Çarşamba, Temmuz 16, 2008

rrring rrrriinggggg ..

Bu baslik sinav sezonu nun baslamis oldugunu belirtilen zil sesidir :)

Bu sabah sekizbucuk itibariyle resmen acildi sayilir "sevgili" sezon .. ehem ehem ... Klinik Psikolojide ilk sinavimi verdim bu sabah, agirlikli kronik agrilar, artik bu konuyla ilgili herseyi ögrenmis bulunuyorum (sanirim). Tabi bir sinava girip de, söyle güzelce rahatlayip kici yaymak olmuyor, haftaya sali günü ikinci sinavim var, Istatistik, ögrenim hayatim boyunca beni birakmayan korkulu rüyam, matematikten zerre kadar cakmayan ben, yine Istatistik sinavi vermek zorunda olucam, tez yazma asamasinda bile Istatistiksel bilgilere gerek oldugundan, daha uzunca bir zaman bu sekilde devam edecek hayatim, rakkamlar la olan kavgam la, kabusum la, korkum la. Allah kerimdir diyorum :)
Neden se üzerime tanimlayamadigim bir güc, bir motivasyon un yayilmasi söz konusu kisa bir zamandir :) sanki her sinavi cooook cool ca atlaticakmisim gibi geliyor. Hatta sanki su sira el attigim herseyi yapabilirmisim gibi bir duygu var icimde .. hayirdir insallah ... bence de :) Bu haleti ruhiyem in bir süre de daha böyle sürmesini umuyorum, insallah haftaya sali günü sinavdan sonra ayni sekilde hissediyor olucam :) cok umutluyum bu konuda :) evet yine hayirdir insallah .. :) bende anlamadim noldu bana? depresyonu atlattinmi ne cigdem? galiba evet :)

Kara düsünceler, karanlik bulutlar, benden uzak durun, ders calismam gerek :)

öperim :)

Salı, Temmuz 01, 2008

Elveda Rumeli ve yasak diye ögretilen Asklar

Bu ay Kalan Müzikten Elveda Rumeli Dizi Müzikleri albümü nün cikmasina cok sevindim, mutlaka almam gereken Albümler listesinde en üst siraya yerlesti
Dizi den 10. bölümden sonra kopmus olsamda, müzigine asigim. Özellikle bu parca cok güzel.
Beni diziye kilitleyen de bu parca olmustur. Dinledigim zaman bunun eski bir parca oldugunu düsünmütüm, savas marsi gibi bisey sanmistim, zamanimiz müzisyeni tarafindan "yeni" bestelenmis bir parca oldugunu bilmiyordum, ögrenince hakikaten sasirdim.
Almanlarin tabiri ile, "kulak kurdu" olan bu parca, uzun bir süre kafamda dolasip durdu, bircok kez basarisizca mirildanmisligim vardir :) Eger diziyi hic izlemediyseniz, simdi bu parcayi dinlemenizi tavsiye ederim, gercekten cok basarili!





Dizi aslinda güzel, konu ve yapim cok basarili, kostümler ve mekanlar cok gercekci, hafife alinmayacak bir calisma bence.

Alex ve Zarife olayina sinirlerim cok bozulmustu, sanirim o yüzden izlemeye devam etmemistim. Büyük bir askin masum hikayesi, kavusamamalari beni cok üzmüstü :) cok sinirlenmistim, cünkü hala bu tür olaylar yasaniyor, Türkiye de veya burda, farketmiyor, üstelik sorun yasayan genelde kizlar oluyor. Erkeklere herzaman ki gibi hersey serbest, türk kizi yabanci bir erkegi seviyorsa, genelde evden kacmasi gerekiyor sevdigine kavusmak icin, toplum olarak toleransimiz sifir bu tür birlesimlere. Ama is erkek olunca degisiyor, gurur duyuyoruz oglumuz, abimiz, kardesimiz yabanci bir kizi koluna taktiginda. Tüküreyim ben böyle bir anlayisa, bunu konusurken dahi sinirlerim geriliyor. Kadin olarak Savas vermek ve direnmek gerekiyor, aileye karsi, topluma karsi, oturmus düzene karsi. Tamam belki degisenler var artik, zamana ayak uyduranlar ama sayilari okadar düsük ki, korkunc aslinda.

Evet belki hemen sahip olmamali herseye, nede olsa insanoglu cok ac, ve hemen sahip olmayi istiyor, sahip oldugu seylerin degeri düsüyor sonra, istedigi seyler hedef olmayi yitiriyorsa, degerinide kaybediyor, ama böylede olmamali. Olmamali bence.

Ben Realschulede iken, son sinifta cok sevdigim bir arkadasim vardi, Selma, kendisi ayni zamanda hemserimdi, cok iyi anlasiyorduk, dünyalar tatlisi bir kizdi gercekten, uyumlu, sessiz, anlayisli, kücük bir cocuk gibiydi, bir kez bile ailesin in sözünden ciktigini hatirlamam, bizler ergenlik cagina girip deli caglarimizi yasayip evde ebeveynlerimize terör estirirken o hep masum ve sessizdi, sanki onun icinde degisen birsey yoktu, onu hep boyun egen biri olarak hatirladim yillarca. Mezun oldugumuzda hepimiz dagildik, Selma REWE marketler zincirinde meslek egitimine basladi, baslar baslamaz ailesi onu türkiyede ki amcasinin ogluna nisanladi, öyle diyorum cünki Selma ya kimse sormadi, gönlü varmi yokmu diye, aile karar verdi ve Selmayi sattilar (satmak- bizim orda kizi nisanlayinca, sattik derler, eski zamanlar dan kalma bi tabir, tabi baslik parasi kalkti artik -saniyorum kalkti?!- igrenc bir tabir, aslinda kullanmam ama Selma nin durumunu en iyi bu anlatiyor). Selma yi bazen calistigi markette görmeye gidiyordum ve soruyordum mutlumusun, dügün nezaman falan diye, hayatindan okadar bezmis bir hali vardi ki, icler acisi gercekten. Zaten sessiz olan Selma iyice icine kapanmisti, cok degismisti, meslek egitimin in bittigi yil türkiye de dügünü de oldu, evlendi geldi Selma, döndükten sonra gördüm onu ve nasil oldugunu falan sordum, sadece "en azindan ismim degismedi" (Amcaoglu olunca soyisim ayni malum) dedi, onun disinda ne bi mutluluk ne bi sevinc hic birsey yoktu kizda. Onun icin ne kadar üzüldügümü anlatamam. Aradan zaman gecti ve esi geldi Türkiyeden. Allahim insan bukadar mi birbirine yakismaz?!? Herifde surat desen Mahkeme duvari, Selma cici, bebek gibi bir kiz, kocasi yaninda kalas gibi duruyordu. Neyse o da allahin bir kulu diyerek, önemli olan Selma ya olan davranisi diye düsündüm.
Amcaoglu tam bir Asalak mis megerse, Selma gece gündüz calisiyordu (sanirim kocasiyla bir arada olmamak icin yapiyordu bunu), herif ne bir ise girdi ne gecime katkida bulunmak icin bir caba gösterdi, hergün cafede gazete okur kahve sigara icerdi, Selma da cani cikana kadar calisirdi. Derken milletin kulagina dedikodular geldi, Asalak amcaoglu, kizin canini cikardigi yetmiyormus gibi birde kiza dayaktan nefes aldirmiyormus, herifin tek amaci yurtdisina kapak atmakmis megerse, bunu basardiktan sonra da kizin hayatini cehenneme cevirmeye baslamis. Kaldigimiz sehirdeki bütün hemserilerimiz Selma ile Amcaoglu nun evliligine tepki göstermeye basladi, belki ailesi de ayrilmalarini istiyor ama cevre nin tepkisinden korktuklari icin böyle bir adim atmiyorlardir diye düsündü herkez.
Sonunda nihayet, aile Selma yi geri eve getirdi, amcaoglunu da türkiye ye birdaha dönememek üzere postaladilar.

Nisanlilik ve evlilik süresince bir insan dan hayalete dönüsen Selma ya hayat geldi, ciddiyim, cok degisti, toparlandi, öyle bir güzellestiki, sanki bütün bunlari geride birakinca üzerine bir isik yayildi kizin, zaten güzeldi, ayri bir güzellik geldi kiza. Meslek egitimini yaptigi markette Kariyer yapmaya basladi, bölge marketler sorumlusu oldu, cok güzel bir yere geldi.
O arada bide asik oldu, bilin bakalim damat adayi kimlerden?? Ayni Firmadan market sorumlusu olan bir alman cocuga asik oldu. Saniyorum bir süre gizlice sürdü bu ask, evlenmek istediler, ama Selma nin babasi izin vermedi, uzun süre ugrasti, direndi, ama babasini razi edemedi, sonra evi terk etti Selma. Babasinin rizasini almadan evlendi, cokta iyi yapti bence. Bu durumda baska birsey haketmiyordu babasi.
Duyduk ki Selma cok mutluymus, sanirim bebegi de oldu sonra, bu anlattigim olay rahat 5-6 yil önce oldu, Babasi hic affetmemis Selmayi, gerci bence babasinin Selma dan afdilemesi gerekiyor. Selma sadece annesiyle ve kardesleriyle görüsüyormus artik, belkide barismistir babasiyla, benim haberim yok son gelismelerden. Anne alman damat tan cok memnundu, Selma mi cok seviyor, gözünden sakiniyor yavrumu diye diye aglaniyordu yillar önce gördügümde.
Umuyorum mutlulugu hala sürüyordur, hakettigini biliyorum cünkü, aslinda herkez hakediyor, allah dogruya düsürsün herkezi :)
(aslinda Selma nin hikayesinden de iyi dizi malzemesi cikar) Eminim bu anlattiklarima yakin cok sey oluyordur hergün, Selma nin durumu istisnai bir durum degil, hala bazi engelleri asamiyoruz, icimzden herseyi oldugu gibi kabullenmek gelse bile, topluma ve cevreye ayak uydurmaya calisiyoruz, baskalarinin ne düsündügü, kendi mutlulugumuzdan daha önemli bazi zaman. Millet olarak, insan olarak daha cok calisip, cok yol katetmemiz lazim. Yanlislar yapmadigimiza dair kendimize güvenmemiz lazim. Birsey bizi mutlu ediyorsa, nasil yanlis olabilir? Benim dogrum size yanlis gelebilir, sizin dogrunuz benim yanlisim olabilir, bu hata degil, yanlis degil, iki ayri fikrin karsi karsiya gelmesi, birbirimizi oldugumuz gibi ve bizi mutlu eden seylerle kabul etmemiz gerekiyor, isin sihri burda.


Evet ne demistik?
Savasmali evet, direnmeli, bunada evet, ama sonunda kavusmak olsun, yoksa bir hedefin ne anlami kalir? Kavusamadiktan sonra, bütün cabalar acitmaz mi canimizi sonra? Her nefes alisimizda icimiz yanmazmi? Bir ise yüregimizi koyudugumuz zaman zaten cok degerli degilmidir bizim icin? Yüregimizle bagli oldugumuz zaman hic birsey o hedefin degerini düsüremez ki. Düsürememeli! Degeri düsüyorsa, bu tamamen bizden kaynaklaniyordur, demekki yürekten baglanmamisiz ve kalpten inanmamisiz!

Neyse, laf uzadi, siz iyisi mi izleyin su klibi :)

Bu arada, Anne Baba, iyiki sizin gibi anlayisli bir ailem var, sizi cok seviyorum.

Pazartesi, Haziran 30, 2008

Nostalji oldum / olduk / oldunuz / oldular ...




sorma niye .. iste öyle ..
eser gecer ..

Çarşamba, Haziran 18, 2008

sabrin sonu selamettir cünki sabreden dervis..

neye sabretmis ki? diye sordugunuzu duyar gibiyim.
Bu odaya sabrettim, günes görmemesine, sürekli sicaktan bunaltici olmasina, igrenc boyutta olan gürültüye, duslarin ve tuvaletin bir kat üstte ve (yine) igrenc boyutta pisli olmasina, bütün bunlara sabrettim, 10 ay boyunca, tam da artik dayanamayacagim dedigim anda ... evet tam o anda yeni bir oda cikti sansima.
Nasil bir odami? 24 metrekare, kendi banyosu tuvaleti olan bir oda :) bu demek oluyorki, dusu sadece ben! kullanacagim, klosete sadece ben! oturacagim!!!

Allahim ne büyük mutluluk!

1 temmuzda tasiniyorum yeni odama. En yeni havadis bu. Onun disinda sinavlarin sIkIntisi üzerime gelmeye basladi. Evet herzamanki gibi. Bazi konulari kafam basmiyor.
Hessen eyaletinde üniversite harclari kaldirildi bugün itibariyle, önümüzdeki dönemden itibaren para ödenmiycek, burda kaldigim sürece ben ödemeye devam edecegim, o yüzden mümkün olan en yakin zamanda kayitimi Gießen Üniversitesine almak ve ailemin yanina tasinmak istiyorum, bunu yapabilmem icin de, önemli bir sinavi simdi vermem gerekiyor. Bu sinavi vermeden uni yi degistiremiyorum. Bu durum benim depresyona girmemi körüklüyor, sinav gözümde büyüyor, özellikle de bu sinavin konusunu kafam hic ama hic basmiyor, sinavin önemi tamamen degismis oldu benim icin, sinav bircok seyin yoluna girmesini sagliycak, bir sinava bukadar anlam ve önem yükledikten sonraki ruh halimi tahmin edebiliyorsunuzdur simdi sanirim?
Iyi degilim kisacasi.
Uzun zamandir blogumu okuyanlar biliyordur, her sinav öncesi inanilmaz bir stresse girer, olaganüstü hal i ilan edip panige girerim. Siz bikmis olabilirsiniz benim bu hallerimden, hatta aman allahim ne kadar büyütüyor bir sinavi, ne kadar gicik bir kiz diyebilirsiniz, hatta bu sebepten dolayi benden nefret edebilirsinizde, ama elimde degil, yine panikleme ve yine stress zamanim, gece gündüz ders calismaliyim, sürekli calismaliyim, hep calismaliyim, hep, hep, hep ..

Bu sinavdanmi dir bilmiyorum ama sinirlerim cok tuhaf son günlerde, hatta genel olarak cok garip bir ruh hali icindeyim. Kendime, yani bana, yani icsel dünyama, tarif edemedigim bir üzüntü, bir hüzün hakim. Cok fazla daralmaya basladim, yine depresyona mi giriyorum, bilmiyorum? Icimden aglamak geldi durup dururken, uyuyamamin sebebide bu, kendimi kastim aglamamak icin, niye böyle oluyor bilmiyor, böyle olmasinida istemiyorum, olmamasi icin ne yapmam gerekiyor bilmiyorum. Böyle tuhaf seyler hissetmek istemiyorum, normal degilim ben, bunun farkina variyorum bazen, ama ben normal olmak istiyorum.
Sabah benimle ayni derse giren arkadasim var, telefon acti bana, aradigini gördüm ama telefonu acmadim, sesini kapattim, aradan bir saat sonra bana geldi, kapiya vurdu, zile basti, ben yatagima yattim ve kapiyi acmadim, aradan bir iki saat gecti yine geldi, hala ayni sekilde yatakta yatiyordum, hic kalkmadim, yine acmadim kapiyi, bu birkac kez tekrar etti, biliyordum o beni merak etmeye basladi, evde olmadigimi düsündü ama yinede birkac kez gelip kapiya vurdu ve ben saatlerce ayni sekilde yatakta yattim ve kapiyi acmadim. Evde yokmusum gibi yaptim, saatlerce sessizce yatakta yattim, uyumadim, hic birsey düsünmedim, sadece öylesine yattim. Niye yaptim bunu, bilmiyorum? Son günlerde böyle seyler sikca olmaya basladi, öyle bos bos tek basina kalmaya calisiyorum, icimden en ufak birsey yapmak, agzimi acip birsey söylemek gelmiyor, sessizlige gömülmek geliyor icimden. Bu neyin baslangici? Niye böyle oluyor? Tek basina ve sessiz olmak istemiyorum, sebebini bilmeden sürekli aglamak istemiyorum, normal olmak istiyorum, sen gibi, o gibi, onlar gibi, sizler gibi, herkez gibi iste.
Kendimi, kendi icimde hic sevmiyorum, barisik degilim kendimle, icimdeki kisi baska bir yere ait sanki, baska bir yere, buraya degil ama.
Neler sacmaliyorum bilmiyorum?! Madem konusmuyorum, bari birseyler yazayim, belki ozaman uyuyabilirim diye düsündüm.

Belki. Ey Gaffur, suan bi sen anlarsin beni. Anlayan anladi.

Çarşamba, Nisan 30, 2008

kimler geldi, kimler gecti ..

aslinda misil misil uyumam gereken bir saatte, kafamin icinde dolasan ve hicbirini yakalayamadigim bin tane sey dolasiyor.
Blogla Istanbul stajimin disinda pek hasir nesir degildim son aylarda (yillarda), aslinda hep niyetim daha fazla yazmakti ama nedense bir türlü faaliyete gecemiyorum. Daha önce yazmis oldugum yazilari okudum, son yillarda ben neler yasamisim, neler yapmisim Göttingen e geleli diye göz gezdirmek geldi icimden. Baya da yasanilanlar olmus, unuttugum seyler, iyiki blogu yazmisimda yeniden okuyup hatirlayabiliyorum.
Eski yazilarimda tanimadigim bir sürü insanin yorumlarinida yeniden okudum, ve sonra merak etmeye basladim, acaba onlara noldu? Haliyle ben yazmayinca onlar yorum birakmadi ve haberlerinide alamadim. Özellikle Senem varki, onu cok merak ediyorum, bu yaziyi belki okur bilemem ama okursa da bir merhaba derse eger, gercekten sevinirim. Daha bir sürü anonim olarak not düsenler var, onlari da merak ediyorum ama aslinda kim olduklarini ve isimlerini bile bilmedigim icin ne desem bos simdi.
Wizkid vardi, bizim su Moskovali blogcu, Moskovayi terk edince blog alemini de terk ettigi icin ondan artik hic haber alamaz hale geldik, bazen istatistiklere bakiyorum, Misir dan giren varmi, acaba hala ordami diye ama izine rastlayamadim bu güne kadar.

Kimler gelmis, kimler gecmis, basligimda da yazdigim gibi, hem dolu ve ayni zamanda bos yasanan bir üc yili geride biraktim, üc yildir burdayim ve üc yildir bu blogu yaziyorum. Bende iz birakan bir üc yil gecti, hem güzel hemde kötü izler, büyüdükce hayattan aldigimiz dersler de büyüyor, bu üc yil icinde de büyük dersler aldim. Yok artik olmaz dedigim seyler yasadim, beklemedigim insanlarin beklemedigim yüzlerini gördüm, hersey degiskenmis bunu anladim, dostluklar, sevgiler, gercekler, hersey.

Bu üc yilin, yada daha dogrusu gecmis hayatima eklenen son üc yilin sayesinde güzel seylerde olmadi degil, oldu hemde cok güzel seyler oldu.
Önemli olan, ben olgunlastim, artik kendim icin daha dogru kararlar verebiliyor ve bana neyin ve kimin iyi geldigini biliyorum. Kendimi buldum, kendimi tanidim ve hayattaki yerime oturdum, busefer cok saglam oturdum.

Hayat cok güzel ve ben seviyorum, cok seviyorum, varmi ötesi?

s e v i y o r u m :-)

Cumartesi, Nisan 26, 2008

Gitar caliyoruz

Sizde benim gibi gitar calmaya cok heves edip de birtürlü basaramadiysaniz, iste firsat! Evde hic zorlanmadan, türkce egitim yapabilirsiniz!
Maksadim burda ticari bir amacla reklam yapmak degil, gercekten inandigim icin ve baska insanlarin da faydalanmasini istedigim icin sizinle paylasiyorum. Almanya da türkce Gitar egitimi bulmak pek kolay degil, ben bulamamistim, bulunca da, zaman ayirip ve para harcayip gitmek ayri bir konu.
Bu gitar egitim Dvd setiyle bir kere masrafa girip (büyük bir masrafda degil), evde kendi basiniza calisip ögrenebilirsiniz.
Gitar ve ses egitimi hakkindaki bütün bilgileri, sevdiginiz parcalari nasil calabilirsiniz, hertür bilgiyi ayrintilariyla bulabilmeniz mümkün! Fikir edinebilmek icin Youtube´e girip egitim hakkinda bir fikir edinebilirsiniz (link asagida).
Dvd ler dünyanin dört bir yanina postalaniyor, yani almanyada veya baska bir ülke de olmaniz hic sorun degil!

Eger ilginizi cektiyse direkt Öner yavuz´la -oneryavuz@hotmail.com- (asagidaki yazida irtibata gecebilmeniz icin gereken bütün detajlari bulabilirsiniz) irtibata gecebilirsiniz, yada bana -sevincigdem@gmail.com- mail atabilirsiniz, ben kendisine iletebilirim.

Müzikle kalin :)

GİTAR EĞİTİMİ SETİ DVD-VİDEO 14 SAAT GÖRÜNTÜ (14 VCD EŞDEĞERİNDE)

Youtube de "Online Gitar Dersleri Öner Yavuz" başlığı altında şu ana kadar yarısından azı (5 saat) yayınlanan online gitar eğitiminin 14 saatlik tamamı DVD eğitim seti olarak çıktı. (70 video-14 saat- 14 vcd süresinde ) DVD Setinin resmi ekde olup Eğitim videolarının içerdiği konular ve bölümler aşağıdadır.

Ücreti 40 ytl olan gitar eğitim setini bu linke tıklayarak www.gittigidiyor.com ÖNER YAVUZ GITAR EGITIM SETI kredi kartıyla ayda 4 ytl gibi taksit seçeneklerle alabileceğiniz gibi, Öner Yavuz tarafından adresinize gönderilmesini isterseniz 0555 557 69 18 - 0212 291 52 11 nolu telefonlardan Öner Yavuz´u arayabilir yada mail adresine
oneryavuz@hotmail.com
´a
yazabilirsiniz.


Video Gitar Eğitim Seti 70 video toplam 14 saat görüntü

İçindekiler
1- Gitar eğitimi hakkında; neden ve nasıl bir gitar eğitimi 05:55
2- Gitarımızla ilgili önemli noktalar 22:37

a) Hangi marka model teli almalıyız , kaç liradır.
b) Teliniz yıpranırsa çözüm
c) Solaklar hangi elini tercih etmeli
d) Burgular bozulur ya da sıkışırsa ne yapmalıyız
c) Gitarımızı uzun süre kullanmayacağımız zaman ne yapmalıyız
d) Gitarımızı nasıl temizleriz
e) Uzun süre sonra perdeler yıpranırsa
f) Gitarınızı netten akort edeceğiniz programın kullanımı
g) Hangi gitarla başlamalıyız . Klasik mi akustik mi elektro mu. Neden
f) Rahat oturuşlarda gitarı nasıl tutmalıyız
g) Parmaklarınjızdaki acıma ve nasırlaşmaya çözüm
h) Tırnak temizliğiyle ilgili kolay bir yol
i) İnternet için web camla video veya diğer ses kayıtlarını yaparken önemli
j) İnternetteki şarkıları nasıl çalabiliriz. Hangi arpej ritm ve akorları kullanmalıyız
3- k) Gitar satın alırken dikkat etmemiz gereken en önemli nokta nedir. Nasıl anlarız 12:52
l) Tellerin alçak olması neden önemlidir ve eşiği nasıl alçaltırız
m) Gitarın kırılan yerlerini nasıl tamir eder yapıştırırız
4- Gitarın tutuşu ve sağ eli kullanmayı, tellere vurmayı öğrenme 10:42
5- Sol el, perde ve tellere basmayı öğrenme ve aynı anda sağ el ile seslendirebilme 12:13
06- Nota yerlerini çalmayı öğrenme 06:12
07- Nota yerlerinde solo şarkı -
Artık Sevmeyeceğim 21:52
08- Nota yerlerinde 2. solo şarkı - Sevdan Bir Ateş 06:18
09- Ritm atmayı öğrenme.. 17:20
10- Parçalarda kullanacağımız ritmleri öğrenme
07:02
11- Uluslararası Gitar Festivali 05:40
12- Konser- Beste - Evrenin Sonuna Yolculuk. 03:59
13- Şarkılarda kullanacağımız akorları basmayı öğrenme.09:57
14- Ritm atarken akor geçebilmeyi öğrenme 08:29
15- Ritm ve akorla şarkı söylemeyi öğrenme ritmle
(Dünyalar Verdim.) 13:19
16- Anlasana- Haluk Levent. 13:19
17- Ela Gözlü- Haluk Levent. 13:38
18- Yollarda Bulurum Seni. 25:58
19- Sevdan Bir Ateş- Düş Sokağı Sakinleri 30:35
20- Sevenler Ağlarmış 09:30
21- Caddelerde Rüzgar-Nilüfer. 09:14
22- Yıldızların Altında. 09:54
23- Arpej atmayı öğrenme, şarkılarda kullanacağımız arpejlerin çalışmaları 09:54
arpejlere örnek şarkılar
1- Gözlerin, Z. Livaneli 2- Olmasa Mektubun,Yenitürkü
24- Şarkılarda Kullanacağımız Arpejlerle AkorlarıGeçmeyi Öğrenme 09:51
25- Arpejle Şarkı Söylemeyi Öğrenme
Dünyalar verdim 34:05
26- Beni Biraz Anlasana. 19:25
27- Sevenler Ağlarmış 15:38
28- Ela Gözlü 13:49
29- Caddelerde Rüzgar 13:20
30- Bu Kalp Seni Unutur mu 07:06
31- Sevdan Bir Ateş. 04:02
32- Ses Eğitimi- 09:15
a) İyi Şarkı Söylemenin yolları
b) Gesi Bağları- Uzun İnce Bir Yoldayım
33- Ankara'da 07:05
34- Cesaretin Var Mı Aşka- Gülay 04:10
35- Gülpembe- Barış Manço 07:43
36- Dağlar Dağlar- Barış Manço 05:55
37- İstanbul 'da Sonbahar - Teoman 06:45
38- Gidiyorum - Kıraç 10:01
39- Arkadaş - Melike Demirağ 02:32
40- Her Yerde Kar Var- Nilüfer 01:57
41- Bareli Akorları Ritm Atarken Geçmeyi Öğrenme 29:15
42- Dido - Kazım Koyuncu 02:24
43- Turnalar - Yavuz Bingöl 11:23
44- Bareli Akorları Arpej Atarken Geçmeyi Öğrenme 26:23
45- Ayrılık- Düş Sokağı Sakinleri 23:05
46- Olmasa Mektubun Yeni Türkü 01:49
47- Talihim Yok Bahtım Kara - Kıraç 06:57
48- Belalım- Sezen Aksu 05:03
49- Gönül - Fikret Kızılok 26:56
50- Ara Beni Ara Yar - Grup Merdiven 01:39
51- Çocuklar Gibi - Sezen Aksu 02:52
52- Gözlerin Zülfü Livaneli 01:31
53- Mutlu Aşk Yoktur- Zülfü Livaneli 01:36
54- Ayışığında Gözlerin - Kayahan 02:07
55- Üst Seviye Arpejler 02:47
56- Üst Seviye Ritmler, 1 Ritmde 2 Akor Geçme 24:34
57- Çoksesli 2 Gitar Gibi Çalma teknikleri- Arpeje bas ve melodi ekleme 29:45
58- Transpoze1 21:42
a) İleri perdelerde notaları bulma
b)Akor takibi yöntemiyle ileri perdelerde yüzlerce akor nasıl bulunur
c)Akor takibiyle şarkıları ileri perdelerden çalma

59- Ara Beni Ara Yar - Grup Merdiven, Sevdan- Sümer Ezgü 13:04
60- Transpoze 2 - Nota farklarını bulma yöntemiyle bir parçanın tonunu değiştirerek
farklı akorlardan çalma. Örnek parçalar 31:51
a) Gesi Bağları
b) Uzun İnce Bir Yoldayım
61- Akor Cetveli - 7 li 6 lı akorlar nasıl bulunur 11:52
62- Beste nasıl Yapılır. Çeşitli Doğaçlama beste örnekleri 33:00
63- Nota Eğitimi - 58:41
a) nota süre ve isimlerinin öğrenilmesi
b)Kısa zamanda Hızlı Nota Okuma Yöntemleri
c)Süreleriyle nota okuma çalışmaları
64- Nota yerlerimizde Soloyu Hızlandırma Çalışmaları 30:52
65- İleri perdelerde hızlı şekle göre solo teknikleri Çalışmaları- 26:04
a) Nota ve sese göre solo teknikleri
b) En çok kullanılan gamları öğrenme ve çalma
66- Akustik gitarın çalınışı, Pena kullanımı 19:27
67- Klasik-Güneş Topla Benim İçin-Z.Livaneli 02:27
68- Klasik- Asturias- İsaac Albeniz 06:04
69- Klasik- Beste- Öner Yavuz 03:04
70- Flamenco- Seguiriyas 01:46

Salı, Nisan 08, 2008

gün yüzü görmemis resimler ..

bu resimleri yüklemeye firsat olmamisti henüz o yüzden toplu halde, alakasiz alakasiz simdi yüklim dedim :

3ü bir arada :)

bacim :)
Simdi bu ne demek yaa???
Zeynebimin güzel gülümsemesi
Sevdiklerim ..
Seldosch ve Ciko


"günes li" haftasonu ..

Türkiye deki son haftasonumu Ankara da Ilknur la Muhittin ve Günesin yaninda gecirdim. Anlatamiycagim kadar cok güzel bir haftasonuydu, resimlerde de yansiyor zaten, kalbimi ankara da birakip gittim diyebilirim herhalde .. Birlikte Beypazarina gittik, bi güzel gezdik, yedik ictik (daha cok Ilknur la ben :)), cok eglendim cok cok güzel bir geziydi, günesle paylasilan zamani anlatmama gerek yoktur sanirim, o ayri bir sahanelik, boncuk gözlü Günes Sultanim benim;)
Minik Günesin biricik ailesi, sizi cok seviyorum .. birkez daha hersey icin cok ama cok tesekkürler, en kisa ama en kisa zamanda yeniden ayni havaya paylasmak dilegiyle ..


Boncuk gözlüm benim

Boncuk gözlümün miniminnacik ayagi .. manyagim evet :)

Ay ben o bakislarini yerim senin, yegenlerin en güzeli .. ham ham ..

Boncuk Sultan ve muhterem annesi :)

yolculuk baslasin :)


Yoldaki piknik usulü leziz kahvaltimiz :)



Ankaranin cevresi kurak olmasinin disinda aslinda güzel

Beypazari merhaba






Üstteki resimler, Beypazarinin sokaklarini yol boyu süsleyen görüntüler, yiyecekler, icecekler yapilan ikramlar öyle muhtesemdi ki, Ilknur la beni az kalsin Ankara ya yuvarlamak zorunda kalacakti Muhittin, zira hic bir ikrami geri cevirme yetisine sahip degilmisiz ;))










Alttaki resimler "Yasayan müze" den görüntüler, eski bir konak müze haline getirilmis ve kültürel etkinlikler ve faaliyetler sunuluyor, bunlardan birisi kursun dökme idi, ben dayanamadim Kursun döktürdüm, üzerimde de bol miktarda nazar varmis, aksini beklemiyodum .. dermisim :) kem gözlere siiiiis :) gecmise nostaljik bir tur yapalim hep beraber buyrun ..








Türk kahvesi keyfi ... buda baska bir kültürel etkinlikti :)

Ilknurum ...









Beypazari güveci ...manyak lezzetli, bunu daha farkli ifade edemem, sarmada evlere senlik, tam ev sarmasiydi, ben bi yedim bi yedim ..ay anlatinca bile mide spazmi geciresim geliyor

Beypazarinin meshur 79 gatli Baklavasi, Ikramlar arasindaki baklavadan yediim yetmiyomus gibi bide ac gözlülük yapip bu devasa iki dilimi de yedim, ve sonra yerimden kalkmakta zorluk cektim, ciddi ciddi, ama degdi ;)