Pazar, Ağustos 29, 2010

susmayin gölgeler ... konusun ...

Cok daha fazla yazmak istiyorum aslinda, belki birgün susmam gerekir diye bir korku mu bilmiyorum. 

Cok gec basladim konusmaya ben.

Yok yani ilk kelimeleri dogru ve gerekli zamanda söylemisim ama aslinda hep susmusum ki yillarca, hep benden büyüklerin gölgesi altinda ezilmisim. En cokta ablamin. O gercek anlamda cok güzel, cok zeki ve cok basarili olarak görülürdu herkes tarafindan, bu benim hep daha ezik olmama ve kendimi hep geriye cekmeme neden oldu. Ilginc olan ise, bunlari su an anlamis olmam, bence. 

Durum böyle oldugu ve ben kendimi onun bulundugu mertebeye erisemeyecek kadar altta gördügüm icin, bütün cocuklugumu ve gencligimi susarak gecirdim, cünkü herkes her zaman onu dinlerdi. Ben onun gölgesinin icinde hic farkedilmedim, akla gelmedim.

Her zaman ailenin kücük, sessiz ve fazla konusmayan, sakin kiziydim ben (birde ekleme yapmam lazim geliyor, cok cirkin kiziydim ayrica .. herkes sizi ablanizla kiyaslayinca ..). Ablam alimli, civil civil, sen sakrak, güzel büyük kiziydi. 
Ama ben icin icin bitiyordum, kimseye kim oldugumu gösteremedigim icin. Bazen de, acaba sesimi taniyabilen birisi var mi bunca insan arasinda diyordum, o kadar kendimi kimseyle konusmaz hissediyordum. Ablam ise kendi dünyasindaydi her zaman. Bu anlattiklarimi görecek hassassiyet yoktu onda, o da kendi capinda hassas sadece, beklenti icinde olamam ki ona karsi.

Aynen öyle oldu. 

Sonra birgün ben konusmaya basladim. Sonra ben oldum.

Susmak istemiyorum simdi, eger ki bir gölge geliyorsa, beni sakin icine alabilecegini düsünmesin diye.

Cünkü ben Çiğdem'im .. 

Hiç yorum yok: