Pazar, Mayıs 02, 2010

iki ülke - iki Kültür arası - mutluluk ateş pahası

30 Nisan i, 1 Mayis a baglayan gece, almanlar icin cok önemli, niye simdi tam hatirlamiyorum, yani az cok biliyom, yalan yanlis bisey yazmayim diye aciklama yapmiyorum bu konuda.

Herneyse, o gece her yerde bir eglence olur, "Tanz in den Mai" Mayis a dans etmek anlaminda.
Carola gecen haftadan sordu bizde gidelim mi bir yere diye, valla dedim benim canim istemiyor, öyle disko olayina falan o kadar uzagim ki, hic ilgimi cekmiyor. Benim böyle olmami anlayamiyor, nasil cani istemez insanin diye sordu.

Sonra düsündüm ona bu soruyu cevaplaya bilmek icin. Eskiden cok heves ederdim, okul yillarinda, yani ergenlik cagindan, yetiskinlige gecerken. Allahim bütün arkadaslarim giderdi eglenirdi, öbür gün anlatirlardi uzun uzun okulda, ben hep dinlemekle yetinirdim sadece. Annem ve Babam hic izin vermezdi, sinifimda ki tek türk ögrenciydim, paralel sinifimda Selma diye bir arkadasim daha var, ikimiz o dönemin tek türk ögrencileriydik, ve ikimizin durumu ayniydi, hic birseye izin yok.
Sinif topluca alman olunca, onlar özgür, rahat bir genclik gecirirken, sen bir türk kizi olmanin agirligi altinda eziliyorsun ve dislaniyorsun, cünkü hic bir sosyal aktiviteye katilmaya izin alamiyorsun.
Bütün okul hayatim bu sekilde gecti, cok fazla birsey istemiyordum aslinda, yani sabahlara kadar gezim tozim istemiyordum, sadece arkadaslarimla birsey yapabilmekti istedigim.

Dogum günü olurdu, izin vermezlerdi. Arkadaslar carsida dondurma yemeye giderdi, izin alamazdim. Toplanip sinemaya giderlerdi, izin alamazdim. Birinde oturup müzik dinlemeye bulusurlardi, izin alamazdim. Hayatim okul ve ev arasinda gecti hep.
Bir süre sonra, hic bir davete katilamadigim icin, artik arkadaslarim davet de etmiyordu, ben onlarla sadece okulda arkadas olup orda görüsebiliyordum.
Sadece alman arkadaslarima karsi böyle degildi bu, genel olarak hic birseye izin verilmiyordu, Gülsen var, cok yakin arkadasim, onunla da görüsemiyordum, dogum gününe gitmek istemistim bir kere, sadece kizlar bir arada olacakti, günlerce yalvardim ama izin alamadim.
Evet, hayatim hep ev ve okul arasinda gecti.

Hayatimin ne kadar tadsiz tuzsuz oldugu hakkinda bir fikir edinmek mümkün mü acaba???

Ben gercekten genclik diye birsey yasamadim, dogdum, ögrenci oldum, sonra yetiskin oldum, bu kadar.

Sinifca geziler düzenlenirdi, almanya da bir ögrencinin hayatinda ki en önemli gezi, mezuniyet yilin da yapilan gezidir, bütün ögrenciler yillarca bu geziyi bekler.

Bende öyle.


Selma ile cok istemistik geziye katilmayi, bütün son siniflar beraber bir gezi yapacakti, zor bela ailelerimizi ikna etmistik, Selmanin babasi izin verince, bizimkiler de bana izin vermisti, Selma ile aylarca bunun heyecanini yasadik, inanilmaz birseydi bizim icin bu geziye katilmak, hayat gercekten degismismiydi ne?


Sonra ... amanin nede sürpriiiiz, Selmanin babasi vaz gecti Selmayi yollamaktan, bunu duyan benim ailem, benide yollamaktan vaz gecti, elalem ne derdi simdi beni tek türk kizi olarak yollarlarsa? sanirsin ki, orda topluca alem yapilacak.. töövbe töövbe.

Biz ikimiz kaldik, siniflarimiz güle eglene gitti, bari evde kalabilseydik ama yok, eger geziye katilmiyorsan, o bir haftayi baska bir sinifin dersine girmek zorundasin. Ceza gibi birsey bu sanki, o bir hafta hayatimin en berbat haftalarindan biriydi, herkezin alayli bakislari, yasadigim hayal kirikligi yetmiyormus gibi sanki, herkez arasinda konusuyor, türkler ya bunlar, aileleri yollamiyor o yüzden. Ne alakasi varsa sanki. Gencligim cehennem oldu okul yillarinda.

Günü birlik geziler olurdu, sabah gidip aksam dönülecek, arada bi izin verirlerdi, ama sakin bu duruma alismayim diye, kesinlikle bir gezi olacagi zaman ailem tarafindan bir ceza yerdim, muhakkak. Ya notlarim kötülestigi icin, ya derslerime kafa vermedigim icin yada her hangi baska bir sebepten dolayi, mutlaka o geziye gidememem icin bir sebep bulunurdu.
Allahim ne kadar isyan ettigim oldu. Insanin hayati böyle monoton ve renksizken zaten ne ders calismak istiyorsun ne de baska bisey, hic birsey umrunda olmuyor, motivasyon sifir yani.

Ögrenciligim her zaman dislanilmakla gecti, ben bir Türk ailenin kizi olmanin bedelini gercekten cok agir ödedim, iki Kültür arasinda ayakta durmanin bedelini cok cok agir ödedim.

Ne zaman, gidebilirmiyim, yapabilirmiyim, bulusabilirmiyim, alabilirmiyim .. ile biten bir soru sordugum da, "Evlenince kocanla gidersin" oldu hep cevap. Ben tek basina birsey yapamayacagima inandirildim hep, bir kadin sadece yaninda ki erkek kadar özgürdür, sadece onun kadar itibara sahiptir, kendi basina birsey degildir ve birsey yapamaz, Türk olmak böyle birsey, cocukluktan itibaren bunu beynimize isliyorlar.

-Evlenince kocanla yaparsin/gidersin/alirsin ... vs. ... Hayatimda en cok duyup, en cok nefret ettigim cümle olmustur!!!

Yok ben annemi babami suclamiyorum, bunlari anlatmam bu yüzden degil ki, allah onlari basimdan eksik etmesin ve asla onlarin acisini yasatmasin.
Annem ablami dünya ya getirdigin de 17 yasindaymis, benide 18inde dünya ya getirmis.
Babam annemden iki yas büyük sadece, yani biz cocukken, onlar bizden cok fazla büyük degildiler ki. Bizimle beraber onlar da büyüdü, cocuk nasil egitilir, nasil büyütülür, en zoru ise, farkli bir ülkede yasam nasil sürülür?
Babam cocukken gelmis Almanya ya, burada okula gitmis, cok zeki, cok aydin bir insan, ama almanyada ki türk toplumu her aydin i köreltir diyorum, baska birsey demiyorum.

Bizimle beraber onlar da büyüdü, neyi yanlis neyi dogru yaptiklarini onlar da bilmiyordu ki, simdi tabii ki daha farklilar, daha özgünler, bizi belki 5-6 yil daha gec dünyaya getirselerdi, belki daha farkli bir cocuklugum ve gencligim olurdu, bundan eminim. Gündüz ögrenci, aksam ev kizi olmazdim, millet gezer tozardi, ben 12 yasimda evde annemle sarma sarar yufka acardim, ne sacma aslinda, o yasta biz evi cekip cevirirdik, annemle babam üc vardiya calisirlardi, mecburen yardimci olmak zorundaydik, misafir gelirdi cat kapi, annem isde olurdu, mutfaga girer 4-5 cesit yemek yapardik, cay servisi yapardik, el öperdik, kolonya dökerdik, evin bütün isi bize bakardi. Bütün bunlari yine yapardim, ama arada bir bende arkadaslarimla yasima uygun faaliyetler de bulunmak isterdim, vallaha azmazdim, kötüye kullanmazdim, yanlis birsey yapmazdim.
Sadece dislanmaktan kurtulmak ve gercekten arkadaslarim olsun istedim, hic bir zaman hoobaaa özgür olayim, sevgili yapayim, her halti yiyeyim diye bir düsüncem yoktu, sinirlarimi biliyordum ve hic bir zaman ailemi zor durumda birakacak birsey yapmazdim ben yaaa .. yemin ediyorum yapmazdim.


Cok cabuk büyümek zorunda kaldim, cok cabuk sorumluluk tasimak zorunda kaldim, hep akilli, hep laf dinleyen, ona cizilen cizgiden cikmayan biri olmaya calistim.

O zamanlar heves ettigim o kadar sey vardi, hic birini yapamadim, simdi de o heves yok oldu, artik icimden gelmiyor, zamaninda olsaydi bende isterdim, ama gec gelen özgürlük birseye yaramiyormus. Yasamis oldugum o genclik benim simdi böyle bir insan olmamda büyük bir etken oldu tabii ki, daha farkliyim, belki daha olgun, belki daha geri kafali, ama cok farkli.

Hala cocuk gibiyim bazi konular da, hala ergen gibiyim bazi konular da, insanin icinde o kadar uhde kalinca, bazilarini illaki yasi kac olursa olsun yapmak istiyor.

Türk olmaktan nefret ettim ben. Neden allahim ben bir türk ailenin kiziyim diye cok isyan ettim o yillarda, niye alman olamadik bizde, yani niye? madem türküz, niye burdayiz, yada kimden sakindiklari icin bu sekilde hayatimi kisitliyor ailem? cevredeki türklerin lafi mi, yoksa almanlarin rahatligindan mi? bunu hic anlayamadim, ama sonra gördüm ki, cevrede ki türklerden kaynaklanan seyler di bunlar, laf edecekler, kötü konusacaklar korkusuyla ezildikce ezildik.
Kötü konusabilmeleri icin, aksam vakti beni bir yerde tek basina, yada yanimda tanimadiklari biri olmasi yeterli olurdu bile, öyle pis bir ortam di, insanlar birbirinin acigini bulup, leke sürmek icin pusu da bekliyordu sanki, yabanci bir ülke de birlik olacaklarina tam aksine davraniyorlar.

Hem utandim hem nefret ettim, ergenlik yasinda dislan, sonra görim ben, nasil bir piskopat olursun! türklük böyle birseyse, secim hakki taninmadi bana, böyle dogmusum ama kendi istegim degildi, ben türk olmak istemiyorum diye düsündüm hep.

Simdi bu duruma alismayi ve onunla yasamayi ögrendim, ama Carola beni anlayamiyor, neden isyan edip haklarimi elime almadigimi anlayamiyor, buna cevabim da: dediklerini yapamadim, cünkü ben türk bir ailenin kiziyim. ... ne tezat ama dimi ...

Ama ant ictim, ben bu zinciri kiricam, kimin ne düsündügü zerre kadar umrumda degil, bu benim hayatimsa, BEN nasil istiyorsam öyle yasayacagim, nasil mutlu oluyorsam öyle yapacagim herseyi.

Annem babam sizi cok seviyorum, yazdigim hic birsey sizi suclamak icin degil, iyi ki varsiniz, sizsiz hayatim cok anlamsiz bir hale gelir ve yasamanin bir degeri kalmaz ..

2 yorum:

ebru dedi ki...

bence simdi hayatin tadini cikar abLacim,bazi zamanlar zor olsa bile..
bosver.., eglen :D

seni cok seviyorum..;)
ebru

CigDem dedi ki...

gülüüüüm sen bakma böyle yazdigima, beni biliyosun ya :)
bak sizinle eglenmenin de ayri bir zevki var .. her türlü disko faaliyetine on basar valla :)

bende seni cok seviyorum canimin ici!