Perşembe, Mart 18, 2010

Bekle bizi Istanbul ...

Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünür düşünürüm
İstanbul

Binbir direkli Haliç’inde akşamlar
Adalarında bahar Süleymaniye’nde güneş
Ey sen ne güzelsin kavgamızın şehri
İstanbul

Boşuna çekilmedi bunca acılar
Büyük ve sakin Süleymaniye’nle bekle
Parklarınla, köprülerinle, meydanlarınla
Bekle bizi İstanbul

Tophane’nin karanlık sokaklarında
Koyun koyuna yatan çocuklarınla bekle
Bekle zafer şarkılarıyla geçişimizi
İstanbul

Haramilerin saltanatını yıkacağız
Bekle o günler gelsin gelsin İstanbul
Sen bize layıksın bizde sana İstanbul
İstanbul

Boşuna çekilmedi bunca acılar
Büyük ve sakin Süleymaniye’nle bekle
Parklarınla köprülerinle meydanlarınla
Bekle bizi İstanbul


Edip Akbayram la havaya girelim istedim, Bomba haberi vermeden :))

yaklasik yarim saat önce Carola ile Istanbul biletlerimizi aldik!!!!

24.05.-01.06. arasinda Istanbul da olacagiz!

Bir kac aydir gidelim diye konusuyorduk ama daha ne ondan nede benden kesin bir tarih cikmamisti, sadece konusup gecistiriyorduk. Dün yemekhane cikisinda Nur ve Sara ile karsilastik, haftaya Istanbula ucacaklarini söyleyince bi bakistik Carola ile, tamam dedik, bizim bu plani artik kesin bir karara baglamamiz gerekiyor.
Dün artik bilet bakalim internetten dedik ve bugün o evde, bende isdeyken internette uygun bilet aradik, ben isyerinde iznimi ayirdim, sonra üstteki tarihte karar kildik, hem hava daha sicak olur, hem bizde arada ki zaman da iki sinav daha vermis ve rahatlamis olarak Istanbulun tadini cikaririz diye düsündük. Hersey kesinlesti, Mayis 24de Hannoverden ucuyoruz, hemde cok uygun bir biletle, kisi basina 119€´ya bulduk, gayet iyi, bagaj hakkimiz da var 20´ser kg.

ooooo neler yapariz, Adalara gideriz, Anadolu kavagina, Rumeli Hisarina, neler yer iceriz :)) Istiklali boylu boyunca gezeriz!!

Tabii en basta Emre ile hasret gideririz, en cok onu yeniden görecegimiz icin seviniyoruz, 3 ay dil kursuna gelip gönüllerimizi fethetti, 3 ay degil de, sanki 30 yil arkadaslik gecmisimiz var gibi, tuhaf bisey, gercek arkadaslik farkli birsey gercekten, mesafeler bile insanlarin günlük telaseye dalip birbirini unutmasini basaramiyor. Emreyi türkiye ye ugurladigimiz da Carola cok aglamisti, cok üzülmüstü, Hava alaninda hepimiz cok tuhaf olmustuk, onu birakip onsuz göttingen e dönmek acayip bir duyguydu, giderken hep beraber güle oynaya gittik, Emreyi ucaga bindirip eksik döndük, cok uzun ve sessiz bir yolculuk olmustu.

Hava alani maceramiz ayri bir olaydi ama, cok karisiklik ve kargasa oldu, Emrenin yükü fazla geldi, ordan oraya paylastiralim derken Emre dalginlikla Pasaportunu ve biletini bavullardan birine koymus, bavulu verdikmi görevliye, bavul ucaga dogru yoldayken Emre Pasaportun ve biletin yerinde olmadigini fark etti, sonra bir ciglik bir kiyamet, hepimiz bir yere kosturup bavulu ucaga yüklenmeden geri getirtmeye calismistik, karincalar gibi herkez bir yere kosturmustu, Eren ayri, Burak ayri, ben ayri yerde birilerine laf anlatip durumu izah etmeye calistik, Emre ise soktaydi, gidecegi gün vizesi ve oturumu bitmisti, pasaport onsuz yola cikarsa nolucakti, yada bagajin sahibi yok diye ucagi kaldirmayip, acaba bavul da bomba var kuskusu mu yasanacakti???
kafayi yemistik ya, bütün hava alani birbirine girebilirdi, bizden artik bikmis duruma gelen görevli bir bayan vardi, yardim etti, büyük cabalar ve izdiraplar sonunda bavul gelmisti, sevincten cigliklar atip havaya ziplamistik, bavulu acip pasaportu bileti aldigimizda ki o rahatlama o gevseme, inanilmaz birseydi. Böyle bir hengame icinde yolcu ettik Emremizi. O güvenlikten gecti, biz Camekanin arkasindan ona baktik, el salladik, herkez yutkundu durdu, gözlerimiz doldu, sonra görünürden kayboldu Emre.


Cok gelen oluyor, ama hepsi bir gün gidiyor, bizde gidecegiz burdan, kötü olan insanlara alismak, sonra bir bakiyorsun, mezun oluyorlar, ugurluyorsun, arkasindan yine biri geliyor, ve yeniden basliyorsun herseye. Gelecek yil biz gidecegiz .. bize kim el sallayacak acaba?

Ama cok mutluyum cok, cok heyecanliyim, günleri saymaya basladim ...

1.....

15 derece

yazarken bile inanilmaz geliyor bana, bugün hava sicakligi 15 derece olacak, 3 ay kar kis dan sonra bugün ilk kez Bahar havasini yasayacagiz Göttingen de!
iki gün öncesine kadar, atkisiz, eldivensiz evden cikamazken, bugün kisakollu bir gömlek ile isyerin de oturuyorum ve üsümüyorum, hatta disari ciktigim da ceketimi bile cikardim, inanilmaz gercekten inanilmaz!
Iki gündür gülemiyorum, hapsuramiyorum, öksüremiyorum ... karin kaslarimin agrisindan dik oturmak zorundayim, sebebide spor da üzerime bir güven bir güc gelmesi oldu. Spor salonunda, kondisyonum icin üzerime düsen vazifeyi yerine getirdikten sonra, birazcikta kas calisayim dedim, öyle kendi halimde biseyler yaparken, salonda görevli olan Bayan geldi ve "birazdan Personal Trainer yarim saat Core Kursu verecek, katilmak istersen gel" dedi, Core Kursu da göbek falan calistiran hareketlermis. Neyse, Bayanin gelip bana dogrudan sormasi, herhalde ihtiyacim varki gelip cagiriyor beni diye düsünmeme yol acti.
Bi gazla katildim bende kursa.
Allahim ne hareketlerdi onlar, büyük bir topu aldik, yattik yere, dizlerle topu sikica tutup elimizdeki agirligi topun üzerine koyar gibi yapiyoruz, binevi toplu agirlikli mekik yani. Bu hareketlerden birisiydi sadece, bu tuhaf hareket yaptik ki sormayin, sirt üstü yatip ayaklari topun üzerine uzatip popomuzu havaya kaldiriyoruz, bir bacagi öbür bacagin altina sokup cikariyoruz, benim göt kalmadi yerden, Trainer hadi kaldir diyo, ben kalkmaz bu göt diyom, aramizdaki diyalog bu .. sonucta kaldirdim ama bide gel sor nasil??? anam agladi desem yeridir, simdide göt göbek kaslar sanci icinde kivrandiriyor beni.
Bana iyi bir ders oldu, öyle bilmedigin kursa hazirliksiz katil, olacagi bu dur!
Spordan hevesimi kesemedi ama bu acili ve bir o kadar egitici tecrübe :) Hala devam ediyorum, agrilarima ragmen, herkez diyodu, spora bir alis gitmedigin gün kendini kötü hissedeceksin, severek gideceksin diye de inanmazdim, manyak mi bunlar diye düsünüyodum hep, ama gercekten öyleymis, gidemededigim gün (ki hergün mutlaka bir sekilde gitmeye calisiyorum) kendimi cok kötü hissediyorum, keske gitseydim oluyorum hep, hatta gecen hafta bütün gün ders calistigimda, aksam sekizde dayanamayip cantami alip kostura kostura gitmistim, solugu zor aldim salonda. Ben kendime inanamiyorum, o kadar spor tembeli bir insanken nasil oldu aklim ermiyor, tuhaf, ama kendimi gercekten cok iyi hissediyorum, hem ruhen hemde bedenen.
Yaz i artik iple cekiyorum, acik havuza gidip yüzmek, günesde cimlere yayilip yatmak, günlerin keyfini cikarmak ... bugün günesi görünce anladim kisin cok fazla uzun sürdügünü, atlet giymekten bunaldim, atki artik boynuma fazla geliyor, uzun kollu seyler koluma dolaniyor sanki, corap giymekten biktim, acik ayakkabilar, terlikler giymek istiyorum!
Yaz geldin artik galiba, hos geldin, sakin gitme!

Pazar, Mart 14, 2010

Carola´nin dogum gününden ..

veeee Sürprizi yaptik .. gerci tam sürpriz olamadi, Carola ben anlamistim bisey yapacaginizi, cok tuhaftiniz bütün gün dedi .. ama olsun, yinede güzeldi :) ben ders calisiyorum görüsemeyiz demistim ve Eren de isim var demisti ama sürekli bir sekilde gizli gizli konusup organizeyi halletmeye calistigimiz icin kendimizi ele vermisiz megerse :)

Caro´nun kapisinin önünde Eren le gece Pastayi hazirlarken

Zile bastik bekliyoz :)

Assolist kapida :))

Iyki dogduuuun ...

Erenle Güncel pastanin kesilmesini izlerken


Bu da ne demeyin, Carola nin hafif catlak, bir o kadar deli ama cok tatli Arkadasi Kathrin, basindaki ise, Portakal filesi :)

Dogum gününden bu kadar, resimleri cep telefonuyla cektigim icin kalite düstü ama yinede güzel fotograflar, yeterki ani yakalamis olalim degil mi :)
Dün Elitza ile beraber bütün gün Carola´nin Voleybol macindaydik, bir maci kazanip digerini kaybettiler ama cok heyecanli bir mac oldu ikincisi, bir sürü de resim cektim ama kameradan indirmedim henüz.
Elitza Bulgar kökenli, okumak icin Almanya ya gelmis, bizimle ayni sinifta, dün sohbet ederken Carola ile yaptigimiz geziyi anlatiyordum, en son Diyarbakiri gördügümüzü ve ordan ucakla Ankara ya gectigimizi, lafimi böldü ve ´Diyarbakiri gördünüz mü yani?´ diye sordu, evet dedim ve sasirdim anlattiklarimin bu kismiyla ilgilenmesine. Sonra, ´nasil bir yer Diyarbakir? sehir mi orasi?` diye sordu, bende anlattim, baya sehir, eski ve tarihi diye, ve niye merak ettigini sordum. Osmanli döneminde, Bulgarlarin Diyarbakira sürgüne gönderildigini anlatti, Bulgaristan da okulda islenen bir konuymus bu, ve Diyarbakirin cok kötü bir yer oldugunu ve oraya gidenlerin bir daha dönemedigini ve iskence gördüklerini falan anlatti, tarihin bu kadarina ben hakim degilim tabi, hic duymamistim daha önce.
Cocukken, bir yaramazlik yaptiklarinda, yada laf dinlemediklerinde, büyüklerin onlari, `akilli olmazsan Diyarbakira yollariz´diyerek korkuttuklarini söyledi, bu yüzden Diyarbakir dendiginde hep korkarmis ve aslinda nasil bir yer oldugunu da cok merak edermis, onun kafasina Diyarbakir, karanlik, korkunc, zalim seylerin yasandigi cehennem vari bir yer olarak yerlesmis. Agzim acik kaldi, öyle sasirdim ki, diyecek söz bulamadim.
Ilginc degil mi??

Perşembe, Mart 11, 2010

gergin ötesi

Kafayi yemek üzereyim, 2 saattir isdeyim, hava buz gibi, yine kar yagdi, isyerin de kalorifer olmadigi icin elektrikli fan calisiyor, ama bi ise yaradigi pek söylenemez, her taraftan esiyor, kicim basim cereyanda kaldi, ayni zaman da tamir tadilat var Kampüs de, yalanim yok ise baslayali -yani 2 saattir- is makinalarinin ugultusundan kulaklarim tikandi gibi bisey.
Neyi nasil tadilat ediyolar anlamadim, bir sürü tuhaf, yeri kazan aletlerle biryeleri kazip duruyorlar, ve aletlerin cikardigi gürültü inanilmaz boyutta .. anam üstüne bide hava buz gibi....

Stress seviyem tavan yapmis durumda, dokunsan aglamam ama patlarim, catacak birini ariyorum öncelikle ... yarin sinav var, onun verdigi stress ayri bir boyutta geriyor beni ...

Komsum yüzünden günlerdir gerginim zaten, ya insan bu kadar gerizekali olabilir mi?? kariyi görünce evin icinde saklaniyorum, beni görmesin diye, görürse lafa tutar, aptal aptal konusur diye, ya allahim günah yazma, onu da sen yarattin ama elimde degil, sürekli yalan söylüyor, ciddi bir konusma yapmak imkansiz onla, o yüzden onunla konusarak harcayacagim iki dakika bile olsa, zayii olmasin.
Eski Komsum Rebecca dün sinava girmek icin bielefeld den gelmis, ve dün gece Majlinda da (yani gicik komsuda) kaldi, sinavim olmasa bende kalmasini isteyecektim ama neyse yani, Rebeccayi uzun zamandir görmedigim icin aksam beraber laflariz diye düsünmüstüm, ama Rebecca Majlinda da kaldigi icin, mecburen ona katlanmak zorunda kaldim, hayatimin en zor gecen iki saati idi diyebilirim, allahim ya, kendimi zor tuttum, ciyak ciyak bi ses var kadinda, o konustukca benim tüylerim kalkiyor, dislerim kamasiyor, ya yeminle acayip bir ses tonu var, nezaketen bir muhabbet edeyim dedim, sordum dsh sinavini naptin birdaha girecekmisin diye, yok dedi, girdigi en son sinavdan hic bir puan alamamisti, eren de ayni sinava girmisti ve dsh 1 alip cikti, hanfendi durmus diyoki, sinavda sike vardi, text ile sorular arasinda fark vardi, hatali sinavdi ben o yüzden gecemedim, ya herkez geciyor demekki hatali degil, sen gecemeyince sinav hatali oluyor ....
ya tartismaya basladik, alttan aldim yoksa büyüyecek diye, eee dedim simdi napicaksin, testdaf a girdim dedi, iyi dedim onu gectiysen bari, yok dedi sadece birinci kismini gectim, ikinci bölümü, herhalde sözlü kisim, gecemedim dedi, ya bunuda ben sordukca söyledi, yoksa hala hikaye anlatip duruyor, aptalim ya ben, kendi cok zeki, sonra duruyor,
Göttingen i hic sevmiyorum, gidicem burdan, baska üniversitelere bas vurdum, hepsinden onay aldim, simdi iclerinden birini secip gidicem, yaaaaa hepsi hikaye, yazip duruyor ya, hangi üniversite alir onu ya, kac yil oldu bir almanca sinavini veremedi, bunun kabahatini de göttingen de ariyor, yok bu üniversite kötüymüs, yok o daha önce de üniversite okumus, ama göttingen bi ise yaramazmis, yaaaaa sabir yaaaa sabir, gerizekali kari, insanlar manyak gibi basvuruyor, dönem harclarini bile göze aliyor buraya gelmek icin, ama kendi almanca sinavini burda veremedigi icin Üniversite boktan, göttingen boktan, hic bir ise yaramaz, yaaaa sabir ... gercekten cok gerginim ...
yok almanlari sevmiyomus, yok rebecca ve carola istisna imis, yok onun disinda göttingende ki almanlar konservativ, sohuk, yabanci düsmaniymis, bende yabanciyim, ben neden bunu hissetmiyorum? adamina göre muamele yapildigini görmüyor kari, demiyor ki bende bir hata var mi, sen gel burda yasa insanlarin ülkesinde sonra orda burda almanlar kötü almanlar domuz gibi diye salak salak konus, severlermi seni o zaman????önyargilariyla, hayata bakisiyla, sesiyle, beni öylesine gicik ediyorki, sinir oluyorum allahim, kesek tasinsa gitse bende huzura kavussam!
Ha en gicik edici yanlardan birisi, 24 saat topuklu ayakkabi giyer, o evin icinde dolastikca benim sinirlerimin kayisi kopma noktasina geliyor bazen, o ayakkabilari alip onun münasip biryerlerine birseyler yapmak isterdim ama söylemeye dahi dilim varmiyor, kari beni öyle sinir ediyorki, icimden bazen küfür etmeye balsiyorum, sonra ohaaa lan noldu bana dur cigdem diyorum ... ruh sagligimi bozuyor ya, defolsun gitsin lütfen yaaa .... Göttingen de seni sevmiyor, güle güle, git artik!!!!!!

cok gerginim cok gerginim cok gerginim ...

anlatinca rahatladim biraz galiba ...

Salı, Mart 09, 2010

sıralamalar kaideyi bozmazmıymış...neymiş??

Rank Prozent Anzahl Suchwort
1 54.26% 51 tahir ile zühre hikayesi
2 11.7% 11 tahir ile zühre
3 5.32% 5 tahir ile zührenin hikayesi
4 2.13% 2 öner yavuz gitar eÄŸitim seti 14 saat full indir
5 2.13% 2 bakırköy pazarı
6 2.13% 2 tahir zühre hikayesi
7 1.06% 1 tahirle zührenin hikayesi
8 1.06% 1 tahirle zühre hikayesi
9 1.06% 1 zührenin ile tahirin hikayesinin özeti
10 1.06% 1 gelde bu rüyayı yor deli gönül mp3
11 1.06% 1 istanbul bakirkoy pazari
12 1.06% 1 bakirköy pazari
13 1.06% 1 gördüm iki kiÅŸi mezar eÅŸiyo türküsü
14 1.06% 1 bakırköy halk pazarı
15 1.06% 1 gördüm iki kiÅŸi mezar eÅŸiyo türküsü video
16 1.06% 1 tahırle zühre ne demektir
17 1.06% 1 bu ÅŸiir kimin
18 1.06% 1 sana gulüm dıyorum ya o gul soldu
19 1.06% 1 tahir ile zühre nin hikayesi
20 1.06% 1 ben nerde bir çift göz gördümse
21 1.06% 1 bunaldim sikildim hayat bu mudur cevap :
22 1.06% 1 bakirköy pazari istanbul
23 1.06% 1 bakirkoy pazari
24 1.06% 1 yumsaklar
25 1.06% 1 bağlamanın hikayesi


efenim bendeniz teeee Nisan 2005´de (bknz. Arsiv) Tahir ile Zühre´nin Hikayesini blogum da yayinlamistim .. tabii o zaman nerden bilebilirdim ki, Volkan Konak albüm cikarip Tahir ile Zühre isimli eseriyle bir Patlama yasayacak???
Volkan dostumla beraber benim blog´da patlama yasadi, albüm cikali beri, bloguma google de arama yaparak gelenlerin büyük kismi bu hikayeyi aradiklari icin geliyorlar ..
Sonra bugün bu siralamayi görünce, dur bide ben arim google dan dedim, ve Tahir ile Zühre nin hikayesi diye aradim, hakikaten benim blog en basta geliyor .. e be cigdem icine mi dogdu, yoksa aptala malum mu oldu da ondan mi yayinladin bu Hikayeyi :)

Blogumun misafirleri, saolun var olun, Hikayeyi ariyonuz, buluyonuz, okuyonuz, insan bi tesekkür etmez mi ama?? verilen emege nerde saygi??
Ben olmasam napardiniz????

:))

Bu arada siralama da 21 no´lu, arama yapan vatandas, madem araniyorsun o halde yüksek müsadenle cevap veriyorum ben: evet, hayat bu dur, bunalsan da sikilsan da bu dur! Simdi arkadasim Sait burda olsa, cok güzel bir cevap verirdi bu soruya, "koy götüne rahvan gitsin derdi" :) (ayip olmadi simdi umarim .. hani azcik argo ya, ama yerinde bi laf ..bence)
Hayat bu dur iste, degerini bil ve hakkini vererek yasa, birseyler degissin istiyorsan, bunu sadece kendin yapabilirsin, kimse senin elinden tutmaz ve senin yerine karar veremez, hayatin senin elinde. Bu yüzden o sorunun cevabini arasanda bulamazsin.

..................................................................................


pardon ne dedin? duyamadim .. istisna mi olcakti o baslikta ki? haaa sanki ben bilmiyodum ...

uygun Hedaaaye sorunsali ..

hep ayni sorun .. dogum günleri ve uygun hediye ..

Yarin Carola nin dogum günü ve hala ne alacagima karar veremedim, daha dogrusu alacak birsey gelmiyor aklima .. herseye sahip olan bir insani nasil bir hediye ile mutlu edebilirim???
bilemiyorum ...

her seferinde Carola ya hediye alirken, küpe, müpe, incik boncuk aliyorum, seviyor diye, ama her zaman da taki olmaz ki .. olmaz her halde yani ?

Eren Bilgisayar icin yeni mouse almak istiyodu dedi, acaba mouse´mi alsam? ama o da manevi degeri olmayan teknik bisey olcak, erkekler gibi ne o öyle, duygusuz hediyeler, teknik seyler, o da olmaz.
Parfüm olayi da sacma geliyor bana, sahsen bana hediye edilen hic bir parfümü kullanmadim bu güne kadar, genelde bana hediye edileni ben alip ilk firsatta baskasina hediye ederim, aldigim en sacma Parfüm hediyesi, cakma chanel no5´di, hediyeyi bana alan o insan müsveddesini hala bu zevksizliginden dolayi kiniyorum, madem parfüm alacaksin, abi git kaliteli bisey al, ya ne diye bu kadar rezil oluyosun, anlamiyorum?! Paran yoksa zaten almazsin o fiyat seviyesinde ki bir parfümü, ama alabilecek güce sahipken, böyle cimrilik yapip, igrenc kokan bir cakma chanel aliyosan, yuh sana, utan da yerin dibine gir ...

ne alsam acaba yaaaa .. sinav derdin de olmasam kendim biseyler yapim diycem ama bunun icin zamanim da yok ... beraber yaptimiz suriye gezisinin resimlerini cikartirip kolaj neyim gibi bisey mi yapsam?? bu olabilir, biraz üzerinde düsünmem lazim .. iyi bir hediya cikar sanirim ..

Bu gece oniki icin, malum carsambanin ilk dakikalari, bir sürpriz hazirladik, pastaynan, mumnan oniki de kapisinda dikilcez, Eren, Burak, Güncel ve ben :) cok eglenceli olacagindan eminim ... fotografmakinasini hazir da tutmam lazim o anki dumurlugunu bizden sonraki nesillere miras birakmak icin :))) heee cok gerekli bisey .. geyigin dibine vurdum yani ;)

bugün is de telefon durmadan caliyor, sesim kisildi millete laf anlatmaktan, sacma sapan soru soruyolar ya bide, sen nasil üniversite okuyacaksin? diye düyüsünüyorum bazen, en basit islemleri kavrayamayanlar var, anlatirken kafayi yiycek gibi oluyorum, sonra anlayamayinca, yanlis yapinca bana cemkiriyorlar ben sucluymusum gibi, adam olun da gelin be, kac yasinda insanlarsiniz, sorumluluk tasiyin artik yaf ..

iki saat soooona Paydos ...

Pazar, Mart 07, 2010

aklimdan ucuverip gitmis ..

dün 6 Mart´di, ve birden aklima geldi ki, blogum iste o tarihte 5 yasina girmis ..
dile kolay ... 5 koca yil ...
Göttingen günlügü olarak düsünüp basladigim, icine iyi kötü, güzel cirkin, gerekli gereksiz her biseyimi yazdigim alan haline geldi ... yani amacini fazlasiyla asan bir blog olmus :)
gezgin oldu, sair oldu, asci oldu, türkücü oldu, sikayetci oldu, güzin abla oldu, oldu da oldu ..
Bu blog sayesinde son 5 yili cok rahat gözden gecirebildim, zira kayitlar var :)
ara verdigim oldu, yazmaktan bunaldigim, yazacak birsey bulamadigim, haleti ruhiyemin aynasi oldu kendisi ..
yazmaya basladigim iyi olmusmu? olmus bence .. seviyorum seni blogum, duygusal bir bag icerisine girdim ben senle, göz bebegim gibi biseysin artik benim icin .. yazmayi sevdigimi ögrendim senle, hatta yazmayi ögrendim senle.. iyi ki varsin .. bi 5 sene daha deviririz gibime geliyor .. dogum günlerini süsleyen bütün mumcuklar, baloncuklar, palyancolar senin olsun, sana feda olsun :)

mutlu yillar ikimize ..