki Lotto Jackpot u 38 Milyon € yu buldu! Carsamba günü 32 deydi, bende oynamistim, ama bisey tutturamadim, bugün yine oynadim, 12 kare doldurdum .. ya tutarsa? Jackpot yükselince hep oynuyorum, bugüne kadar bisey tutturdugum görülmemis, ama siram gelecek diye düsünüyorum, birgün ben 6´li tutturcam, biliyorum, icime doguyor :) hatta bazen prova yapiyorum, hani tutarsa nasil sasirmis gibi bir ifade sergilerim diye, hani tutacagini biliyorumya, o bakimdan yani, sasirmam gercekmis gibi görünsün diye calisiyorum :)
Ve her Lotto oynayan insan gibi bende cekilise kadar hayal kurmaya basladim, yok sunu alirim, bunu yaparim, tutunca yapacagim seylerin hayalini kurarak uyuyorum her gece :)
evvela kardesimle benim Üniversite harclarimi öderim, sikintisiz okuyalim diye, sonra annem babami borctan harctan kurtarip, Didimde yillardir üzerine bir ev yapilmasini bekleyen arsaya onlarin hayalindeki evi yaptirip rahat rahat yasamalarini saglarim, sonrada faize koruz parayi, ailecek mutlu mesut yeriz ölene kadar! Ah bi tutarsa, hersey ne güzel olacak :)

Umut iste, fakirin ekmegi nolcak :) belki tutar ... belki tutar ... belki tutar ... :)

Tutarsa haber veririm burda söz, ilk olarak buraya bir post birakicam ;)

Perşembe, Kasım 29, 2007

gel zaman git zaman

cok zaman oldu. alismisiz bizde, dünya ugraslarini sessizligimize sebep gösteriyoruz herzaman. bende öyle, ama artik neye, neyi sebep gösterecegim bilmiyorum, zira sebepler tükendi.
Yeni eve tasinali adam gibi müzik dinlemedigimi fark ettim, sebebide, (yine basladik sebep vermeye) bu evde tv baglantim var, simdiye kadar tv izlemiyordum hic, bu evde tv olunca, malum insanoglu kendini eglendiren ve oyalayan seyleri seviyor, aksamlari tv izler oldum, dizikolik de denebilir buna. Csi Miami den NY a kadar, Criminal Intent iydi falan filan, sayamadigim bir sürü dizi daha, Polisiye dizilerine hastayim yane.
Yeni bir post yazmayi uzun zamandir istiyordum, birtürlü tamam simdi basina gecip yazacagim diyemiyordum, bugün eve geldim, Erkan Ustanin Gülün kokusu vardi albümünü baslattim ve oturdum. Belkide yazacaklarimdan cekindigim icin birtürlü cesaret edemedim, kafam cok dolu cünki, öyle doluki rüyalarima giriyor hersey, babamin deyimiyle arap corbasi kivaminda beynimin ici.
Gece 2:59 da felaket bir rüyadan uyandim, uyandiran sey ise üzüntü ve korku oldu, rüyanin basinda annemi kaybettim, nasil diye sorarsaniz bilmiyorum, ama annemin vefaat ettigini hatirliyorum, öyle derin bir aci yasadimki, gercek gibiydi, sonra babaminda vefaat ettigini ögrendim, acim inanilmaz bir sekilde katlandi, nasil bir üzüntü nasil bir korku, rüyada bu hisler nasil yasanir bilmezdim. Agladim, haykirdim, olamaz diye bagirdim, onlarsiz bir hayati nasil yasarim diye düsündüm, korkumu anlatamam, cok feci birseydi. Gece uyaninca birsürü sey düsündüm, eger onlara birsey olursa ne yaparim, hic bilmiyorum. Onlara birsey olsun istemiyorum, elimden gelse ölümsüz olmalari icin cabalardim herhalde. Ablamla birkere bu konuyu konusmustuk, böyle bir durumda ne yapariz diye, ve ben ablama, allahin benim canimi onlardan önce almasini istedigimi söyledim, cünkü ben böyle bir acinin yada kayibin altindan kalkamam, böyle birseyi atlatabilecek kadar güclü olmadigimi söyledim, onlarsiz hayatima devam edemiycegimi biliyorum, gercekten bunun altindan kalkamam. Ablam cok kizmisti bana, ama daha farkli düsünemiyorum, onlari kaybetme korkusu herseyin üstünde olan bir duygu bende.
Bu konuyu daha fazla düsünmek istemiyorum simdi, düsünmedigim sürece benden, hayatimdan ve ailemden cok uzak oldugu iluzyonuna kendimi inandirmak istiyorum.

Son aylarda hayatimda cok sey oldu, birsürü arkadasligi yeniden gözden gecirmeme sebep olan seyler. Sonuna kadar güvenebilecegim insanlar arasinda oldugumu düsünmüstüm hep, hayir buna inanmistim, ikinci ailem diye tabir ettigim birtakim insanlar. Öyle olmadigini ögrendim, yalanin ve ikiyüzlülügün herzaman var oldugunu gördüm. Insan belkide kendini güvende olduguna inandirmak istiyor, hayatin gercegini kendine yaklastirmamak icin. Herzaman karsima cikan insanlari kendimin aynasi olarak gördüm, anneme göre bu benim en büyük zaafim, herkezi kendin gibi sanip ilk andan itibaren cok fazla samimiyet gösteriyorsun der hep, sonrada hayal kirikligina ugrayinca bende anliyorum aslinda "benim gibi" olmadiklarini ama is isten gecmis oluyor ozaman. Kirildigim ve üzüldügüm yanima kar kaliyor. Insanlarin icindeki Iyi ye inanmak istiyorum aslinda sadece, insanlarin icinde Iyi nin olduguna kendimi inandirinca sanki karsimdaki insanlarda öyle olacakmis gibi düsünüyorum sanirim. Herkeze sonsuzca güvenmem bu yüzden belkide, öz de kimseden kötülük gelecegini düsünmüyorum, ama benim bu hayalci dünyami karsima cikan insanlar yikiyor. Halbuki bukadar zor degil, dogruyu söylemek, ne yazikki ikiyüzlü olmak daha kolay geliyor insanlara, igrenclikler inanilmaz boyutta, dürüst olup yüz yüze konusmaktansa, gizli sakli ve haince insanlarin arkasindan konusmak daha kolay geliyor insanlara. Bu huylarini Korkak olmalarina yoruyorum, korkak olmasalar, insana insanca davranmayi bilirlerdi. Güven olmayan yerde korku olur herzaman, ben güven i sectim ve bundan pisman degilim aslinda, üzülen ve kalbi kirilan ben olsamda herzaman, hep güvenicem ve hep dogru olucam, konusmaktan yoksun ve kalbinde isik tasiyamayan o karanlik insanlar gibi olmiycagim, olamiycagim. Güvensiz ve korkak bir arkadaslik yerine, temelinde insanligi barindiran bir dostlugu herzaman tercih ederim, gerisi sizlerin olsun.

Salı, Eylül 18, 2007

degismeli ..

.. dedim ve blogun görüntüsüyle söyle bi oynayiverim dedim!
Sanirim iyi bir is cikardim, sizce??
Benim Hosuma gitti bu yeni stil, biraz daha klasik veya agir baslimi ne desem .. yani öyle bisii, siz anladiniz ne demek istedigimi :)
Eski hali biraz fazla kücük kiz cocugu isiydi, ama blogu ilk kurdugumda öyle biseye ihtiyacim vardi sanirim, ikibucuk yil önce! Vaay be baya da olmus yazmaya baslayali.
Blogun görüntüsünü degistirirken eski yazilara göz attim ve bu son ikibucuk yil icinde neler olmus birdaha okudum, bazi seyleri unutmusum bile :) Insan hayatin akisina cok cabuk kaptiriyor kendini, sonra da bir bakiyor aradan aylar yillar gecmis!
Sabah eve geldim, yani annemlere, 27 Eylüle kadar burdayim, kesintisiz internet de var, gel keyfim gel :) ayin 27 inde yeni odamin anahtarini teslim alicam, onun icin dönmem gerekiyor. Daha dün geceye kadar evde bütün esyalarimi paketledim ve bir kat asagiya tasidim, hani catida kaliyorumya, sonra tasinirken hersey daha cabuk olsun diye simdiden hazirlayayim dedim.
Insan zaman icinde nekadar esya yigiyor eve, bunu birkez daha anladim. Simdiki evime tasinali birsürü gereksiz ve gerekli esya almisim, ivir zivir falan filan, nereye koyacagima sasirdim toplarken, hatta bazi seyleri hic kullanmamisim, alip dolaba koyup unutmusum ve dün bulunca aahh budami vardi bende falan oldum :)
Sanirim kadinlari özgü bir durum bu, yoksa erkeklerin de varmi esya alip evi depo gibi kullanma huyu?
Varsada ben bilmiyom :)
Iyi günler hepinize ve yarin görüsmek üzere!

Cumartesi, Eylül 15, 2007

olmaya cihanda böyle hocalar ..

.. diyerek baslarmisim yazmaya :)

Evet karsinizda sinavlari görmüs gecirmis, akillanmis vede aklanmis, e bide zorlanmis bir vatandas olarak bulunmaktayim.

Dört olan sinavlarimin sayisini bir iptal sonucu üce indirmis bulundum, bunlardan birini, yazili olani ni gecemedim, pekte üzülmedim, kazik bir sinavdi, sorulari yaniltma amacli sorulmustu, haince bir pusu ve tuzakti kendileri, sorular yani. Artik bidahaki döneme vericem ve gecicem, biliyom.

Geriye kalan iki tane sözlü sinavdan cok korkulmus ve fakat basariyla gecilmistir, basari derken hemen ucmayin, birini 2,7 ve birini 2,0 la aldim. Iki sinavin icerigide son 4 dönemi kapsiyordu, yani az buz degildi, 4 dönemin bilgisini iki ders olarak hesap edersek, 8 dönemde diyebiliriz, matematigim kuvvetli degil ama böylesi hosuma gidiyor, yani vaaay be 8 dönem bildisi toplanmis beynimin kivrimlarinda, 2,7 aldigim sinavda cok ama haddinden fazla heyecanlandim, konulari bilmeme ragmen, sinav basladiginda ben giris konumu unutuverdim, kemküm ettim durdum hocanin karsisinda, hoca anlayisli cikti, bana yardimci oldu, ben konuyu hatirlayana kadar ip ucu verdi, ve sinav böyle sürdü. Ben takilinca hoca ip ucu veriyordu bende hatirliyordum yeniden .. tabii ip uclari ortalamayi düsürdü, ama ip ucu vermeseydi kem küm edip durucaktim (ki ikinci dönemdeki sinavimda bu basima gelmisti, beynimdeki hard disk resetlendi, hicbir bilgiye ulasamamistim) Allah Pr. Dr. Lass Hanimcim dan razi olsun, sinavdan sonra kendisine sarilip, minciklayip, öpüp koklamak, hatta alip yanimda eve getiresim geldi (bukadar anlayisli bir hoca olmasindan dolayi) fakat cevrede yanlis anlasilmaya yol acar diye vaz caydim sonra :)

Ikinci sözlü sinavda süper gecti! Sinav vaktinden baya erken gelmistim, o sirada hoca sigara molasi veriyordu, bana da teklif etti, e bende oturdum hocayla karsilikli sigara ictim pöfür pöfür, bu sekilde sohbet ederek sinava girdik berabercene, sinavdan cok rahat bir muhabbet ortaminda gecti hersey, ben calistigim konulardan bahsettim, hoca kendi düsünceleri söyledi, sonra benimkilerini sordu, sonra benim düsüncelerim üzerine tartistik, fikir alis verisinde bulunduk, ve aslinda yarim saat olmasi gereken sinav, muhabbet seklini aldigi icin yayildi 50 dakkaya, saate baktigimda hayretler icinde kalmistim, anaaa sinav gecti ve nerdeyse bir saat sürdü ve hic farkina vardim ...

