Pazar, Mart 14, 2010

Carola´nin dogum gününden ..

veeee Sürprizi yaptik .. gerci tam sürpriz olamadi, Carola ben anlamistim bisey yapacaginizi, cok tuhaftiniz bütün gün dedi .. ama olsun, yinede güzeldi :) ben ders calisiyorum görüsemeyiz demistim ve Eren de isim var demisti ama sürekli bir sekilde gizli gizli konusup organizeyi halletmeye calistigimiz icin kendimizi ele vermisiz megerse :)

Caro´nun kapisinin önünde Eren le gece Pastayi hazirlarken

Zile bastik bekliyoz :)

Assolist kapida :))

Iyki dogduuuun ...

Erenle Güncel pastanin kesilmesini izlerken


Bu da ne demeyin, Carola nin hafif catlak, bir o kadar deli ama cok tatli Arkadasi Kathrin, basindaki ise, Portakal filesi :)

Dogum gününden bu kadar, resimleri cep telefonuyla cektigim icin kalite düstü ama yinede güzel fotograflar, yeterki ani yakalamis olalim degil mi :)
Dün Elitza ile beraber bütün gün Carola´nin Voleybol macindaydik, bir maci kazanip digerini kaybettiler ama cok heyecanli bir mac oldu ikincisi, bir sürü de resim cektim ama kameradan indirmedim henüz.
Elitza Bulgar kökenli, okumak icin Almanya ya gelmis, bizimle ayni sinifta, dün sohbet ederken Carola ile yaptigimiz geziyi anlatiyordum, en son Diyarbakiri gördügümüzü ve ordan ucakla Ankara ya gectigimizi, lafimi böldü ve ´Diyarbakiri gördünüz mü yani?´ diye sordu, evet dedim ve sasirdim anlattiklarimin bu kismiyla ilgilenmesine. Sonra, ´nasil bir yer Diyarbakir? sehir mi orasi?` diye sordu, bende anlattim, baya sehir, eski ve tarihi diye, ve niye merak ettigini sordum. Osmanli döneminde, Bulgarlarin Diyarbakira sürgüne gönderildigini anlatti, Bulgaristan da okulda islenen bir konuymus bu, ve Diyarbakirin cok kötü bir yer oldugunu ve oraya gidenlerin bir daha dönemedigini ve iskence gördüklerini falan anlatti, tarihin bu kadarina ben hakim degilim tabi, hic duymamistim daha önce.
Cocukken, bir yaramazlik yaptiklarinda, yada laf dinlemediklerinde, büyüklerin onlari, `akilli olmazsan Diyarbakira yollariz´diyerek korkuttuklarini söyledi, bu yüzden Diyarbakir dendiginde hep korkarmis ve aslinda nasil bir yer oldugunu da cok merak edermis, onun kafasina Diyarbakir, karanlik, korkunc, zalim seylerin yasandigi cehennem vari bir yer olarak yerlesmis. Agzim acik kaldi, öyle sasirdim ki, diyecek söz bulamadim.
Ilginc degil mi??

Hiç yorum yok: