Pazartesi, Aralık 20, 2010

tatil!

noel tatilini ailemle gecirmeye karar verdim ve bu gün tren biletimi aldim.

Aslinda Carola ile Amsterdam'a gitme planimiz vardi ama konaklayacak yer bulamadik, bulduklarimiz da cok cok pahaliydi .. ögrencilik haddimizi asmayalim dedik. Hem o hem ben, bu yili ailece gecirelim o vakit dedik.

Cok ihtiyacim da var buna .. sinirlerim cok yiprandi, Hastane olayini yeni yeni atlatiyorum üzerimden, hala sagligim yerine gelmis degil, üstüne bide bu sapik F olayi eklendi .. ailemle ve arkadaslarimla mutlu mesut bir hafta gecirmek ve iyi niyetli insanlar arasinda olmaya cok ama cok ihtiyacim var.

Allah herkese, ona dogru yolu göstercek aileyi nasip etsin. Allah herkese yanlislarini görüp de, ona dur diyecek arkadaslar nasip etsin. Allah herkese akil fikir ihsan eylesin.

Seviyorum sizleri, iyi niyetli ve vicdan sahibi ve sevgi dolu ailem ve arkadaslarim. 

Seviyorum sizleri.

Cumartesi, Aralık 18, 2010

dökeyim icimi .. bitsin bu iskence ..

ben akillanmam diyorum bosa demiyorum gercekten ..

su son iki hafta ömrüm boyunca basima gelmemis seyler yasiyorum .. insanlarin nasil baska bir insana sebepsiz yere öfke ve kin duyabilecegini aklim almiyor .. nasil camurun ve cirkefin icinde olabileceklerini hic hic almiyor aklim.

Twitterde ki üyeligimden cok memnunum cok tatli insanlarla tanistim, cok sevdigim insanlar var orda, sanaldan gercek hayata tasidigim dostluklarim olustu. Böyle güzel tecrübeler edinince benim algimda bir sorun oldu sanirim .. herkesin iyi oldugunu düsünmeye basladim. Insanin icinde kötülük olmayinca .. herkesi kendi gibi saniyor.

F. ile tanistim orda, almanya ya okumaya gelmis, ilk görünüste sözde cagdas ve iyi niyetli bir insan gibi duruyordu .. israrla telefon numarami aldi ve benimle samimiyet kurmaya calisti. 
Bu cabasinin ardinda ki gercek niyeti ne yazik  ki cok gec anladim. Twitterda cok sevdigim bir ablam var, onunla Istanbulda da sahsen görüstüm ve gercekten cok sevdim. Bu ablamizin almanyada bir erkek kardesi varmis, F. ile ayni sehirde yasiyormus, ablamizda iyi niyetli düsünüp kardesi ile F.'yi tanistirmis fakat ablanin kardesi F.'yi hic begenmemis ve bir daha görüsmek istememis. Olaylar aslinda orada basliyor .. ben abla ile tanistigim icin benimle bu samimiyeti kurmaya calistigini anladim sonra .. bana kendini iyi niyetli gösterip benden laf alma pesine girmis megerse, bende saf saf konusuyorum onunla .. ne bileyim söyledigim her sözü kendine göre cevirip iftira atacagini? Telefon numarami alan F., beni her aksam arar oldu, isten daha cikmadan telefonum caliyor hergün, hergün ayri bir dedikodu hergün ayri bi laf .. Ablanin kardesinin onu begenmemesi cok koymus ona .. bende asik oldu ask acisi cekiyor diye ciddi anlamda acidim, ve ona destek olmak istedim .. arkadaslar böyle günler icin vardir degil mi?

F. benimle öyle samimi ki inanilmaz .. bir yandan da onla ortak arkadas olan kisilerden uyarilar aliyorum, dikkat et o ariza, herkesle satasiyor kavga ediyor fazla samimi olma .. bu güne kadar kendi bildigimi okudum ya ben .. bu sefer de ayni hatayi yaptim .. 

Benimle tanismak isteyen F.'yi, islerimin yogunlugu nedeniyle bir yere gidemedigimden evime davet ettim .. kacinci hatayi isledim, sayar mi icinizden biri? arada kacirabilirim ben cünkü. Gercekten her insanin icinde aslinda iyi niyetin yattigina inaniyorum ben. ama bu inanci yitirmek üzereyim.

F.'yi 3 gün boyunca evimde misafir ettim, elini cebine sokturmadim misafirim oldugu icin .. ben alkol kullanmiyorum saglik sorunlarim yüzünden ama ona ragmen, ilk gece F'inn evimde zil zurna sarhos olup sabaha kadar sarhoslugunu cektim. Yok ben evime gelen kimsenin yedigini ictigini saymam, hayatta huyum degildir, aksine herkes rahat etsin gönlünün istedigi olsun diye dört dönerim. F'ye de aynen öyle yaptim ama karsiliginda iki haftadir yasadigim seyler beni sinir hastasi etmek üzere ..

Bu üc gün icinde F'nin gercek yüzünü de gördüm ... sanal ortamda hanim hanimcik olan kadin, gercekte agzindan küfrü eksik etmeyen ileri derece de rahatsiz biri cikti .. ilk aksam carola da bendeydi  ve F'ye tahammül edemedi .. birincisi cok sesli konusuyor, kesin 100 kere komsular rahatsiz olacak diye sesini yükseltmemesi icin rica ettim .. ikincisi hep kendi konusuyor ve kimseyi dinleme nezaketinde bile bulunmuyor, ücüncüsü sürekli bir kavga ve gerginlik halinde insana saldiriyor. Carola o haftasonu sirf benim icin Göttingen'e gelmisti ama bu kadin gidene kadar benimle görüsmek istemedi.

Bende oldugu sürece Twitterda birisi ile kavga icine girdi .. suclu olan kendisi oldugu halde, cocugun burnundan emdigi sütü getirdi ve cocuga karsi resmen bir linc girisimi baslatti. 24 saat cep tlfnundan ve benim bilgisayardan internette gecirdi zamani, sürekli birilerine küfür edip emir vermeyle mesguldu, toplasam belki 5 saat uyumustur kavga etmekten zaman bulamadigi icin .. Istanbulda ki o ablamizin yüzünden bu kavga ettigi kisinin ona bulastigini düsünmeye basladi .. ki bulasan kendisi ben sahidim buna .. gece benim telefonumdan ablamizin cep numarasini alip gece kac kere arayip sms atmis, sabah tlfdaki bagrismasina uyandim .. Ablamiz aramis ve onunla bagrsi cagris hakaret .. allahim yarabbim .. uyandigimda tek düsündügüm sey "ben bu cirkefin icine nasil düstüm?" oldu.
Ablamiz o gün mide kanamasi gecirip hastaneye kaldirildi.. niye? F. yüzünden .. kadina iki dakka rahat vermedi, dünyaya dar etti resmen kardesi onu istemiyor diye .. basina tas yagsa artik ya o ablamizdan yada benden bilecek.

Üc gün boyunca sadece tatsizlik cikmasin ve artik gitsin diye onu memnun etmeye calistim, bu üc gün bana üc yil gibi geldi .. bir insan nasil böyle cirkef olur allahim? anlayamiyorum!!!

Aksam oldu bindirdim otobüse ve derin bir nefes aldim artik bu kabus gibi haftasonu gecti diye.

Ayni gün F. beni kendine sahit ilan etmis, ben olan olaylara tanikmisim, ve bu kavga ettigi kisi kendine saldirmis hakaret etmis .. cildirdim .. suclu kendisiyken beni yalanci sahit etti bi de kendine .. yok yok .. bu kadarini kaldiramam .. sucsuz birine karsi bi de onunla bir olamam .. F.'den rica ettim, lütfen beni dahil etme diye .. ondan sonra bu kadin bildigin piskopat oldu .. yani resmen kitapta ki hali ..
Dersde cok okudum gördüm ama sahicisinin olabilecegine inanmiyordum ...

Pazarda calisirken, bilmem kac tane sms yolladi .. ama neler neler ..ben hayatimda böyle küfürler böyle hakaretler isitmedim .. silmedim hepsi duruyor ayrica .. saniye basi tlf aciyor .. ve acmadim artik tlflarini .. o kadar biktim usandim ki .. anlatamam .. en ilginc mesaji su "asaglik face'ime girdim sifremi degistirdin dimi, allahindan bul adi" .. soka girdim resmen .. pazarda calisiyorum ve böyle bir sms geliyor .. nasil bir hastasin ? ne yapayim ben senin sifreni de face'ini de?! hala elim ayagim titriyor düsündükce .. 

iki gün süren yazili cagrili tacizden sonra telefon numarami degistirmek zorunda kaldim .. baska bir care göremedim artik .. bana sms yollayamayan F. bu sefer mail yazmaya basladi .. beni facebook da bloklamisti, sonra bi aksam facebooktan mesaj geldi ondan, baktim bloku kaldirmis, firsattan istifade o ara ben blokladim onu .. yoksa her cani sikildigindan bloku kaldirip bana hakaretli küfürlü mail yazacak ..
O maili anlatamam size .. screenshotu duruyor sahiciside var .. hatta buraya yükleyim mi diye düsündüm .. bir insanin nasil fantazi gücü olmasi gerekiyor, o kadar hakareti, küfürü ard arda siralamak icin? bilemiyorum ... Aldigim tehdidler dudak ucuklatan cinsten .. "oha mafya mi bu" falan oldum .. cidden ilginc tehdidler aldim .. hatta basima bisey gelecek olursa, sorumlusu F' dir bunu da belirteyim buradan, cok cok ciddiyim sirf onda bu potansiyeli gördügüm icin, telefon numarasini, adini sanini, adresini, her biseyini yazip bi kenara koydum .. nolur nolmaz .. o cins bir sapik cikti bu kadin.

facebook da blokladiktan sonra bana bütün erisim yollarini kapamis oldum, bu sefer Twitter da zehirini kusmaya devam etti .... ve hala ediyor .. hergün bir kac arkadas F.'nin onlara yazdigi mesaji iletiyorlar bana .. hakkimda büyük capta bir karalama kampanyasi baslamis .. F. issiz, 24 saat evde oturup internet basinda ömrünü geciren biri oldugu icin, bunu yapmak icin yeterince vakti sanirim .. hergün hakkimda ilginc yeni bir iddia duyuyorum .. en son bana Balina demis ve bunu geyigini hala yapiyor ..
F. asiri derece de kilolu bir kadin .. facebookda ve twitterda yillar önceki fotolarini paylasiyor .. bende niye diye merak ederdim hep .. megerse aldigi kilolari kimse görmesin diyeymis .. simdi anliyorum bende .. onun hakkinda bütün özel seyleri dedikodu olarak yaydigimi düsünüyor.. herkese onun dis görünüsüyle ilgili birsey söyledigimi saniyor .. ama ben hic birsey söylemedim simdiye kadar .. neden insanlarin kompleksleriyle insanlari kücük düsürmeye calisayim? ben o kadar aciz degilim .. ben onun hakkinda sisman oldugunu söylemeden o benim balina oldugumu yaymis .. asilsiz oldugunu biliyor, sonucta beni görenler de biliyor olup olmadigimi .. bana kimse inanmasin diye benden önce o öyle birsey yaymis .. iyi de F., ben senin gibi degilim ki .. ben hayatinda her zaman kimseye zarar gelmemesi icin cabalayan biriyim .. 

Senin gibi baska bir insan da tanimiyorum .. bu kadar acimasiz, vicdandan yoksun insanlari kücümsemek isteyen .. baskalarinin mutlulugu onu o kadar cok rahatsiz ediyor ki .. mutlu olmalarina engel olmaya calisiyor .. ona karsi gösterilen iyi niyeti bile ayaklariyla cigniyor .. o burdayken disarda tipi vardi ve camimin altinda bir kedi miyavlayip durdu, cami acinca da iceri atladi, ben o kediyi eve aldim diye F. alerji olmus , sokak kedilerini evime dolduruyormusum .. bu söyledigi seyler icinde ki en masumu .. ben bir ögrenci yurdunda yasiyorum, kendisi münihin en zengin semtinde yasiyormus ve sokak kedisi yokmus orda .. iyi de almanya da zaten sokak kedisi yok ki?! birakayim da tipi de donsun mu hayvan disarda? anlayamiyorum .. bu anlattigi seylerden kendisinin ve baska insanlarin zevk alip ta dedikodu yapmasini  ve bu anlatilanlara itibar edilmesi .. demek ki ona itibar edenler de onun gibi .. cidden sinir sistemimi cok yipratti bu cirkef kadin ..

Hala onun tek bir özelini kimseye anlatmis degilim .. anlatacak cok ama cok seyim varken .. o beni sürekli dilinden düsürmüyor ..ne kadar kiskanilcak bir hayatim varmis megerse .. F.'nin sayesinde anladim ..

Evime aldim, üc gün yedirdim icirdim, memnun etmek icin elimden geleni yaptim, bana bagirmasina ve arkadaslarimdan tut, bana ve bindigimiz otobüsün soförüne bile cemkirip beni rezil etmesine sesimi cikarmadim ..  simdide olur olmaz en agir seylerle itham ediyor beni .. ne kadar yalniz ve acizmis .. ne kadar mutluluktan ve huzurdan yoksun .. allahim akil fikir ihsan eyle ona .. acil ..

ölür müsün, öldürür müsün?

Salı, Kasım 30, 2010

ofis de is yok, yazi yazim bari ..

aynen baslikta dedigim gibi .. su an cok sessiz ofis, telefon calmiyor, gelen giden de yok e bari bir yazi yazim de icimi dökeyim dedim.

Icimde dökecek bisey yok tabi ama laf olsun torba dolsun iste.

Dün aksam nasil yorgundum nasil yorgundum anlatamam, aksam erkenden yatayim dedim, erken dedigimde saat 23 yani, ama benim icin erken, normalde 1 veya 2de yatan biri icin .. neyse sabaha saati kurdum ama uya kaldim. Gec yattigim günler sabah erkenden kalkan ben, erken yatim uykumu alim dedigim gün yataktan kalkamadim. pesss yani.

Demek ki neymis? alismadik göt'de don durmazmis! ne yatiyosun tavuk gibi erkenden bak sonra böyle oluyor.

Sabah okulda verdigim dersden sonra, kostur kostur eve, üstümü degistim, 3 kat corap, tayt, 1 uzun kollu, 1 kisa kollu t-shirt, üzerine bide termo kazak, bere atki eldiven, ciktim evden, Üniversitede ki bu isime geldim.
Burada Paydos edince ver elini Pazar, bunca kiyafet hazirlik Pazar icin, hava hergün biraz daha soguyor, öyle sIkI sIkI giyinmezsem isim zor demektir! aksam 22ye kadar donarim soguktan!

Dün de sIkI giyinmeme ragmen ayaklarim donduuuu! bugün tedbiri elden birakmadim ve bir cift kalin corap daha giydim, etipuf gibi oldum ama yeter ki üsümeyin, yoksa aksam 22ye kadar zaman gecmek bilmiyor.

Bana Alkol halen yasak, acik söylemek gerekirse pek aramiyorum ama Pazarda o soguk havada, litrelerce sattigim o soguk saraptan bir yudum bile alamamak, alip isinamamak, nasil aci bi bilseniz :))

Basa gelen cekilir hesabi, tabiri caizse hayvan gibin calismaya devam.

Pazartesi, Kasım 29, 2010

Fış fış kayıkçı ..

uykusuzum cooook!

Isdeyim, ve literlerce kahve icmeme ragmen ayilamadim bir türlü.

Gece saat dört bucuga geliyordu nihayet uykuya daldigimda. Evde olmaya öyle bi alismisim ki, uykum gelmedi, sonra isin derdi sardi beni sabah yaklastikca. Ne menem bi durum yarabbim.
Sabah evden ciktigimda her yerin Bembeyaz oldugunu görmek gönlümü nasil sen etti anlatamam, baya baya kar yagmis ve erimemis, ve halende yagiyor :) yasasinnnn :))) valla cok seviyorum!
Suan ofisten disariyi seyrediyorum, gözüm o karlara dalip dalip gidiyor, böyle dalar giderken, cocuklugum geldi aklima, ilk okul yillarim. Ben böyle cok dalip giderim, taa cocuklugumdan beri.

5inci siniftayken yine böyle dalip gitmis, gözlerimi tavana dikmistim ki Ögretmen yanima gelip, dizlerinin üstüne cökmüs ve benim tavanda neye baktigima bakiyordu. Ögretmeni fark ettigimde irkilip kendime gelmistim, sanki o an ben orda degildim yeni gelmistim, öyle kendi dünyama dalip gitmistim, simdi halen bazen böyle oluyor.

O zaman cocuk oldugum icin, benim bu dalip gitmelerim ta ilkokuldayken farkli seylere yorulmustu, okul hekimi ailemin beni göz doktoruna falan götürmesini söylemisti, bunun üzerine saglam olan gözlerime ragmen, bir gözlük sahibi olmustum, ve cok cok cirkin ve kalin bir gözlüktü. O gözlügü ben daha sonra kirmis, ve anneme kazara kirdigimi söylemistim. Zaten dünya güzeli olmayan ben, o Harry Potter gözlükleriyle korkunc bir hal almis ve alay konusu olmustum. Sah'dim sahbaz oldum bi nevi, kirmamin sebebide, okulda sürekli gözlük yüzünden öbür cocuklarin benimle dalga gecmesiydi, bir süre sonra tahammülüm kalmamisti bu duruma.

Göya gözlerim iyi görmedigi icin yoruluyormus ve o yüzden dalip gidiyormusum ben.
Bana sorsalardi ben onlara söylerdim gercegi, "dalip gidiyorum cünkü benim kendi dünyam var, o dünyam da hersey cok güzel, benim hayallerim var, tozpembe ve bembeyaz, dalip gidince mutlu oluyorum sadece" diye.
Ta cocukken bunu hissetmis olmam su an bana bile tuhaf geliyor, hislerimde birseyin degismemesi daha da tuhaf, hala dalip giderken ayni seyi hissediyorum.
Kendi kafamin icinde kurdugum dünya ve hayat, bana gercek hayattan daha cazip geliyor, mutlu ediyor, dalmak o dünyaya kacmak gitmek ve bu dünya ile bagi koparmak gibi birsey.

O yüzden yagan kar'i seyrederken dalip gitmek istiyorum, su an ne telefon calsin ne de bir ögrenci gelsin istiyorum.

Dalip gideyim ve bir daha dönmeyeyim kendi dünyamdan.

Çiğdemim

İlk baharım, muradımsın, yazımsın
Seni benden ayıramaz kimse ,
Sevincimsin, hayalim , hazımsın
Tarifine yetmiyor ki söz Çiğdemim

Gecem senle aydınlanır hoş olur
Günüm sensiz zından olur boş olur
Bir gülüşün şairligime söz olur
Gözlerimi doyurdun çiğdemin

Çiçekleri kıskandıran üzen sen!
Dizlerimin bağlarını çözen sen!
Anneme gelin olacak sen,
Soyadımı ismin ile yaz Çiğdemim

Ayrılığa meyil verir seçersem
Kanım aksın şerbetini içersem
Senden evel bu Dünya'dan göçersem
Mezarımı yüreğine kaz ela gözlüm 

bu siiri Internette kendi adim soyadimla arama yaparken buldum. 

Ha simdi soracaksiniz ne diye kendi adini arar sorarsin,  bende simdi derim ki, "sorma niye, iste eyle" :)) yok yani var mi ismimle ilgili benim haberim olmayan bir yayin falan diye paranoyak bir fikir iste. Neyin paranoyasi bilmiyorum :)

Tekrar diyorum, ey gugil sen cok yasa, hayatimda oldugun icin minnettarim sana :))

Seneeeeeeeem .. yorumlarini okudum bir cirpida, önce mailime sonra gönlüme düstüler :))) keske buralara yolun düsse de, 40 yil hatri olan bir kahve ikram edebilsem sana :)) cok sevinirim gercekten!

Siire dönmek istiyorum yine, yazan kisinin ismi Serkan Karatay, acaba Cigdem isminde sevdigi mi vardi, ona mi yazdi ki ne? acaba acaba .. Nasil sevmis olabilir ki, eger gercekten öyle olduysa? Misal ben cok siir yazarim, asikken yazarimi he ya, ama ask acisi cekerken muazzam sair olurum, degme gitsin.

Benim icin böyle siirler yazan bir adam olurmu acaba bir gün, diye düsünmeden edemedim. Varsa öyle bir adam sayet dünya da, hangi ana dogurduysa, hürmetlerimi iletir öyle bir adami dogurdugu icin ellerinden öperim anacigim (tabi full mode on, adam beni dünyanin en mutlu kadini yapiyorya, doguran kadina tabiki simdiden ana derim ben yani, onunda beni kizim diye bagrina basacagini umarak). Ah bi'de hayaller gercek olsa. Siirden de gectim artik, ilk önce bi cikip gelmesi lazim.

Bekleye bekleye agac ettin sen beni yahu. Buradayim ben hala.

ilginc. hay cigdem sen ne ilginc bi insansin ya, oturup seni yeniden taniyasim geliyor bazi bazi. al sana bi tokat. srrraaaak.

-Merhaba ..

Pazar, Kasım 21, 2010

Üşeniyorum Öyleyse Yarın!

bu basligi attim, cünkü hem bu kelime oyunu cok hosuma gidiyor hemde benim suan ki halimi gayet güzel anlatiyor.

Nasil üsengecim anlatamam! cidden anlatilacak gibi degil, Hastane falan derken, dinleneyim derken iyice tembellestim artik ben. Nasil u-dönüs yapicam bu durumdan bilemiyorum.

 Ailemin yanindayim suan, Bayram gayet coskulu ve güzel gecti buraya gelince, sabah Baklava aksam Kavurma, güzel bir üclü olduk. Dört gözle yeniden spora baslamayi bekliyorum. Vallahi!

Yazmak istedigim bir cok sey vardi aslinda, simdi basina gecince uctu gitti yine. Sosyal bir mesaj vermek istemiyorum topluma, ne haddime, öyle aklima geldigi gibi yaziyorum iste ben. Bu blogun bi günlük oldugunu unutmayalim lütfen :)
Sagda ki fotolarda bi annemin mis gibi ev Baklavasi vardi (offf ne ala biseydi yarabbim) .. ve bide Güncelin Bayramin ilk gün Firindan aldigi Baklava var .. bi önce bi sonra cekilmis foto tabiki :) o Baklava da cok nefis di .. Bu Bayram bana 5 Bayram yetecek kadar tatli yedim valla ...

Ben Sigarayi biraktim! yehuuuu :)) evet evet biraktim! bende inanamiyorum halen, benimki si bir protest iciciligiydi daha cok her zaman, kime niye protest, acaba bir gün anlatirmiyim bilmiyorum, cok ciddi ve cok özel bir mesele cünkü. 
Neyse bu protest durumundan icaben, ben inadina iciyordum, ve sirf bu yüzden birakmiyordum, cok icmiyordum ama allahtan, yani ezeli bir tiryakiligim hic olmadi, dedigim gibi Protest icicisiydim ben.

Hastalandigim haftalar, hastanede yatisim derken bir aydir ben sigara icmiyorum ve ayin sonunu ne kadar rahat getirebildigime sasiriyorum. Cüzdanimda sürekli para var, yemin ediyorum eskiden öyle degildi, Sigarayla beraber harcaniyormus para. Sigara zaten cok pahali birsey, ama sigara icince, yok cikalim bi kahve icelim bi takilalim falan derken, yemisim ya ben parami hep. Simdi ise, harca harca bitmiyor sanki param, gayet güzel bir durum acikcasi, benim harcamalarim ne kadar azmis megerse, haftada en fazla on euro harciyorum mutfak masrafina, egerki yemekhanede yemek yemez ve disariya cikmazsam. 
Gurur duyuyorum kendimle, cok ciddiyim. Sigarayi harbi biraktim.

Daha ne yazim diye düsündüm, yazacak birsey bulamayinca susmak mi lazim acaba? Haftaya Noel Pazari basliyor, ve ben yine ayni Stand da calisicam, aslinda baska bir Stand da is bulmaya calisacaktim ama Hastaneye yattigim icin basvuru yapamadim ve yine bu Stand'a kaldim. Gecen Yil parami caldi icinizden biri diye bir sürü Tantana yapmisti Stand sahibi, o gördügümüz muameleden sonra kesin onla calismam diyordum ama mecbur kalinca böyle oldu iste.
Eminim ki kadin kendisi cebe atti parayi, ortaklarina yutturmak icin hirsizlik hikayesini uydurdu bide üstüne üstlük bizi zan altinda birakti, bir ay boyunca hayvan gibi calis o buz gibi sogukta kar kis demeden, bide böyle bir seyle suclan .. hic hos degildi .. ama paraya da cok ihtiyacim var .. yapacak birsey yok.

Yani sizi Göttingen de, Johanniskirchhofun hemen basinda ki Stand'a bekliyorum arkadaslar, sicak sarabimiz vardir, alkolsüz icecekler de var .. gelipte oradaki zamani güzel gecirmemi saglayacak herkese duaciyim!

Dipnot: benim canim yine Sütlac cekiyor. Yandik.

Salı, Kasım 16, 2010

Herkeşlerin Bayramı kutlu mutlu olsun ...

Cumartesi, Kasım 06, 2010

agladikca, dilden dile ..

Video da "agladikca Isanyolca" diye yaziyor ama aslinda bu agladikca'nin Ibranice söylenmis versiyonu.
Bence muhtesem .. mutlaka bu parcayi bir kere de Ibranice dinlemeniz gerekiyor...!


ben bu zamanin ..

yapmak istedigin bir sürü sey varken, yada misal tatildeyken, ucar gider zaman.
Böyle dakikalari sayarken duruyor sanki. Gecsin istiyorum, hemen cikayim istiyorum, cok sIkIliyorum..cok.

Hastaneden hic memnun degilim, kendimi doktorlarin elinde oyuncak gibi hissediyorum, durumum ile ilgili tam bilgi almam mümkün olmadi hala. Ameliyati safra kesesinde tas var diye yaptilar, ama tas falan bulunmamis, sonuc olarak rahatsizligimin sebebini ve devaminda ne yapilacagini bilmiyorum, hic bir bilgi veren olmadi.
Sabah hemsire, bi sabah bide aksam yutulmak üzere hap verdi, ne oldugunu bile bilmiyor, doktorun emriymis, yutmadim, önce neyi yutmami istiyorsunuz bilmek isterim, ondan sonra belki yutarim dedim, doktoru cagirdi.
Kendimi hakkaten ciddiye alinmamis ve önemsenmemis hissediyorum, yoksa niye hala hastalik sebebimi bulunamiyor??

Antibiyotik tedaviyi yeniden baslatacaklarini söylediler, dün gece bekledim, gece antibiyotigi damara takilacak diye, gelen giden olmadi, en soon kalktim hemsire odasina gittim ve sordum, antibiyotik takilmiycakmi diye, hemsire dosyama bakti "aa evet takilacak ama gündüz vardiyasi not etmemis bunu" dedi, yani ben gidip sormasam tedavi bile yarim yamalacak yapilacak.

Simdi soruyorum size, böyle bir hastaneye nasil güvenip kendimi birakayim?

Antibiyotik icin damara yeni igne takilmasi gerekti, daha önce takilani cok canimi yakiyordu, yerinden kaymisti, hemsire nöbetci doktoru cagirdi, gelen doktor beni direkman "Doogie Howser kid doctor" dizisine götürdü zihnimde :)) doktor 30 yasinda, görünüsü 23 gibi olan, endonezyali Dr. Suleiman :)

Endonezyali olmasi tabiki sorun degil, karsimda cocuktan bozma bi Doktor görünce sasirdim dolayisiyla, yasini falan sordum o derece sasirdim yani :))
bknz.: Fotoda Hastanede internete giren ben :)

Gece cok korktum ben ya, hani karabasan denilen bisey varya, hih iste galiba ondan oldum, yeni yatmistim daha bir saat falan olmamisti, karin üstü uyuyodum, ve cidden üzerimde bir agirlik hissettim, uyanik gibiydim ama uyuyordum, sanki bir karalti camdan iceri girmis sirtima oturmus ve elimi kollarimi tutuyor gibiydi, ben saga sola hareket edip yataktan düserek üzerimde ki agirliktan kurtulmaya calistim, yani yataktan düsersem belki yanimda ki bayan uyanir ve hemsireyi cagirir ve o beni kurtarir falan diye gecti kafamdan. Cok korkunctu ya, öyle debelenirken birden kendime geldim ama nasil korktum, hemen yorganin altina girdim, camdan bakmaya korktum, sanki her an biri girecekmis gibi iceri, ki mümkün degil 4. kattayim,cok korktum ya, o an hemsire gelip nabzimi ölcse sok olurdu sanirim, zor bela geri uyumusum öyle.

Bugün cook dingin gecti, kahvalti-ögle yemegi-aksam yemegi arasinda uyuyarak, internete girerek gecirdim. Saat 15 gibi Eren geldi, bi saat yanimda kaldi, Hastane büfesinden kakao alip ictik, muhabbet ettik, Güncel de gelecekti, ama bu saat oldu hala gelmedi, yolda nereye takildi, ne yapti, hikayeyi cok merak ediyorum cidden :)) Karsi binadaki hasta odalarini inceledim bide bos bos camdan bakarken, anam ne bilim aksiyon olsun diye iste :)

Victoria ile telefonlastim,Carola yarin Göttingene gelecek dedi, ama Carola ile de telefonlastim öyle biseyden bahsetmedi bana, haftaya gelecek diye biliyorum, sonra acaba sürpriz mi yapacak bana, Victoria agzindan mi kacirdi ki yoksa ? diye düsündüm, vallahi sürpriz olur, bakalim bi nolcak yarin, merakla bekliyorum.

Bu arada hastane de olmam bana iyi ve kötü gün dostlarimi gösterdi, gercekten iki elim kanda olsa bile, derdi oldugunda kosacagim insanlar vardi, arayip gecmis olsun bile demediler, ben kimsenin ziyaret etmesini beklemiyordum, kimseye karsi öyle bi beklentim yok, ama gecmis olsun denmesi en azindan herkesin yapabilecegi birseydir, yapmiyorsa, eyvallah.

Anladim ben artik sol yanim kimlerden ötürü bos kalmaz, harbi anladim. 
Ah cigdem, salak cigdem.

Cuma, Kasım 05, 2010

son perde

Hastane macerasinin son perdesi insallah.

Carsamba günü taburcu olan ben, ayni günün aksami yine ayni sancilar ve kusma ile acilde buldum kendimi yeniden. Serum taktilar, damardan agri kesiciyi verdiler, kan aldilar, ve tahlilde inanilmaz sonuc, kan degerleri nerdeyse bir haftaki duruma dönmüs yine! sanki hic tedavi görmemisim gibi.

Sinir sistemimalt üst oldu, o kadar agridan tedaviden sonra, iyilestin diye eve yolladilar ve ayni gün tekrar gel ve iyilesmedigini ögren.  Sinirlerim bosaldi, hüngür hüngür agladim, hemsire geldi omzuna aldi beni falan, ne icler acisi bir haldeydim kim bilir. 

Bu gece kalman sart dedi doktor, ultrasonla bakti tekrar ama cok bi sonuc alamadi, bende direttim kalmam evime gidicem diye, zira evden bi pijama getirenim bile yok suan, arkadaslarimdan kimse Göttingende degil, iyi Güncele desem canla basla toplar getirir evden ama ya donuma varana kadar ona mi getirteyim simdi ? yok kalmam diye dövündüm durdum, en sonunda Doktor, ancak imza atarsan mesuliyetin kendine ait olduguna dair ve yarin yatmak üzere gelirsen, o zaman cikarsin dedi, ok dedim attim imzayi.

Kolumda serum ignesi, öyle eve gittim, yolda annemi aradim, hala cesmeler fora, hüngür hüngür, valla sinirlerim cok bozuktu.

Eve gidip camasir yikadim, cantami hazirladim, herseyimi hallettim, öbür gün ögleyin geldim Hastaneye beklettiler iki saat, yeniden kan alindi, uzman Doktor yeniden ultrasonla bakti ve simdiye kadar yok yok denilen taslari buldu safra kesesinde, büyük bi ihtimalle Pankreas iltihabina yol acan da bu birtürlü bulunamayan taslar olmus, ve taslar yüzünden tedavi de sonuc vermemis. Taslar damarlari tikamis ve hem pankreasin hemde dalagin iltihabina yol acmis. Dalagin iltihabi da bonus olarak kapak oldu bana, bu uzman doktor farketti, bundan önceki hic bir doktor anlamadi. 

Bu sabaha ameliyat saati verildi, saat 7.30a, 8 gibi ameliyata girdim, 11de odama getirmisler, oda arkadasim söyledi, ve ben aksam 18e kadar uyudum, arada bi agridan uyanip agri kesici istedim, saat 15di galiba, doktor gelip damara bi sise takti.
Hayal meyal sisenin cok yavas damladigini gördüm ve feci bi agri ile kivraniyordum, midem bulanmisti agridan, elimle uzanip vidasini gevsettim, ve siseden resmen akiyordu sivi damarima, aninda bi rahatlama hissettim, agri cabucak gecti sivi aktikca, ayni anda camdan disari bakiyordum, camda Windows Colordan yapilmis ve cama yapistirilmis bir ucurtma vardi, agri kesicinin oluk oluk akmaya basladiktan sonra, ucurtma sanki ucmaya baslamis gibi geldi bana, sonra baya baya gözümün önünde ucuyordu ucurtma. 

Salak salak aaa ne güzel diye izlerken bi an kendime geldim, kafa yapti ilac galiba, dozaji birden damarima verince, o bilincle uzandim ve vidayi geri siktim, ama bedenimde inanilmaz bi rahatlama ve gevseme vardi, kendimi yayilan hamur gibi hissettim :) sonra uyudum aksama kadar, hemsire aksam yemegine uyandirdi ve yemek yedim oleeeeey :))) 

insallah yarin tedavinin sonuc vermesi icin ac karnina olman gerekiyor demezler yine .. valla sinirlerim iyice harab olur o zaman :)

ya sevgili günlük ve sevgili arkadaslar, bütün bu agri sizi arasinda, agri kesici  ile kafa yapmayi da basardim ve ucurtmaya can verdim, kendimle gurur duyuyorum suan ;)

ama cok tuhaf bir ruh hali icindeyim, agladim ya acilde bir sürü, aglayisim birazda yalnizligimaydi, ben orda yalniz agri icinde yatarken, yan yatakta bi kadin vardi, ve basinda esi yada sevgilisi yada ne bilim nesi vardi, sefkatle basini oksuyordu kadinin, onlari görünce daha katilarak agladim, cok kötü oldum, annem babam uzakta, ve onlarin disinda basimi sefkatle oksayacak kimsem yok hayatta.

yapacak bisey de yok.

Pazartesi, Kasım 01, 2010

ben böyle sansin ..

Tatilim bitti coktan -  gecen hafta Sali günü Almanya ya döndüm .. ama ne dönmek! Sali gecesinden bu yana Göttingen Uniklinikum dayim. 

Evet dogru okudunuz. Allahtan Hastane de internet var.

Tatilimin son 5 günü zehir oldu, mide agrilarim basladi, hani mayistan bu yana cektigim, nedeni bir türlü bulunamayan, sonra bakteri var ondandir denilen. Megerse hic bir doktor bilememis nicin agrilarim oldugunu. 
Neyse tatilimin son 5 günü fena halde sancilanmaya basladim, son iki gün kusmaya basladim, sürekli yedigimi cikardim. Dönüsümü kusa kusa yaptim, ucakta, trende, her yerde mutlaka saat basi bi kustum, aksam 22.45 de Göttingen Garina geldigimde kendimden gecmek üzereydim, hem sancilar hem kusmanin verdigi halsizlikten ötürü, gar'dan taksiyle eve gidip esyalarimi biraktim ve ayni taksiyle Uniklinikum'a Acile gittim.

Kaydimi yaptirdim ortaligi kusmuga buladim ve beklemeye basladim, sohuk terler attim bir saat boyunca beklemem gerekti, sonra acile alindim, sikayetlerimi söyledim, ultrason yapildi, kan alindi tahlil icin, o arada sancilarim feci derecede artmaya basladi, yine kusmaya basladim, ortalik kusmuga bulandi (düsününce yine kusasim geliyor), ardindan damardan agri kesici ve mideyi yatistirici bi ilac takildi, ardindan serum takildi, doktor bu gece burda kalirsin tam olarak hastaliginin sebebini anlayana kadar dedi. 
Zaten o halde kovsa da gidecek durumda degildim ki ben! 
Bir ara Hemsire ile kapistim, sancilar öyle fecidi ki, dayanamiyordum, "nolur agri kesici verin, morfin verin" diye yalvardim, ama damardan verdikleri her agri kesiciden sonra yine kusmaya basliyordum, o yüzden hemsire önce mide ilaci verecegini söyledi, ben hala yalvarmaya devam ediyordum, vallahi cok cok cok feci canim yaniyordu, tarifi mümkün degil. Hemsire bana bagirdi, kusuyorsun sürekli, önce mide ilaci, anladin mi diye. pisssstim kaldim :)
Sabaha karsi kan tahlilleri geldi, o arada ben sürekli kusmaya devam ettim, agrilarim da gecmemisti. Kan tahlillerinde ileri derece de Pankreas iltihabi oldugu cikti ortaya. Megerse Maysidan bu yana benim derdim buymus, ve simdiye kadar yapilan bütün tahliller arastirmalar bosunaymis, daha önce hastaneye yatisim ve yapilan igrenc arastirmalar, ay düsünmek bile istemiyorum.

Öyle oldu iste, Carsamba sabah odama getirdiler, suni beslenmeye alindim, litrelerce Serum, antibiyotik ve agri kesici yedim boynumda ki damara takilan hortumdan. Cumartesi günü gidaya gectim, simdi cok cok iyiyim, agrilar gecti, arada bi mide de bi agri oluyor, o da normal artik ama :) insallah yarin yada sali taburcu olurum diye ümid ediyorum!!!

Cumartesi annem ve babam geldiler, cok moral oldu bana :) Elitza sagolsun, Bulgar arkadasim, ben hazirliksiz gelmistim acile, burda kalacagim hic aklimdan gecmemisti, evden esyalarimi o getirdi hep, cok ilgilendi, iyi ki burdaydi, allah razi olsun.

Bu hastane macerasi yüzünden Bochumda ki Kongreyi kacirdim maalesef. Hani burs icin bas vurmustumya ben, iste burs icin secilmistim, cok sevinmistim, Carsamba sabah Kongre icin Bochuma gidecektim, nasip degilmis :(

Tatili sorarsaniz eger, cok güzel gecti! Istanbul cok yagmurluydu ama ona ragmen güzeldi. Iki gün Kas'a da gittim, muhtesemdi Kas, cok sevdim! Hastaneden cikinca fotolarinida paylasirim insallah sizlerle.

Bu arada sürekli "cirkin" diye tiklayan bi kisi var, ben kim oldugunu biliyorum, haberin olsun.

Bidaha ki yazimi evimden yazmayi umud ediyorum arkadaslar, insallah görüsürüz :)

Cumartesi, Ekim 16, 2010

Ankara dan abim gelmiş ..

Abim yok, dolayısıyla Ankaradan da gelmedi ama ben Ankaradan bırakıyorum bu yazıyı :))

5 Ekimden bu yana Vatanımın topraklarındayım, İstanbuldan başlayıp, gezmeye Ankaradan devam etmekteyim ve inşallah Ankaradan Kaş'a geçeceğim ve sonra 26 Ekim de İstanbuldan güle güle diyeceğim .. istemeye istemeye .. 

Bu tatil bana inanılmaz iyi geldi, son ayların bütün sıkıntısını yoğunluğunu aldı bir anda omuzlarımdan, nasıl hafifledim nasıl mutluyum anlatamam! İstanbulda neredeyse her akşam rakı balık mevzusunun dibine kadar indim, gayette mutluyum bundan ve bu hızı kesmeye hiçte niyetli değilim! 
Bir sürü harika insanla beraber geçen harika günler!

Canım Arkadaşım Emrenın yanında kalıyorum İstanbulda, İsmet annem de sağolsun bi kuş sütüyle beslemediği eksik vallahi :)

Şimdide Ankara da İlknurumla Muhittinim ve Güneşimdeyim,yani keyfim deli gibi yerinde :))
Salı günü Kaş'a geçmeyi düşünüyorum, Cumaya da İstanbula dönerim belki .. yani tatilin her gününü keyfime göre düzenleyip keyif almakta kararlıyım .. dinlenmekte kararlıyım!

Ve harika fotolar çekebilme fırsatına eriştim İstanbulda .. ruhum öyle dinlendi ki foto çektikce .. tekrar tekrar anladım ki iyi ki başlamışım iki yıl önce bu foto işine ve iyi ki Canon eos'umu almışım ve iyi ki taksitleri bitmiş geçen ay :))) çok seviyorum Fotoraf çekmeyi .. bi sergi açmayı kafama koyacak kadar hemde ;) bütün fotolarım dönüşümde paylaşırım mutlaka!

Şimdilik kendinize çooook iyi bakın .. 

mutlu mesut bir kizdan sevgiler hepinize!

Perşembe, Eylül 30, 2010

seytan aldi götürdü mü acaba?

Ofisin anahtari bulundu!!!!
son günlerin en güzel haberi oldu bu. Dün central Campüsde birisi bulup anahtari güvenlige vermis! Vay anasini diyesim var! nasil sevindim nasil anlatamam.
Üzerimden öyle bir yük öyle bir agirlik kalkti ki inanilmaz!

Isdeyim, tuhaf bi gün bugün, hala bi garibim, Simona (geveze is arkadasim) sabahtan beri beynimi yedi, kadin iki dakka susmuyor. Valla benden de geveze.

Isden sonra Spora gidicem, aksama evdeyim, Önder gelicek, Begüm gelicek, gece olucak, yaticam uyucam, sabah ise gidicem .. günler böyle gececek.

Hala bi garip bi tuhaf bi normal disiyim. Niye moralim dibe indi anlamiyorum.

Dün Victoria Ukrayna dan döndü, aksam Elitza ve Victoria ile beraber yemek yapip yedik bende, güzel bir geceydi, 1e dogru son bulan. Uykusuzum sanirim birazcik.

geciyo be günler, bi sekilde geciyo.

Çarşamba, Eylül 29, 2010

şimdi ben böyle .. hep ayni hikaye

ne oldu birden bilmiyorum, eve geldim ve birden moralim düstü, niye anlamadim. 

Carola yarin staj icin 3 ayligina Ingolstadt'a gidiyor, ona veda gecesi yaptik ve her zaman toplandigimiz mekanda bir araya geldik, yendi, icildi, gülündü, hep beraber kalktik. Eve kadar Burak, Güncel, Eren, Carola ve Tanja eslik ettiler bana, evden girdim ve birden icimde o garip his. 

Cok fazla tanidik bir duygu, ama niye simdi ben böyle oldum? anlamadim.

Kapanmak istiyorum, cikmamak disari, kendi basima kalmak. Deneme ve yanilma yöntemi beni cok fazlasiyla yoruyor. Bilmiyorum bunun vermis oldugu bir bitkinlik mi. Ay ne bos bos yaziyorum. Ben baskasi olsam, beni okumazdim acikcasi. Hep ayni Hikaye, hep ayni seyler. Bir bakiyorum her duygu dorukta, sonra aninda bir düsüs, sonra sil bastan, sonra tekrar duygular fora. Yilmadigima kendim bile sasirmaya basladim. 

aman neyse, diyorum ya, hep ayni hikaye, simdi ben böyle, ama hep böyle.

Ofisin anahtari hala yok ortalikta. Yarin sabah meslek okulunda 8de derse giriyorum, ögrencilerim stajlarini bitirdiler ve yarin ikinci dersimiz olacak, ilk dersi bu sabah yaptik, ardindan Üniversitede ki ofisde calisiyorum öglen sonunda, anahtarsiz yine ne halt etcem bilmiyorum, hala Patrona ariyorum ve bulucam kesin evde bi yerde diycem, cünkü kesin öyle, yoksa nereye uctu bu anahtar? Hayatimda ben hic anahtar kaybetmedim ya valla koyuyor bu bana.

Okulda ki ögrenciler beni cok yipratiyor, bunu farkettim bugün. Ya gercekten geri zekalilar biraz, bir denklemi anlatiyorum herkes anliyor, iyice suyunu cikariyorum detayina kadar ögretim ve anlasinlar diye ama aradan zaman geciyor ve ögrettigim hic birsey kalmamis oluyor kafalarinda. Cildirma noktasina geliyorum artik, herseyi tekrar tekrar yeniden anlatmak beni cidden yipratiyor, alti delik bir kovaya su doldurur gibiyim sanki, ben doldurdukca bosaliyor bi yerinden. Sesim yine kisildi, ben cok sesli konusuyorum, okuldan gelme bir aliskanlik, yüksek sesle konusmadigim zaman ögrencileri susturmam mümkün olmuyor, onlarin gürültüsünü bastirmak icin her zaman daha sesli ve daha gür konusmam gerekiyor ve bir aylik aradan sonra sesim o volüme alismaya calisirken kisiliyor sürekli.

Benimle yeni tanisan insanlar bazen sesimin cok yüksek oldugunu söylüyor ama bana öyle degilmis gibi geliyor fakat simdi anladim niye, ciddi anlamda ögretmenlikle alakali bisey, sesimi duyurmak icin ses tonumu yüksek kullanmaya alismisim artik. öyle iste.

Hala moral dipte. Niye, hala bilmiyorum.

Kendi Stajim bitti. Sinavim bitti ve yeniden spora basladim, yine hergün 3-4 saat arasi gitmeye basladim, ilk gün cok iyidi ama ertesi gün kaslarimin sancisindan helak oldum. Hala sorun yasiyorum, özellikle bacak kaslarim felaket, hergün bisikletle uzun mesafeler katetmeme ragmen böyle hamlamis olmami anlamiyorum. Yarin 16de is cikisinda yine spora gidecegim, yapacak bisey bulamiyorum zaten, Carola da gitmis olacak, aslinda bulurum yapacak cok sey ama icimden hic birsey gelmiyor, öyle isteksizim ki su an. Öldürseler, karsi koyacak halim yok, o derece.

Cok daraldim, ben bi sigara icmeye cikayim, söyle dumani cekeyim icime, dumani uzun uzun üflerken belki icimde ki daralmayi da cikarmis olurum.

Evet biliyorum, sigarayla ilgili yazdigim hersey Hikaye ama hayatim Hikaye zaten, ne yazar?

cok mu Arabesk oldum ben ya simdi? yok yok iyiyim ben, valla iyiyim. 
siir dinlemeyi kesersem cok daha iyi olacagim sanirim.

-"koca bir sensizligi yasamaktir yalnizlik; yasamak ve sikayet etmemek"-

Pazartesi, Eylül 27, 2010

isteyince de gecmez su zaman denen tuhaf sey

8 gün kaldi ve ben Türkiye yolcusuyum :) 5 ekim de istanbula ucuyorum ve toplam 3 hafta Türkiye de olacagim! yasasin!!!!
Doya doya gezip tozmak istiyor canim .. mekan degisikligine öyle bi ihtiyacim var ki ..

Sabah 9dan beri isdeyim ve zaman gecmek bilmiyor, saat 13de paydos yapicam ve sanki dakikalar gecmek bilmiyor. Eve gideyim, yemegimi yiyeyim sonra sporuma gideyim, baska bisey istemiyorum.

Sabah ofisin anahtarini bulamadim, insallah kaybetmemisimdir, en son carsamba elimdeydi anahtar, cuma günü evde unuttum zannettim, ama bu sabah da bulamayinca icime kusku düstü. Saniye saniye neler yaptigimi ve nereye gittigimi hesap ediyorum ama anahtari nerede ne yaptim bi türlü hatirlamiyorum.
Insallah kaybetmemisimdir!

Hayatim cok tuhaf sanki, yani garip seyler oluyor, iyi mi oluyor bilmiyorum, biraktim oluruna artik. Kimseyi takmiyorum artik, kimseye hesap vermek zorunda da degilim, hayattan keyif almaya karar verdim, baskalari konusmasin diye sürekli tetikte olmaktan bi fayda görmedim bu güne kadar, tam tersine ben ne kadar dikkat ettiysem yine biseyler bulup konustu herkes. Biktim artik bu durumdan, hayatimi baskalarinin keyfine göre yönlendirmekten, herkes bi dönsün bi kendine baksin ondan sonra yargilasin insanlari.

Kimse kimseyi yargilayacak durumda degil, kime hesap verecegimiz belli, kimse kendini dünyanin merkezi zannedip megalomanlasmaya baslamasin.

Bozmayin kafami, fena yaparim!

Pazar, Eylül 19, 2010

saatim 00:07

kitaba bos bos bakar bir vaziyetteyim .. su an tek bir cümleyi daha almiyor kafam.

Persembe günü sinavim var ve hergün korkum biraz daha artiyor, en önemli sinavlarimdan birisi. Psikoloji mi okuyorum Tip'mi anlamiyorum ve sinir oluyorum. Dört bir yanim latince ve ingilizce kelimelerle cevrili, midem bulaniyor resmen. 

Yok valla hem calismak hem okumak beni cok yipratti, gercekten böyle dipdeyim su an. saatlerce oturmaktan midem agri yapmaya basladi yine, uzanarak calismayi denedim ama dikkatim dagiliyor, oturunca midemin sancisi artiyor yine. Doktora kontrole gitmeliydim bu hafta, ilaclarin yeniden ayarlamasi yapilacak, ama ne zaman gideydim? is ev ve ders calismak arasinda kaldim, kayboldum. 

Bütün hafta dogru dürüst yemek yiyemedim, sabahlari calismadigim günler erken kalkmaya calisip isden önce biraz ders calisayim dedim, ardindan ise kosturdum, ardindan yine geldim yine ders calistim, arada yok denecek kadar az zaman kaldi, yemekle ugrasmak sacma geldi, toparlasam son bi hafta icinde ne yedim diye, aklima bi kac dilim tost ve litrelerce kahveden baska birsey gelmiyor. 

Yok sonumu iyi görmüyorum, hic iyi görmüyorum. Uzun süre gitmez bu böyle.

Bütün bunlar yetmiyormus gibi, bide kendime göz göre göre cikardigim sorunlar var. Cok gerekliymis gibi. Ah su hayal kuran kafama edim ben. 

Ne demeye güzel birseyin olacagini düsünüyorum ki? Ne zaman oldu ki bundan önce hic? ah be ah, akillanmazsin sen cigdem, hala gözlerin kapali yürümeye devam et sen.
Iyiyim ben ya, iyiyim herhalde, cok takiyorum iste kafama .. sonra böyle saf salak yazmaya basliyorum yine, bakmayin siz bana, iyiyim ben ya, iyi olurum ben, olurum sanirim, bakmayin bana.

Hatrim icin bu siiri dinleyin, Kahraman Tazeoglu-yalnizlik, yüregime dokundu benim.

yalnizlik senden giden yollarda ömrümü bitirmektir ..

kalanlara selam olsun ..

Cumartesi, Eylül 18, 2010

mal miyim neyim, ne bileyim?!

Hani diyorum ya benden adam olmaz, olmaz valla, altina imzami basicam, noter tasdikli olucak bide.

Son biraktigim yaziya bakiyorum, hala ayni yerdeyim! 

Efendim, karsinizda saf, salak, aptal, gerizekali, yani bildiiin mal gibi, her gördügünü insan zanneden birisi var.
Her gördügünü insan zannetmekle kalsa ne ala .. ne ala .. öper tepenize korsunuz valla .. yetinmez bu arlanmaz insan kisisi, bi'de o na anlatilan, söylenen herseye inanir!

Peki niye? cünkü herkesi kendi gibi mal bilir. cünkü herkese yüregini acar. ne diyosa o'dur! hic bir sahte duyguyu yanlis kelimelerle süslemez. cünkü kimsenin cani yansin istemez.

Hayatimda kimseyi yari yolda birakmadim, ne söyledimse, aynen uyguladim. Eger birseyden emin degilsem asla geri alamiycagim sözler sarf etmedim. Karsimda ki kisinin her zaman kalbi, duygulari, gururu ve hassas bir yüregi oldugunu düsündüm. Yemin ediyorum hic bir zaman kendi cikarimi düsünmedim, kendi canimin yanacagini düsünmedim, yeter ki baskasinin cani yanmasin dedim.

oy ben ne tecrübelerden ders almakta inat eden biriymisim megerse.

akitacak kan birakmadiniz bende. 

girmeyin hayatima böyle pust'ca cikacaksaniz eger.

Pazartesi, Eylül 06, 2010

Ama yoksa bahçemin eski şanı - Sebebi koparılan çiçekler

son günlerde tekrar tekrar dinledigim tek parca .. Sertab süper bi albüm yapmis, tavsiye ederim ..özellikle bu parcasini DINLEYIN ..

Bugün icimde bir öfke, bir kirginlik, bir hayal kirikligi, bir saskinlik bariniyor. 

Nefes alamiyorum. Ayaklarimin altindan yer cekiliyor sanki. Kendime agir geliyorum. 

Ne zaman büyüyecegim? ne zaman hayal kurmayi birakip gercek hayatla yüzlesecegim? Gercek hayati kabul etmek öyle zor geliyor ki bana .. hala herkesin bana samimi duygularla yaklastigini ve kesinlikle icinde bi art niyet ve bir kötülük beslemedigini düsünüyorum.

Hep ayni sebepten dert yaniyorum ama hic akillanmiyorum. Kendime tahammül edemez oldum artik bu yüzden. Kimseye dert yanmayacagim da artik. Kendi düsen aglamazmis hani, salakligima doymayayim.

Evet .. yoksa bahçemin eski şanı, sebebi (zorla) koparılan çiçekler 

Anne ne zaman büyüyecegim ben?

Pazartesi, Ağustos 30, 2010

7 numara - Sıfır ve ask

Haydar'in Armagan'a ask üzerine söyledigi sözler ..

askin degeri sifir ise senin icin; 
sifir bir deger degildir, bir sayi bile degildir, anca baska bir sayinin yanina gelince deger yaratir .. tipki sevda gibi, sevdaninda tek basina bir degeri yok .. 
illede biri olmali, sifir ne kadar coksa sayi okadar cogalir, sevda ne kadar coksa, insan o kadar cogalir büyür .. 

biri deseki; "sevdami al, kendine ekle, bir ömürle carp, sonra sonsuza esitle"
 
yine degeri sifir mi olur senin icin?

Pazar, Ağustos 29, 2010

susmayin gölgeler ... konusun ...

Cok daha fazla yazmak istiyorum aslinda, belki birgün susmam gerekir diye bir korku mu bilmiyorum. 

Cok gec basladim konusmaya ben.

Yok yani ilk kelimeleri dogru ve gerekli zamanda söylemisim ama aslinda hep susmusum ki yillarca, hep benden büyüklerin gölgesi altinda ezilmisim. En cokta ablamin. O gercek anlamda cok güzel, cok zeki ve cok basarili olarak görülürdu herkes tarafindan, bu benim hep daha ezik olmama ve kendimi hep geriye cekmeme neden oldu. Ilginc olan ise, bunlari su an anlamis olmam, bence. 

Durum böyle oldugu ve ben kendimi onun bulundugu mertebeye erisemeyecek kadar altta gördügüm icin, bütün cocuklugumu ve gencligimi susarak gecirdim, cünkü herkes her zaman onu dinlerdi. Ben onun gölgesinin icinde hic farkedilmedim, akla gelmedim.

Her zaman ailenin kücük, sessiz ve fazla konusmayan, sakin kiziydim ben (birde ekleme yapmam lazim geliyor, cok cirkin kiziydim ayrica .. herkes sizi ablanizla kiyaslayinca ..). Ablam alimli, civil civil, sen sakrak, güzel büyük kiziydi. 
Ama ben icin icin bitiyordum, kimseye kim oldugumu gösteremedigim icin. Bazen de, acaba sesimi taniyabilen birisi var mi bunca insan arasinda diyordum, o kadar kendimi kimseyle konusmaz hissediyordum. Ablam ise kendi dünyasindaydi her zaman. Bu anlattiklarimi görecek hassassiyet yoktu onda, o da kendi capinda hassas sadece, beklenti icinde olamam ki ona karsi.

Aynen öyle oldu. 

Sonra birgün ben konusmaya basladim. Sonra ben oldum.

Susmak istemiyorum simdi, eger ki bir gölge geliyorsa, beni sakin icine alabilecegini düsünmesin diye.

Cünkü ben Çiğdem'im .. 

Perşembe, Ağustos 26, 2010

yetemiyordum, al iste olacagi buydu ..

Yilin basin'dan beri midem cok fena idi .. agrisindan bazen duramiyordum, basta hala kahve ve sigaraya umarsizca devam ettim .. ama su an halihazirda, bir haftadir kahve ve sigara tüketmis degilim ve buna ragmen yasadigima sasiriyorum.

2-3 hafta evvel, yine cok sancilanmistim, Pazar gecesiydi, Bisikletle gece 2de acile gittim, sancisindan nefese alamiyordum, doktor dogru dürüst muayene bile etmedi, iki üc soru, al agri kesici, hadi güle güle!

Dün aksam 20de yine ayni sancilar basladi, yani onun disinda da sürekli bir agri var ama bu kadar siddetli degildi. Oturamadim o derece, sanki oturunca midem eziliyormus ve dagiliyormus gibi bir his olustu, iki saat boyunca kipirdamadan yattim, cok derin nefes alamadim, her nefes alista sanci katlaniyordu, sonra telefonum caldi, sancilar hafif gecmisti sanki, ama telefona uzanmaya korktum. 
Daha sonra kalktim bari kim aramis ona bakim dedim, kalkar kalkmaz ayni sanci yeniden nüksetti, gözlerimden yaslar geldi o derece. 
Arayan Carola imis, onu aradim, durumu anlattim, araba bulup geldi ve beni acile götürdü, yürüyecek durumda degildim gercekten.
Gece ve bu sabah tetkikler yapildi, doktor böbrek tasi olabilir dedi ama kan temiz cikti, yarin sabah yine ultrason yapilacak ve ayriyetten mideme hortumla bakilacak. Simdi imzami atip eve geldim, evimde uyuyayim diye, bosuna beklememe gerek yok orada, zaten bisey yapilmiycak yarin sabah kadar.

öyle iste, kimseye ve kendime yetemiorum derken, hoop araya hemen bir blok girdi. 
Herkesi memnun edeyim, kimse üzülmesin derken, kendimi hasta ediyorum, bunu da biliyorum.

Balans'i saglayamiyorum, korkarim birgün bu benim sonuma sebep olacak.

Cuma, Ağustos 20, 2010

yetemiyor .. /-um

zamanim kimseye ve en önemlisi kendime yetmiyor.

24 saat ne kadar kisa bir zaman zarfi? neden benden baska kimse bunun farkinda degil? yada farkinda ben mi anlamiyorum? yetmiyor bana, bir gün, 24 saat yetmiyor iste anam babam.



Is'deyim su an, evde yazmaya zaman bulamiyorum bari isdeyken iki kelam cizeyim suraya dedim.

Haftasonu gelmek üzere, bugün cuma imis, anca idrak edebildim ben.



Yarin Özkan bey Cami'de iftar yemegini veriyor, hic gitmemistim bes yildir burda o tür toplantilara, bu sefer böyle bir faaliyete gireyim diyorum, arkadaslarla beraber gidecegiz, hatta Carola nin abisi gelecek, o da bizimle gelecek, ve meraktan heyecandan sevinc icinde :))

Özkan beyin hatrina gitmek istiyorum, cok seviyorum kendisini, cok iyi bir insan, allah bu sevabindan dolayi ona ve ailesine her zaman yar ve yardimci olsun insallah.

Ya biz cami'de iftar yemegine gittikten sonra, gece raki icmeyi düsünüyoz .. yani tuhaf gelebilir kimilerine ama uzun zamandir planladigmiz bir aksam olacak, özellikle Carola nin abisinin gelisi, ve bu faaliyetin hazirligini cok uzun zaman önce planlayip yapmistik. Simdi kime aciklama yapiyosam bende anlamis degilim, bunu yargilayacak olan varsa zaten, okumasin beni bidaha, olsun bitsin.
Allaha inancim sonsuz, ama allah'a ulasmak icin bir araca gerek duymuyorum ben, hersey allah ile benim aramda, kul ne karisir? Kime söz düser? tabi ki hic kimseye.

yilin 11 ayini her halti yiyip sonra bir ay ickiden, zinadan, haramdan, yalandan, ziyandan elini ceken insanlar dan daha büyük sevabim, cünkü ben allahin huzurunda her zaman iyi bir insan olmaya calisiyorum, sadece bir ay degil, yilin her ay'i, bütün ömrümce su ana kadar.

O yüzden icen benim, sevap ta, günah ta benim.

Ne diyor Üst'ad? ... "Ey zahit şaraba eyle ihtiram, insan ol cihanda bu dünya fani. Ehline helaldir, na ehle haram, biz içeriz bize yoktur vebali" ..
kimse karismasin bi zahmet!

Pazar, Ağustos 15, 2010

ebrum ve esram ..


Kuziciklerin bendeyken yazdiklari notlar ..:))) ay ben ne diyeyim size kizlar .. valla sabah sok oldum görünce :))) büyük sürpriz oldu :)))

cok cok seviyorum ikinizi .. iyi ki varsiniz ablalarinin kuzucuklari :))

Çarşamba, Ağustos 04, 2010

** RAKITEAM FM **

her akşam Türkiye saati 22'den itibaren canlı yayında sizlerleyim ...
*
*
Yayına sorunsuz baglanabilmeniz icin linki Explorer üzerinden acın lütfen ..
*
*
http://site.mynet.com/rakiteam/raki/index.htm
*
*
Cigdem, Twitter'in @yeksare 'si .. artık her akşam evinizde ..

*
*

Çarşamba, Temmuz 21, 2010

Kuziilerim gelooor Ayooool :))

kac gündür yazayim yazayim diyorum, bu güne kismetmis.

Isdeyim suan, bos vaktim var, bi taraftan pisiyorum sicaktan bir taraftan bu yaziyi yaziyorum. Bir Litre dezenfektani bitirmek üzereyim bu arada, kollarima bacaklarim bol bol döküp ovusturuyorum, Kolonya etkisi var biraz, hafiften bir serinleme söz konusu ama kesmiyor kardesim, kesmiyor!! Nöbetin hemen bitmesine ve eve gidebilmeyi hayal ediyorum ....bit nöbet biiiiit ....

Yarindan itibaren havalar serinleyecekmis, 20 dereceye kadar düsecekmis, buna nasil sevindim anlatamam sizlere. Tiroid'deki kist'ten ötürü canim burnumda, yeni ilaclar almaya basladim ama hic faydasini göremedim simdiye kadar, hala ayni sIkInti ayni bunalim, ayni havale gecirme, sicagin etkisiyle daha da yogun .. uuuffff ... kurtulabilsam keske bundan, gercekten ciddi anlamda canim burnumda, hem ilac almaktan artik biktim usandim, ve bunu ömür boyu yapmak zorunda olmayi düsünemiyorum bile, hemde sicak havada herkes mutlu mesutken, ben kalp carpintisindan tahtali köyü boyliycam diye korkuyorum artik. Gecen hafta cok kötüydü, nabzim hic bu kadar cikmamisti, nefes alamadim bi kac gün, yeterince hava alamiycam bogulucam sandim, 30dereceyi gectiginde sanki kalbimin nasil attigini görebiliyomusum gibi geldi, hani gögsümden firliycakmis gibi, yani kesin öyle degildi ama nabzim birden yükselince, artik olmayan seyleride görüyorum gibi geliyor. Allahim havalar serinlesin baska hic bi istegim yok vallaha, insan gibi evden cikabileyim artik, düsüp bayilicam diye korkmadan.

Persembe günü cok cok güzel bir gün olacak :)))) kuziiiciklerim beni ziyarete geliyorlar ve Pazar gününe kadar misafirim olacaklar!

Ben Üniversite icin Göttingene tasinali tam bes yil oldu, bu yil mezun oluyorum ve gitmek üzereyim, ancak simdi gelebilecekler :) Ebru ve Esra ile cok planini yaptik ama bitürlü nasip kismet olmadi .. ama bu sefer hersey tamam, tren bileti alindi ve yarin aksam burda olacaklar! Ebru suan 20 yasinda aramizda 12 yas var, Esra ile de 16 yas farkimiz var, ama buna ragmen süper anlasiriz, esra ile kanka modundayiz zaten :)) dimi Esra??? :)))

Onlari dogdugu günü biliyorm, nasil minik bebektiler, simdi kocaman genc kiz ikiside, bazen inanamiyorum zamanin böyle gecmis olmasina ve ikiside inanilmaz tatli, sevimli, canayakin, hossohbet, anlayisli yani inanilmazlar, ikisi ayri ayri süperler! kimin kuzileri sonucta dimi?!?!

yani benim gibi bir ablayi bi kuzenide herkes zor bulur valla :)) cok kafadengi, hafif catlak, hiper matrak, eglenceli ve anlayisli bir hatun kisisiyim :)) neyse .. :)
bol bol gezmeli bir haftasonu gececek bundan eminim :)) kizlarin hatrina yagmur yagmamasini diliyorum valla .. cok üzülürüm yoksa ...

Sizi cok seviyorum kuziiiiiler ve yarin aksami iple cekiyoruuuum ...!