Hoca sinavi gectin, 2,0 aldin ama aslinda cok daha iyi bir not alabilirdin falan dedi, birsürü övgüde bulundu, özgün fikirlerimden dolayi tebrik etti, yani böyle mutlu mesut bir bicimde ayrildim (bu hocaynan sarmas dolas vedalastik ama, hani muhabbet gibiydiya, sanki kiz arkadasnan vedalasiyomus gibi bi sarildik koklastik ..) .. böylecenem gecti sinavlarim vede ben cok ama coooook rahatlamis oldum!

Simdide evimi tasimaya hazirlaniyorum, 01.10. da yine tasiniyorum, busefer istedigim yurttan oda cikti, oraya :) Göttingen e geldigimden bu yana göcebe gibi, sehrin bi bu kösesinden bi o kösesine gidip duruyom, bakalim nereye kadar??
Yeni evim cok süper ama, fakültemin direkt karsisi, yani derse girmek icin sadece karsi tarafa gecmem lazim, sabahlari erken kalkmak yok, gec kaldim diye stresse girmeye gerek yok ... cok rahat bir hayat beni bekliyor sanirim :))
Suan evimi kartonlara yerlestirmekle mesgulüm, sali günüde annemlere gidiyom, ayin 1ine kadar orda kalicam, sonra dönüp evi tasiycam, sonrada dönem basliycak!

Suan hayatimda hersey yolunda gidiyor sanki, hayret, hic böyle bir durum yasamamistim galiba, herseyin böyle istedigim gibi olmasi, bir pürüzün cikmamasi, normalde bütün evren benim islerimin ters gitmesi icin birlik olurdu ve aksilikler cikardi, nedense simdilik hersey yolunda gidiyor gibi görünüyor?! Tabiiki allah saglik sihhat versin öncelikle, allaha sükür ac degilim acikta degilim, bahsettigim seyler daha farkli, hani insanda bir huzur bir dinginlik yaratan türden seyler. ne bilim iste öyle biseyler iste.
Canimi sikan ve beni mutsuz eden bir konuda var suan, ama burda paylasmak istedigim birsey degil, yok yok gönül isi hic degil, farkli, birebir konusmam lazim, yoksa hicbirsey eskisi veya simdiki gibi olmiycak. Ama icime attigim öyle cok sey olduki, eger simdi mantikli birsekilde oturup konusmassak, yakin bir zamanda, biriktirdigim seyler kontrolümden cikicak ve patliycak olaylar, huyumu biliyorum, birktirir biriktirir icime atarim, sonra hic beklemedigim bir anda hersey patlak verir ve dönüsü olmayan seyler yasanir. Böyle olmasini istemiyorum, onun icin konusmaya ihtiyacim var ama nasil yapicam onuda bilmiyorum, baslangici bulamiyorum. Ilk adimi atmak kadar zor birsey düsünemiyorum, bir yaniniz evet derken, öbür yaniniz siddetle karsi cikar. Mantigim git konus, seni anliycak ve hersey yoluna gircek diyor, kalbimse, seni asla anlamiycak, simdi konusursan hicbirsey eskisi gibi olmiycak diyor. Ben ne yapacagimi bilemiyorum.

Cigdem konusmali mi .. yoksa konusmamali mi?

Asil soru bu.



Perşembe, Haziran 28, 2007

Ayisigi ..

Bundan yaklasik bir ay önce, bir gece, catidaki penceremden disari bakarken Dolunay oldugunu farketmistim, ve bir Lamba kadar parlak olan Ay in etrafini tül seklinde bir bulutun yavas yavas sardigini gördüm. Görüntü okadar muhtesemdi ki, resmini cekmeye calismistim. Bazi resimler güzel de oldu sanirim .. evet paylasima aciyorum :)


Bu gördügüm ilk hali, bulutlar ay i yavas yavas dolamayi basliyordu



Biraz zoomlayip cekmeye calismistim, güzel oldu galiba




Burda bulutlar ay i yutmak üzere iste





Ve Ay kayip, daha önce ay in bulundugu yerde sadece gri bir bulut bezi kaldi .. inanilmaz bir görüntüydü, tipki korku filmlerindeki gibi :)
Bizim evde aynen "Psycho" filmindeki eve benzedigi icin, gercekten korkunc bir manzara olusmustu.

Çarşamba, Haziran 27, 2007

ohh bee havalar sogudu benim de moralim yerine geldi.
Sicaktan daral gelmisti yani, sürekli sIkInti basiyodu beni, her sabah terleyerek uyanmak, sicaktan evde duramamak .. olmuyodu böyle .. umarim sohuk havalar biraz daha sürer.
Sanirim Türkiyede yasayamazdim, yaz aylarinda 40 derece ve üstünde sicaklar yasanan bir ülke bana ne kadar korkunc geliyor, anlatamam size. Ama kutup ta yasaya bilirim herhalde :) Norvec yada Skandinav ülkelerinde .. evet bu olabilir :)

Neyse ya, dün sinavlara kayit yaptim, toplam dört sinav vericem bu dönem, ikisi sözlü ikiside yazili, suan tek mesguliyetim sinavlara hazirlanmak, hepsini alabilmeyi umuyorum, cünkü ozaman dört dönem icinde bütün gerekli sinavlari vermis oluyorum ve rahat rahat Hauptstudium a (Türkcesi ne bunun?? bilmiyom) baslayabilirim besinci dönemde. Aaa bide Istatistik var, korkulu rüyam benim, onu simdilik rafa kaldirdim, eger bu dönem Istatistik II yide yapmaya kalksaydim geri kalan sinavlara yeterince calisamiycaktim, bu yüzden Istatistik sinavimi altinci dönemde vermeye karar verdim. Kafam karismadan hazirlanabilecegim ozaman.

