Cuma, Mayıs 11, 2007

yagmur ..

.. ve rüzgar .. ya iyi bir ikili, yada bir arada olmaya mahkum doganin iki parcasi.
Bilmiyorum.
Bir haftadir yagmurdan ve rüzgardan gözümü acamadim, hava cok sogudu, halbuki yaz gelmisti, simdiyse semsiyesiz sokaga cikamiyoruz, ceket sart oldu, rüzgardan ucacak gibi oluyorsunuz, hatta Firtina varmis gibi hissediyorum kendimi.

Suanki hava durumuda benim ruhsal durumumla birebir sürüyor, ya hatta iyiki günes yok ve hava sicak degil, havanin güzelliginden gönülleri cosagelen ve kendilerini sokaklara döken insanlari göresim ve cekesim hic yok, hatta benim kendime olan nefretim ve kizginligimdan dolayi evden disari cikmak istemedigim icin, o gönülleri ucari ve cosku dolu insanlarda cikmasin lütfen.
Anliyormusunuz? Hayir belkide anlamiyorsunuz, al sana, kendini zamanin modasina kaptirip bütün ruhsal ve psikolojik sorunlarini "günlük" tutmak adina internete döken bir zavalli daha diyorsunuz belkide icinizden.
Diyen anam diyin, hic umrumdami sanki suan? Ya biz yaziyorsak acaba niye yaziyoruz?
Niye yiginla insan, pek mahrem ve pek özel olan icsel dünyamizi buraya döküyoruzki?
Hic düsünmediniz dimi?
Isi sakasina vurursak eger, Psikologa gidecek paramiz yoktur belki, ve hatta Psikoloji okuyan ve baska insanlarin derdine derman olmak isteyen bir insanin kendi sorunlarini cözememesi pekte icler acisi degilmi?

Ya ne bu dünya böyle? niye kimseyle konusamiyorum/ uz? tabiiki akin akin blog acar size nekadar derin düsünceli ve nekadar da güzel laf yapabildigimizi göstermeye calisiriz. Günlük dedigin özel ve bir insana sakli bisey olur, böyle aleni her derdini dökersen ne olur halin?
Bilmem?
Belki burda baska insanlarin hayatini merak eden insanlar olurda, onlar beni dinler ve anlar bari diye düsünüyorum?

Hayat dedigin garip mesele, niye var olmusuz ve niye bazi seyleri bile bile cekiyoruz ve yasiyoruz, hangimiz bunu biliyoruzki? Kendini tanidigini düsünen insanlar, acaba kendilerini nekadar taniyorlarki?
Bir sürü elestiri yagdirabilirim siz kendini taniyanlara.
Hicbirzaman, evet, kendimi taniyorum diyemeyiz aslinda, insanoglu kundaktan tabut a kadar kendini tanimakla mesguldür, ve hatta son nefesini verdiginde bile kendini hic taniyamadigini anlar.
Bence hepsi bu.
Ben kendimi tanimak istemiyorum, hic birzaman buna dair bir caba harcamamisimdir.
Ben kendime olan elestirilerimle ve nefretimle ve kizginliklarimla var oluyorum. Kendimi tanimam belki bunlarin ortadan kalkmasi demektir, bu belki bir bosluk getirir arkasindan, ve belkide bu bosluk ya derin bir mutluluga yada derin bir mutsuzluga sebep olur. Yada elestirilerim, nefretim ve kizginligin o denli artar ki artik kendi icimde yasamak bile tahhammül edemeyecegim bir durum haline gelir. Bütün bunlari düsünüp, hesabini yapabiliyorsam, o vakit neden kendimi tanimak yolunda caba harcayayim? Bu düpedüz sacmalik olmazmiydi? Bir sürü tezat!
Ben kendimi tanimak ve kendimden neler istedigimi bilmek istemiyorum, kendimin en ucsuz bucaksiz derinligini kesfetmek istemiyorum, karsimdaki insanin hic bir derinligini ve benligini özüne kadar kavrayip tanimak istemiyorum, herseyin saf ve el degmemis halinin en güzel ve en masum hali olduguna inaniyorum, kimseyi cözmek ve tanimlamak istemiyorum, zaten haddime düsmeyecegini düsünüyorum, herkezi ve herseyi oldugu gibi, bana allah tarafindan ilk sunuldugu gibi kabul etmek istiyorum.
Ben böyleyim.
Beni cözmeye ve anlamaya calisirsa eger biri, o vakit kabuguma cekiliyorum, sir veremem, vermem, dogamda olmayan birsey bu, bu konuda nekadar cok üzerime geliniyorsa, bende okadar cok, hatta daha cok cekiliyorum, sIkInti duyuyorum, hemde ifade edemeyecegim bir sekilde.

Kendimi okyanusda seyreden bir gemi gibi düsünüyorum, Firtina ciktiginda dümdüz rotami degistirmeden o Firtinayi asmayi isterim, hicbirzaman yanindan gecemem, belki Firtina dindiginde büyük boyutta hasarlar olabilir, ama cekilmeyecek dert de degil bu.

Birgün, cözülmeye calisilmadigimi düsündügümde, karsimdaki insana herseyimi anlatip rahatlamak istiyorum, sadece dinlenilmek. Saatlerce konusayim, ben anlatayim o dinlesin, o dinledikce ben cosa geleyim.
Saatlerce konusayim. Ve sonra ne o benim nede ben onun derinine girip birbirimizi cözüp birbirimizden uzaklasmayalim.

O insani bekliyorum ben.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Çok beklersin be canım. Ben hala bekliyorum ama ne gelen var ne giden