Pazar, Nisan 11, 2010

ben hep düsündüm,
bilmem kac kelimeyi kovaladim,
ama hep düsündüm,
seni, beni, bizi, onlari, hayati,
ben hep herkezi düsündüm

hayat akip giderken böyle,
sorgulamadim olanlari,
kabul ettim ya hep,
öyle ögrettiler, egittiler, büyüttüler,
hepsi ben düsünmeden önce idi

pembe yalanlara sigindim,
sen üzülme diye, kimse üzülmesin diye,
seni unutayim diye, sen beni unut diye,
unutulalim diye,
belki de sen beni düsünürsün diye

düsünürken kendimce,
neler kayip gitti avcumdan,
muhasebesini yapmadim,
carcur ettim, harcadim, dagittim en güzel anilarimi,
bir solmus resmini bile birakmadim

baktim geriye, ne var kalan elde
bos kalmis zaten sol yanim,
bombos, karanlik, yalniz ve kimsesiz,
düsündüm halimi korkmadan,
tuhaf, ben hic yalniz kalamazdim

ben hep düsündüm ki,
mutlu son mutlak bir olgu insan varligin da,
kücük bir kizmisim megerse, masallarda yasayan,
ayirdim hayatimi ikiyi -
düsünmeden önce ve düsündükten sonra.

cigdemce

Hiç yorum yok: