Perşembe, Şubat 21, 2008

olmuyo olmuyo ..


söyle bi güzel türkiye heyecanina girmek istiyorum ama olmuyor. Nedenmi? enseme sinav cöktüde ondan! Cuma sabahi sinavim var, ve suan ders calisiyor(d)um, ama molaya ihtiyacim vardi, o arada bi postcukda yazayim dedim, fenada etmedim yani. Sanirim sinavi verdikten sonra kendimi türkiyeye gidiyomus gibi hissedicem, öyle umuyorum en azindan. Cuma gece saat 22.45de havalaniyom :) ders arasinda camasir yikayip ütü yapip bavul yerlestiriyorum, evde heryer heryerde bizim oranin deyimiyle, yani aradigimi buluyom, nede buldugumu anliyom, o bicim yani, anlasilmistir umarim?! Sayim isi bitti ama benimde pilim bitmis, bunu farkettim bugün, üstüne bide sac kestim bu aksam önderle bi alman kizin, sonra da necotla kaktüsü ziyaret ettim, necota benim odanin yedek anahtarini verdim, evde sadece birtane cicegim var, bu güne kadar benim zulmüme dayanip solmayan, ben gidince solmasin diye necot gelip suluyacak hep, aslan komsu :) aslinda onun evine birakacaktim ama sonra olmaz dedi, cicek senin elinde ölmedi, ama kaktüse dayanamaz, kaktüs eseler falan yazik olur dedi, sen döndügünde bos saksi vermek zorunda kalirim dedi. Bu arada Kaktüs necotun 5 yasindaki kedisi :)
yarin evi temizlemem lazim bide, böyle hanya konya usulü birakmak olmaz, gelince giresim olmaz esikten iceri, bilirim kendimi.
Kafamda sürekli kesin biseyleri götürmeyi unutucam korkusu var, böyle birsürü isin arasinda bavul hazirlamak eziyet oldu bana, ve eminim birseyleri unutucam, önemli seyler olmasa bari diyerek sakinlestiriyorum kendimi. Yarin temizlik disinda ööööölecok isim varki, hepsini not ettim unutmayim diye, postaneye gidicem, vergi dairesine gidicem, afis asmam lazim (öbür ek isim), sonra afis astigim yerlerin resmini cekip, onlari düzenleyip aylik rapor yazip yolliycam, kopya cektirmeye gitmem lazim, e bide türkiye ye gidecek birsürü ivir zivir almam lazim, o arada bide sinav öncesi günü, sinava son kez konsantre olup ezber yapicam, evet ezber, baska care yok, miniminnacik bir kopyacik da alirim yanima, her ihtimale karsi, hani birseyi hatirlamazsam eger tuvalete gidip bakmak icin, napim beyindeki kapasitede biyere kadar, doldu, daha da almiyo, denedim, bastirdim ama iiihiih almiyo.
Keske bi yardimcim olsa, bütün islerimi o halletse yarin, keske ..

Bu türkiye ye gitmeden önceki son yazim sanirim, bidaha yazamam, artik türkiyeden de internete girdikce yazarim azbiraz bisiiler.
Aklima bisii daha geldi, yazayim da kurtulayim, Avrupa yakasi ni izleyenler vardir aranizda herhalde, ben manyak bi hayraniyim dizinin, en son bölüm öyle güzel öyle güzeldiki sürekli bir karesi aklima geliyo. Osman abi Sacit le Sahika nin görüsmesini yasakliyor ve Sacit Sahikayi sevdigini anliyor ama bunu birtürlü kendine ve cevresindekilere itiraf edemiyor, sonra gülenay abinin mayis mayis arabeski sarkilarindan birinde kopuyor, salya sümük agliyor, ve duygulariyla yüzlesiyor, kendini daha fazla tutamiyor ve haykiriyor Sahikayi seviyorum diye, sonra Sahika da sevdigi seyleri sayiyor, en güzeli de bu : ne güzel ele geliyordu, lokum gibiydi..
iste bu cümlede koptum, yani birsey ancak bukadar güzel ifade edilebilirdi! Sahika balik etinde baya etli butlu bi kizcagiz, sacite de manyakca asik, ama sacit onunla zoraki bir beraberlik yasiyordu, sahika nin tipini falan begenmiyordu, kilolu buluyordu, aslinda manken hastasi bir erkekti, nitekim sahikadan ayrilinca aslinda zorunluluktan degilde, zamanla onu sevmis oldugunundan dolayi onunla oldugunu anliyor. Bence cok düsündürücüydü, aslinda hoslandigini sandigi kadin tipine cok zit bir kiza asik olmasi, demekki bizi kafamizdaki net olan kaliplar yönlendiriyor, o kaliplardan uzaklasip farkli seylere yöneldigimizde, o aslinda sevmedigimiz seyleride sevebiliyoruz zamanla. Anam simdi türkce olarak tam anlatamadim istedigimi ya neyse, siz beni anlamissinizdir :) ama cok güzeldi, izlemenizi tavsiye ederim, ben o sahneyi izledigimde kendi dünyevi komplekslerimden bir an siyrildim, amaan be ben de buyum iste, seven böyle sevsin, demekki balik etinde oluncada güzel olunuyo dedim .. ama bir an sadece :) sonra yine ay göbegim cikti, ay popom büyüdü, ay gene kilo aldim diye aynalardan uzak durdum, insanlik hali iste, dünyanin bütün derdi dururken bööle gecici seylere takiyoruz. Kendiyle barismali insan, ben hala calisiyorum bu konu üzerinde, anlasilan o ki, daha coooook calismam gerek cooooook.. !

simdi derse geri dönme vakti, hepinize de hoscakalin deme vakti, umarim ayrilik uzun sürmez ve Istanbuldan da yazarim bol bol. Kendinize iyi bakin, eger önümüzdeki günlerde herhangi gazetenin mansetinde olay bi haber okursaniz, icinde bide cigdem ismi geciyosa, bilinki kesin benimle ilgili bisiidir, istanbulda ortalik karismistir! gitmek var dönmek yok, hakkinizi helal edin ve mansetlere dikkat edin emi.

hepinizi birden kucaklarim!

beni unutmayin ..

4 yorum:

ayci dedi ki...

BENIDE AL YANINDA GÖTÜR :)

birde balik ekmek ye...birde...hic geri dönme...burda zaten yancak miyiz yakilcak miyiz belli degil...git bir daha dönme :(

benim icimden bu geliyor!

sinavin iiy gecsin - öpücük burdan!

istanbul :) seni bekliyor, birde balik ekmek...hayirli yolculuklar ve...denize selam söyle!

CigDem dedi ki...

aklima emrah geldi, hee kücük emrah hani diyoya .. götüüür beni gittigiiiin yereee :)

cebime sigabileceksen, hayhay emrin olur, sende gel :)
Balik ekmek rüyalarima dhai giriyor, istanbuldaki bütün balik ekmek stoklarini tüketmeden dönmek yok, almanyaya beni yuvarlamalari gerekecek, yada ucaktan iki oturak vermeleri, bunca balik ekmekten topacik olup dönecem, hirs yaptim :)

inan dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
CigDem dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.