Eylül ün ortasina kadar sürecek sinav zamani, ilk sinav 1.8. de, ikincisi 7.8.de, ücüncüsü 27.8.de, ve son sinavim 11.9.de, herhalde son sinavi verince giderim ailemin yanina, Ekim de yeni dönem basliycak, yani uzun bir sürede "tatil" olmiycak ama hic yoktan yine iyidir.

Gelecek dönem tatilinde staj yapmamiz gerekiyor, simdiden heyecanlandim, nerde ve nasil bir staj yapacagima karar veremiyorum, aslinda niyetim Hastane psikologluguydu ama ilerde is imkanlari cok iyi görünmüyor, Üniversite bitince birde terapist olabilmek icin okula gitmek gerekiyormus, okulda 5 yil sürüyor ve okul ücretlerini kendim ödemem gerekiyormus, bunu üniversiteye baslamadan önce bilmiyordum, saniyordum ki, üniversite bitince direk terapi yapabilecek uzmanliga sahip olacagim.
Yani evdeki hesap carsiya uymadi.
o halde baska napabilirim derken Insan kaynaklari (Arbeits- und Betriebsorganisation) geldi aklima, yani uzmanligima o yönde agirlik vermem mantikli geldi, Üniversiteden sonra iyi bir is bulabilecegimi de düsünüyorum, Uni bitince ayriyeten bir ögrenim görmem gerekmiycek, altinci dönemden sonra agirlikli olarak bu konuyla ilgili dersleri almam gerekiyor.
Iyi bir sirkette staj icin yer bulmam gerek simdi, bir yere saglam kapak attim mi, uniden sonra isim daha daha kolaylasir, yani anliycaginiz gercekten cok heyecanliyim, yeniden is hayatina atilmak, bu bir staj bile olsa sadece, cok heyecan verici bir durum.

Ilk önce su sinavlarimi vereyim de basariyla :) dereyi görmeden pacalari sivamaya basladim yine :) biraz fazla tezcanliyim galiba, birseyin hayalini kurunca hemen olsun istiyorum, bekleyip sabretmek iskence gibi geliyor. Cok ama cok fazla sabirsizim :)

Bugün gecen yaz türkiyede sürekli söyledigimiz bir sarki geldi aklima, Ankarada Anitkabiri ziyaret etmistik, Gökhan, Ilknur, öznur ve ben, sonra Taksiye binmistik, Takside de bu parca caliyordu, sabah kahvalti yaparken o an geldi aklima, Taksiciye radyonun sesini biraz acmasi icin rica etmistim ve bende söylemeye baslamistik, tabiiki kimse bana eslik etmedi :) bizimkiler bana gülüp durdu, Gökhan da Delikiz demisti :)
nerden geldi aklima durup dururken bilmiyorum :) ama bütün gün gülümsememi sagladi kafamin icinde o tatli hatira ..

Simdi o parcayi merak ettinizmi???? ehh iyi delikiz olduguma göre yine söylerim :))

Lay la lay la lay sen günes ben ay annemde seviniyor ..
ha ha ha ha hay gercek bir prens dizlerimde uyuyor ..

Gülben Ergen in süper parcasi :)) bayiliyorum bu parcaya, civil civil melodisi var, insana nese asiliyor :)
Gökbise bu parca beni cagristiyor, telefonunda bu parcayi benim numarama kaydetmis, yani ben Gökbisi arayinca bu parca caliyor, ve telefonu acinca Gökben kendini müzige öyle kaptirmis oluyorki, alo demeden bana bu parcayi söylemeye basliyor :))

Burdan da o Takside bu aniyi benimle paylasan canim arkadaslarima cok ama cok tesekkür ederim ..!

Cumartesi, Haziran 09, 2007

haydi bir soru daha, bir insan haftasonunda ne yapar sizce?

Derse girer desem simdide :) nalet olasi bir blokseminere katilmam gerekiyor, disarisi sicaktan kavruluyor ve bizler kös kös sinifta oturup hocayi dinliyoruz. Dünden yarina kadar sürecek, canim burnumda gercekten, uykusuzum bide, hic cekemiyorum, yarin aksami iple cekiyorum!

Bu arada Göttingende büyük misafirler agirlaniyor su ara :) Cansucuumun amcasi ve yengesi geldiler Ankara dan, Persembe gece den beri almanyadalar ve Pazar gecesi dönüyorlar geri. Ucuz bilet bulup 4 günlügüne gelmisler. Ikiside cok seker, hele amcasi bizi gülmekten kirip gecirdi dün gece :) Cansunun yurdun un bahcesinde gece öyle bir cay muhabbeti yaptik ki, degmeyin keyfimize, kahkahalarin ardi arkasi kesilmedi.
Gece bir Partiden gelen müzik seslerinden ilham alarak, Cansunun amcasiyla yengesini bide Partiye götürdük, ee taa türkiyelerden gelmisler, söyle yüzde yüz bir almanya gezisi olsun dedik, Ispanyol ritmleriyle nede güzel kiviriyordu ikisi :) bizde fena degildik yanee.
Güzel bir gece oldu, Dogaciim, Gökbisim, ve Senol da vardi, tekrar edilesi bir geceydi.

12.45 e kadar ögle molasi var, sonra ders devam edecek, bu sicakta yemek dahi yenmediginden, birazcik internete gireyim dedim, degisiklik olsun, dermisim :)

P.S.: Türkiyeden taze taze gelen yesil erikler, yeni dünyalar, kuru yemisler, tuzlu tatli pastalar afiyetle yenip ohhh bee cekildi :)

Salı, Haziran 05, 2007

Bir insan kütüphanede ne yapar sizce???

Benim ne yaptigimi söyleyim size ... dizi izliyorum :-)

Bilgisayarin basina gectim, kulakliklari taktim ve Yaprak Dökümü nün son 4-5 bölümünü izliyorum ... Insani bagliyor dizi resmen, Ferhunde nin cadiliklarini izlemeye doyamiyorum, izledikce gicik kapiyorum kendisine, bulmussun fistik gibi aileyi ama hala fitne fesatlik pesindesin! Hele o Oguza mikrobuna ne demeli??? Acayip dayak atasim geldi söylim yani! Hele o iki bacinin o sülük Oguz icin yaptigi rekabete ne demeli ... Yarabbim revami yaa ..
Arada bi ciglik atmak yada gülmek yada feryat etmek geliyor icimden, dizinin temposuna kapilip, kendimi zor tutuyorum, etrafimda bir sürü insan var, ayip olur herhalde :)
Bu diziye de annem alistirdi beni, kendisi hayranidir bu dizinin, onun sayesinde bende izlemek zorunda kalmistim, simdi de kopamiyorum!
Ama hos bir dizi, bikmistim bütün bu kösklü, villali, altlarinda pahali jeepli, janjanli masal tarzindaki, gercek hayattan kopuk dizilerden. Hayatin bazi gercek yönlerini aciga cikaran bir dizi olmus bence, romani da okuyasim geldi dogrusu.
Bu arada dikkatimi cekti, su anda Türkiye de oynayan cogu dizilerdeki kizlar gayri mesru yoldan hamile ler (simdi kesin bu son kelimelerde yanlis vardir, özür), hepsi evlilik disi iliskilerden hamile kaliyorlar. Cok ilginc bir durum bence.
Hala namus/töre cinayeti islenen, bir sevgilin in (veya sevgiliyle evlilik öncesi yakinlasmanin) günah oldugu bir ülkede, böyle seyler iceren dizilerin olmasi hayretler icinde birakiyor insani.
Yoksa türkiye gelistide, ben burdan göremiyormuyum acaba???
Nasil oluyor anlamiyorum. Pekte iyi örnek olmuyor bu diziler bence, özenenler falan olabilir yani bilmiyorum.
Haa bide dizilerin cogunda erkekler artik trasli degilde üc günlük sakal birakmis bir sekilde ler genelde, galiba bizi birseylere hazirlamaya calisiyorlar?!! Hani sakalli herifler falan, bilmem anlatabildimmi? Daha cok Taliban lara has bisii olarak görüyordum sakali yani.
Sevgili yapimcilar, Türkiyenin sakalli heriflere ihtiyaci yok, tercihimiz sinek kaydi .. lütfen!

Topluma iyi örnek olmak gerek. En cokta Türkiyenin yasadigi veya yasattigi bu son günlerde.
Neyse, aksam aksam alemin derdi beni gerdi.

Pazartesi, Haziran 04, 2007

Karanligin kucagi sanki ömür,
bir adim ileriye gidemeden, yasamak bir kuytunun icinde,
ne gökyüzü, ne yagmur, nede günes,
sadece yalnizlikla ve kendinle.

Korkularla örülü bir Hayatta yoksun olmak,
gülmekten, aglamaktan,
hayati doyasiya,
bütün renkleriyle insan gibi yasamaktan.

Hislerin ve duygularin insanin bogazinda,
henüz cok erkenken,
bir daha cözülmeksizin,
acimasizca dügümlenen bir devir bu.

Dönmeyen devran, nefretle, ihanetle,
yalanla süslenmis gülücüklerin arkasinda yatan alcak niyetler,
o an anliyorsunki,
kapali bütün yollar.

Kisir döngü icinde seyreyleyen Yasam,
ne ekersen onu bicersin,
yemin edercesine, cok zalimce,
iste böyle hain bir zaman.


CigDemCe

Cuma, Haziran 01, 2007

Almanyada ki havanin civisi cikti, son günlerdeki hava degisiklikleri hic hayra alamet degil kanimca.

Pazartesi gününün Almanyada resmi tatil olmasi sebebiyle, bende haftasonunu uzatarak ailemin yanina gittim, tabiiki yine cok kisa oldu, doya doya hasret gideremeden geri döndüm buraya.
Annemlerdeyken de hava öyle bi bozduki inanilmazdi, bes gün boyunca sürekli yagmur yagdi, firtina koptu, simsekler cakti ve gök gürledi. Korkunctu yani.
Simdi ise iki gündür hava güllük gülistanlik, sanki hic bozmamis gibi.

Hava sicakken mi güzel yoksa sogukken mi hala karar veremedim, hava nasil olursa olsun, benim moralimi bozmaya yetiyor. Acaba ben asiri depresif bir insanmiyim? Öylemiyim? anlayamiyorum.
Son zamanlarda sürekli moralim bozuk, hep sinirliyim, depresiflik icindeyim, niye böyle oluyor cözemiyorum.
Herkese kirilmayi, küsmeyi, alingan olmayi ustalikla basariyorum.
Su siralar herkezden nefret edebilecek bir yapiya sahibim. En ufak seyde icimde bir kizginlik büyüyor, ve üzerine gittigimde bu kizginligi nefrete dönüstürebilecegimi biliyorum.
Kahve fali gibi hissediyorum kendimi, yüregim koskocaman kabarmis, fincan in dibindeki kahve tortusu misali.
Ve ortalikta güzel ve iyi bir haber getiren kuslar yok, hayirli bir kismetin habercisi olan sahlanmis at falan da yok, balik olmasina da raziyim ama minik balikciklar bile yok.
Bi ben, bide kabarmis, simsiyah yüregim var, hepsi okadar.
Bugün aglamak istiyor canim, yataga uzanmak, yüzümü yastiga gömmek ve saatlerce aglamak, aglamaktan yorgun düsüp uyuya kalmak istiyorum. Uyandigimda da kus gibi hafiflemis hissetmek istiyorum kendimi.

Üzerimdeki bu agirlik, bu agresiflik ve depresiflik gitsin istiyorum. Gitsin artik.

Salı, Mayıs 15, 2007

Bana da birtürlü yaranilmiyor.
Hava güzel olunca, cok sicak diye yakinir dururum, kötü oluncada, biktim bu havadan diye yakinir dururum.
Ne istedigini bilmeyen bir insanin hali bu olsa gerek.

Sabah 8de manyakca bir mide agrisiyla uyandim, her an kusabilirm korkusuyla kendimi tuvalete attim,
nitekim kusmadim, ama mideme giren kramflardan dolayi ayakta duramadim, yere oturup sohuk terler döktüm. Bir ara agladigimin farkindaydim, manyakca agriyordu, demismiydim? Kendi kendime, acaba kan mi kusucam dedim, sonra da, yok canim, birde hastalik hastasi olmam eksikti diye, kendimin bazen nekadar abartabilecegimi farkettim, ve kendi kendimi sakinlestirdim. Sürüne sürüne gidip yattim yatagima, midemin icinde sanki kocaman bir tas vardi, ve o tas mideme sigmadigindan dolayi baski yapiyor ve midemi agritiyordu, agriyi busekilde iyi tanimlamis olurum sanirim. Ellerimi mideme bastirip, uykuya dalip uyandigimda bu agridan kurtulmus olmayi dileyerek vaktin gecmesini bekledim.
Saat 13e kadar uyumusum, telefonun calmasiyla uyandim. Ilk uyandigimda mideme kulak verdim önce, sonra acaba rüyami gördüm, aslinda midem agrimiyormuydu falan oldum, ama gercekten agridigini hatirladim yeniden. Simdi iyiyim galiba, arada bi sanci seklinde agri geliyor, ama nefesimi tutunca kayboluyor. Hatta aklima getirmeyince agrimiyor gibi bisey yani.

Kampüse geldim, bir ara Doga ile telefonlastim, aksam cay a gelmesi icin ikna etmeye calistim, fakat Doga herzaman cok dolu dur :) önce evet dedi, sonra aradi, Bisikletin tekeri patlak, önce onu yaptirmam lazim, aksam ise gidiyorum bide, en iyisi baska zaman geleyim dedi. Acikcasi benim cay davetimi hemen kabul etmesine sasirmistim, aahh vakti varmis falan oldum, o yüzden sonradan arayip iptal ettiginde cokta fazla üzülmedim :)

Eve gidesim yok bugün, Kampüs sinemasina gitmeyi düsünüyorum, 19da basliyormus, geceye kadar oyalanirim, eve gidince de uykum gelmis olur, iyi olur.

Hic tadim yok bugün, mide agrisindan da diil, bilmiyorum niye, bazi seyleri anlamaya basliyorum, ama anlamamayi tercih ederdim aslinda, evet cok sifreli konusuyorum, ne diye her biseyi dökeyim ki buraya, dökmiycem artik, neyse, bircok seyi kendimce yormaya, tercüme etmeye basladim, benim anlayacagim dile getirdigim seyler oldu, gözden gecirdigim, farkina vardigim, bir gözüm körmüs ama görmeye basliyormus gibi artik sanki, bazi seylere cok büyük önem ve deger vermisim, vermemem gerektigi halde.

Ne bileyim birtakim karisik durumlar iste, cik isin icinden cikabilirsen, hic tadim yok.
Ben yalnizmiyim? Gaffur dan duyup da cok güldügüm bir cümle bu, ama kendim icin kullandigim da hic de gülesim gelmiyor, gercek geliyor, sanki Gülse Birsel beni düsünerek senaryo ya koymus bu iki kelimeyi.
Ben Yalnizmiyim? Galiba Evet.

Anonim, bakarsin bi gelen gecen olur.. hii ne dersin? Beklemeye deger bence.

Cuma, Mayıs 11, 2007

yagmur ..

.. ve rüzgar .. ya iyi bir ikili, yada bir arada olmaya mahkum doganin iki parcasi.
Bilmiyorum.
Bir haftadir yagmurdan ve rüzgardan gözümü acamadim, hava cok sogudu, halbuki yaz gelmisti, simdiyse semsiyesiz sokaga cikamiyoruz, ceket sart oldu, rüzgardan ucacak gibi oluyorsunuz, hatta Firtina varmis gibi hissediyorum kendimi.

Suanki hava durumuda benim ruhsal durumumla birebir sürüyor, ya hatta iyiki günes yok ve hava sicak degil, havanin güzelliginden gönülleri cosagelen ve kendilerini sokaklara döken insanlari göresim ve cekesim hic yok, hatta benim kendime olan nefretim ve kizginligimdan dolayi evden disari cikmak istemedigim icin, o gönülleri ucari ve cosku dolu insanlarda cikmasin lütfen.
Anliyormusunuz? Hayir belkide anlamiyorsunuz, al sana, kendini zamanin modasina kaptirip bütün ruhsal ve psikolojik sorunlarini "günlük" tutmak adina internete döken bir zavalli daha diyorsunuz belkide icinizden.
Diyen anam diyin, hic umrumdami sanki suan? Ya biz yaziyorsak acaba niye yaziyoruz?
Niye yiginla insan, pek mahrem ve pek özel olan icsel dünyamizi buraya döküyoruzki?
Hic düsünmediniz dimi?
Isi sakasina vurursak eger, Psikologa gidecek paramiz yoktur belki, ve hatta Psikoloji okuyan ve baska insanlarin derdine derman olmak isteyen bir insanin kendi sorunlarini cözememesi pekte icler acisi degilmi?

Ya ne bu dünya böyle? niye kimseyle konusamiyorum/ uz? tabiiki akin akin blog acar size nekadar derin düsünceli ve nekadar da güzel laf yapabildigimizi göstermeye calisiriz. Günlük dedigin özel ve bir insana sakli bisey olur, böyle aleni her derdini dökersen ne olur halin?
Bilmem?
Belki burda baska insanlarin hayatini merak eden insanlar olurda, onlar beni dinler ve anlar bari diye düsünüyorum?

Hayat dedigin garip mesele, niye var olmusuz ve niye bazi seyleri bile bile cekiyoruz ve yasiyoruz, hangimiz bunu biliyoruzki? Kendini tanidigini düsünen insanlar, acaba kendilerini nekadar taniyorlarki?
Bir sürü elestiri yagdirabilirim siz kendini taniyanlara.
Hicbirzaman, evet, kendimi taniyorum diyemeyiz aslinda, insanoglu kundaktan tabut a kadar kendini tanimakla mesguldür, ve hatta son nefesini verdiginde bile kendini hic taniyamadigini anlar.
Bence hepsi bu.
Ben kendimi tanimak istemiyorum, hic birzaman buna dair bir caba harcamamisimdir.
Ben kendime olan elestirilerimle ve nefretimle ve kizginliklarimla var oluyorum. Kendimi tanimam belki bunlarin ortadan kalkmasi demektir, bu belki bir bosluk getirir arkasindan, ve belkide bu bosluk ya derin bir mutluluga yada derin bir mutsuzluga sebep olur. Yada elestirilerim, nefretim ve kizginligin o denli artar ki artik kendi icimde yasamak bile tahhammül edemeyecegim bir durum haline gelir. Bütün bunlari düsünüp, hesabini yapabiliyorsam, o vakit neden kendimi tanimak yolunda caba harcayayim? Bu düpedüz sacmalik olmazmiydi? Bir sürü tezat!
Ben kendimi tanimak ve kendimden neler istedigimi bilmek istemiyorum, kendimin en ucsuz bucaksiz derinligini kesfetmek istemiyorum, karsimdaki insanin hic bir derinligini ve benligini özüne kadar kavrayip tanimak istemiyorum, herseyin saf ve el degmemis halinin en güzel ve en masum hali olduguna inaniyorum, kimseyi cözmek ve tanimlamak istemiyorum, zaten haddime düsmeyecegini düsünüyorum, herkezi ve herseyi oldugu gibi, bana allah tarafindan ilk sunuldugu gibi kabul etmek istiyorum.
Ben böyleyim.
Beni cözmeye ve anlamaya calisirsa eger biri, o vakit kabuguma cekiliyorum, sir veremem, vermem, dogamda olmayan birsey bu, bu konuda nekadar cok üzerime geliniyorsa, bende okadar cok, hatta daha cok cekiliyorum, sIkInti duyuyorum, hemde ifade edemeyecegim bir sekilde.

Kendimi okyanusda seyreden bir gemi gibi düsünüyorum, Firtina ciktiginda dümdüz rotami degistirmeden o Firtinayi asmayi isterim, hicbirzaman yanindan gecemem, belki Firtina dindiginde büyük boyutta hasarlar olabilir, ama cekilmeyecek dert de degil bu.

Birgün, cözülmeye calisilmadigimi düsündügümde, karsimdaki insana herseyimi anlatip rahatlamak istiyorum, sadece dinlenilmek. Saatlerce konusayim, ben anlatayim o dinlesin, o dinledikce ben cosa geleyim.
Saatlerce konusayim. Ve sonra ne o benim nede ben onun derinine girip birbirimizi cözüp birbirimizden uzaklasmayalim.

O insani bekliyorum ben.

Cuma, Nisan 20, 2007

merhaber ..

merhaba ve naber arkadaslar :) kisaca merhaber .. Cigdem icadi bir yeni türkce kelimesiyle karsi karsiyasiniz ;)

yazicam artik diyorum sonra birsürü sey giriyor araya, niye her defasinda böyle oluyor anlamiyorum?!?
sinavlar falan derken kapilip gidiveriyor insan iste, allaha sükür sinavlar güzel gecti, sonrada tatilin geri kalan kisminda da ailemin yanindaydim, sonra göttingen e döndüm, bir kosturmaca basladi yine, dönem baslangici, birsürü yeni ders, ordan oraya kosturmaca, evde internet olmayinca bide sadece ayak üstü üniversiteden giriyor oluyorum.
Bu dönem cok yogunum, bundan önceki dönemlere sigdiramadigim sinavlari ve dersleri bu dönem alacagim, cok önemli, eger bu dersleri basariyla tamamlamazsam bu dönem, devletten aldigim para kesilecek, yani cok calismam gerekiyor, tabii okumam gereken sürede uzuyor basaramazsam, ama nedense (cok saskinim yane) gayet yüksek dozda motive olmus bulunuyorum, neden bilinmez ama basaracagimi düsünüyorum, allah tarafindan bilmedigim bir güclemi bezendim yarabbim ... kendimi hic böyle görmemistim :)

Kendi blogumla arkadaslarimla actigim bloglari bir hesapta birlestirdim o yüzden profilimdeki cocukluk resmimin yerine suanki resim gecti, ama ben cocukluk resim kalsin istemistim, ama gitti, buda canimi hayli sIktI, ugrasacak zamanimda yok simdi, ama iki ayri hesap ve iki ayri sifre ve kullanici ismi ile bikmistim dogrusu, böyle daha rahat oldu, login logout baya kolaylasti .. neyse ya ne anlatiyorum ben ya ???
alla alla ...

USB stick almak istiyorum kendime, en iyisi mp3 calarli olanlardan ne güzel olurdu, ama suan cok uzakta bir hayal gibi görünüyor, hosuma giden ve kapasitesi büyük olanlar cok pahali, bende cam ekanlara burnumu bastirmakla ve asik asik bakmakla yetiniyorum .. artik param olunca birgün alirim :(
Hep ayni dert .. parasizlik kötü bisii yaa ... biktim usandim gercekten.
Hicbir zaman istedigimi alabilecek param olmadi, bu gidisle hic olmiycak gibide görünüyor, allaha sükür ac degilim acikta degilim, ama biraz elim zorda olmasa güzel olmazmiydi be ya?? olur du yaa ..

offf offf ..

Cuma, Şubat 09, 2007

Dogum günüm/üz

inanilmaz, 06.03.2007 de blogum 2 yasina giriyor.

Iki yil önce GülSen imin yardimi ve katkisiyla "Dünya ya merhaba"
diye ilk yazimi birakmistim.

Iki yildir online günlügüm var, ve ben mutluyum.
Yazmaya devam :)

bunu kutlamaliyiz günü gelince ..
az sonra dedim, ve simdi burdayim ..
Kütüphane de ders calisiyordum aslinda, sonra canim sikildi Cansum un evine geldim (odasina geldim daha cok), ben geldim, Cansu da Juridicum a ders calismaya gitti, bende iki seksen uzandim Cansum un yatagina ve Avrupa yakasi nin yeni bölümünü izledim, cok güldüm, eger suan ders den stressden, is den biktiysaniz acilen tavsiye ederim, izleyin, lütfen ...

Bu Bloga sayesinde bircok insanla tanisdim, kimileri yararli oldu, yani hayatima bir zenginlik kattilar, kimileriyle belki birkere maillesmisimdir okadar.
Gecen Yil okul yillarimdan bir arkadasimi Blog sayesinde bulmustum, daha dogrusu o beni bulmustu, Sibel, internette bir arama yaparken benim bloga düsmüstü yolu, ama sadece cocukluk resimlerim yayinli oldugu icin benim olup olmadigima emin olamamis, mail atmisti bana, Cigdem senmisin, Cigdem isminde bir arkadasim vardi 1995 ve 1998 yillari meslek okulunda diye.
Ben Sibeli önce taniyamadim, yani onun oldugunu anlayamamistim, sebebi ise, soy ismi degismisti, düsünüp durmustum onun oldugunu anlayana kadar. Sibelcik evlenmis, minik bir kizi olmus, o an anlamistimki, yillar gecmis :)
Sibel le az cok kontakt kurmaya calistik, yani tam anlaminda olmadiysa benim yüzümden olmadi, cünkü ben birtürlü hemen cevap yazamiyordum, Sibel ortak bir arkadasimiza emaili vermis, Fussel e, Fussel le orta okul yillarindan bu yana tanisiyoruz, bir zamanlarin en harbi kiz arkadaslariydik, yani beraber yapmadigimiz haylazlik kalmamisti, birimiz uslu dursa öbürümüz cosar bir yaramazlik yapardi, biz cok fenaydik.
Ve 1997 den beri görüsmüyoruz, yani zamaninda küsmüstük, aramizda bazi seyler oldu, ne o geri adim atti nede ben, sonra karsilikli gururumuzu kaldiramaz olmustuk, arkadasligimiz bitmisti, birden bire, nokta kondu ve biz birdaha hic barismadik ve eski günlerdeki gibi bir araya gelmedik. Dün onun bana yazdigi emaile cevap yazdim, geri dönüsü olurmu küslügün bilmiyorum, ama sanirim ben cesaretimi toparlayip geri dönmeyi göze alabilirim.
Bakalim. Iste buda blogun bana getirdigi seylerden biri.

Sonra Isvicreden, adini vermek istemedigim bir arkadasim, "Kalem" ismiyle bazen yorum birakiyordu yazilarima, sonradan onu iki yil önceden tanidigimi ama iletisimimizin koptugunu ve onunda blogumu tesadüfen buldugunu ve hayatimi takip ettigini ögrendim. Cok sasirmistim, bir yil kim oldugunu söylemeden Kalem adiyla yorum birakip bloguma katkida bulunmustu.
Ve simdi yine kayip kendisi, umarim yine ummadigim bir anda cikar ortaya, bu sefer ciktiginda evli ve cocuk coluk sahibi olur sanirim :)

Üzüldügüm de mutlu oldugum da hep bloga yazi biraktim, ben aslinda herseyimi burda tek basina ama yalniz olmadan paylastim.
Her yazimi büyük bir sevincle biraktim, yani istahli bir sekilde yazi biraktigim günler oldu, yasadigim bir seyi buraya yazip paylasmaktan cok keyip aldim herzaman.
Hal böyleyken niye yazi yazmayi birakmisim bende anlamiyorum aslinda.
Yani aslinda anliyorum, bir sürü sey olmustu (hatirlamak zorunda degiliz), yogun günler gecirdim, simdi bir baslangicini bulup yeniden düsüncelerimle buraya akmak istiyorum.

Bunda kararliyim, artik yazmak, paylasmak istiyorum!

Ve hepinizi cok seviyorum ..

CigDem .






Ne istir?

Ya simdi ben uzun zamandir yazmiyorum buraya ..
hani birsürü sey araya girdi, suanda sinavlarla basim dertte ..
ama benim bloguma sürekli giren insanlar var ..
ve yani arama motorundan beni tesadüfen bulup gelen insanlar degil,
blogumun ana linkinden gelen insanlar ..

ben sizleri tanimiyorum, ama siz beni artik taniyorsunuz :)
Bende sizleri tanimak isterim .. nasil olur sizce?
Sizleri arkadaslarim olarak görüyorum, garip gelebilir ama
gercekten öyle, bazen cok destek buldugum da oldu sizlerden,
baya seyler yasamistim gecen yil, ve yalniz olmadigimi da hissetmistim,
yani orda herzaman birileri vardi ..

..................

yazinin devam sonra, beni bekleyin emi ;)

Cuma, Ocak 19, 2007

yasiyormusun?

Sevgili kalem dostum,
bu yazi sadece senin icin.
Maillerin in hicbiri calismiyor, sana yolladigim mailler bir bir geri geliyor ..
Degistirdin herhalde? Halin nicedir? Inanki seni merak ediyorum,
umarim bloguma arada bir giriyorsundur, yoksa sana daha nasil ulasabilirim bilemiyorum?!
Senin bloguna yazi biraktim, ama sanirim oraya da artik ugramiyorsun,
bu yaziyi okudugunda bir haberini almayi umut ediyorum!

Cigdem

Pazartesi, Ocak 08, 2007