Cumartesi, Kasım 06, 2010

ben bu zamanin ..

yapmak istedigin bir sürü sey varken, yada misal tatildeyken, ucar gider zaman.
Böyle dakikalari sayarken duruyor sanki. Gecsin istiyorum, hemen cikayim istiyorum, cok sIkIliyorum..cok.

Hastaneden hic memnun degilim, kendimi doktorlarin elinde oyuncak gibi hissediyorum, durumum ile ilgili tam bilgi almam mümkün olmadi hala. Ameliyati safra kesesinde tas var diye yaptilar, ama tas falan bulunmamis, sonuc olarak rahatsizligimin sebebini ve devaminda ne yapilacagini bilmiyorum, hic bir bilgi veren olmadi.
Sabah hemsire, bi sabah bide aksam yutulmak üzere hap verdi, ne oldugunu bile bilmiyor, doktorun emriymis, yutmadim, önce neyi yutmami istiyorsunuz bilmek isterim, ondan sonra belki yutarim dedim, doktoru cagirdi.
Kendimi hakkaten ciddiye alinmamis ve önemsenmemis hissediyorum, yoksa niye hala hastalik sebebimi bulunamiyor??

Antibiyotik tedaviyi yeniden baslatacaklarini söylediler, dün gece bekledim, gece antibiyotigi damara takilacak diye, gelen giden olmadi, en soon kalktim hemsire odasina gittim ve sordum, antibiyotik takilmiycakmi diye, hemsire dosyama bakti "aa evet takilacak ama gündüz vardiyasi not etmemis bunu" dedi, yani ben gidip sormasam tedavi bile yarim yamalacak yapilacak.

Simdi soruyorum size, böyle bir hastaneye nasil güvenip kendimi birakayim?

Antibiyotik icin damara yeni igne takilmasi gerekti, daha önce takilani cok canimi yakiyordu, yerinden kaymisti, hemsire nöbetci doktoru cagirdi, gelen doktor beni direkman "Doogie Howser kid doctor" dizisine götürdü zihnimde :)) doktor 30 yasinda, görünüsü 23 gibi olan, endonezyali Dr. Suleiman :)

Endonezyali olmasi tabiki sorun degil, karsimda cocuktan bozma bi Doktor görünce sasirdim dolayisiyla, yasini falan sordum o derece sasirdim yani :))
bknz.: Fotoda Hastanede internete giren ben :)

Gece cok korktum ben ya, hani karabasan denilen bisey varya, hih iste galiba ondan oldum, yeni yatmistim daha bir saat falan olmamisti, karin üstü uyuyodum, ve cidden üzerimde bir agirlik hissettim, uyanik gibiydim ama uyuyordum, sanki bir karalti camdan iceri girmis sirtima oturmus ve elimi kollarimi tutuyor gibiydi, ben saga sola hareket edip yataktan düserek üzerimde ki agirliktan kurtulmaya calistim, yani yataktan düsersem belki yanimda ki bayan uyanir ve hemsireyi cagirir ve o beni kurtarir falan diye gecti kafamdan. Cok korkunctu ya, öyle debelenirken birden kendime geldim ama nasil korktum, hemen yorganin altina girdim, camdan bakmaya korktum, sanki her an biri girecekmis gibi iceri, ki mümkün degil 4. kattayim,cok korktum ya, o an hemsire gelip nabzimi ölcse sok olurdu sanirim, zor bela geri uyumusum öyle.

Bugün cook dingin gecti, kahvalti-ögle yemegi-aksam yemegi arasinda uyuyarak, internete girerek gecirdim. Saat 15 gibi Eren geldi, bi saat yanimda kaldi, Hastane büfesinden kakao alip ictik, muhabbet ettik, Güncel de gelecekti, ama bu saat oldu hala gelmedi, yolda nereye takildi, ne yapti, hikayeyi cok merak ediyorum cidden :)) Karsi binadaki hasta odalarini inceledim bide bos bos camdan bakarken, anam ne bilim aksiyon olsun diye iste :)

Victoria ile telefonlastim,Carola yarin Göttingene gelecek dedi, ama Carola ile de telefonlastim öyle biseyden bahsetmedi bana, haftaya gelecek diye biliyorum, sonra acaba sürpriz mi yapacak bana, Victoria agzindan mi kacirdi ki yoksa ? diye düsündüm, vallahi sürpriz olur, bakalim bi nolcak yarin, merakla bekliyorum.

Bu arada hastane de olmam bana iyi ve kötü gün dostlarimi gösterdi, gercekten iki elim kanda olsa bile, derdi oldugunda kosacagim insanlar vardi, arayip gecmis olsun bile demediler, ben kimsenin ziyaret etmesini beklemiyordum, kimseye karsi öyle bi beklentim yok, ama gecmis olsun denmesi en azindan herkesin yapabilecegi birseydir, yapmiyorsa, eyvallah.

Anladim ben artik sol yanim kimlerden ötürü bos kalmaz, harbi anladim. 
Ah cigdem, salak cigdem.

Hiç yorum yok: