Perşembe, Eylül 30, 2010

seytan aldi götürdü mü acaba?

Ofisin anahtari bulundu!!!!
son günlerin en güzel haberi oldu bu. Dün central Campüsde birisi bulup anahtari güvenlige vermis! Vay anasini diyesim var! nasil sevindim nasil anlatamam.
Üzerimden öyle bir yük öyle bir agirlik kalkti ki inanilmaz!

Isdeyim, tuhaf bi gün bugün, hala bi garibim, Simona (geveze is arkadasim) sabahtan beri beynimi yedi, kadin iki dakka susmuyor. Valla benden de geveze.

Isden sonra Spora gidicem, aksama evdeyim, Önder gelicek, Begüm gelicek, gece olucak, yaticam uyucam, sabah ise gidicem .. günler böyle gececek.

Hala bi garip bi tuhaf bi normal disiyim. Niye moralim dibe indi anlamiyorum.

Dün Victoria Ukrayna dan döndü, aksam Elitza ve Victoria ile beraber yemek yapip yedik bende, güzel bir geceydi, 1e dogru son bulan. Uykusuzum sanirim birazcik.

geciyo be günler, bi sekilde geciyo.

Çarşamba, Eylül 29, 2010

şimdi ben böyle .. hep ayni hikaye

ne oldu birden bilmiyorum, eve geldim ve birden moralim düstü, niye anlamadim. 

Carola yarin staj icin 3 ayligina Ingolstadt'a gidiyor, ona veda gecesi yaptik ve her zaman toplandigimiz mekanda bir araya geldik, yendi, icildi, gülündü, hep beraber kalktik. Eve kadar Burak, Güncel, Eren, Carola ve Tanja eslik ettiler bana, evden girdim ve birden icimde o garip his. 

Cok fazla tanidik bir duygu, ama niye simdi ben böyle oldum? anlamadim.

Kapanmak istiyorum, cikmamak disari, kendi basima kalmak. Deneme ve yanilma yöntemi beni cok fazlasiyla yoruyor. Bilmiyorum bunun vermis oldugu bir bitkinlik mi. Ay ne bos bos yaziyorum. Ben baskasi olsam, beni okumazdim acikcasi. Hep ayni Hikaye, hep ayni seyler. Bir bakiyorum her duygu dorukta, sonra aninda bir düsüs, sonra sil bastan, sonra tekrar duygular fora. Yilmadigima kendim bile sasirmaya basladim. 

aman neyse, diyorum ya, hep ayni hikaye, simdi ben böyle, ama hep böyle.

Ofisin anahtari hala yok ortalikta. Yarin sabah meslek okulunda 8de derse giriyorum, ögrencilerim stajlarini bitirdiler ve yarin ikinci dersimiz olacak, ilk dersi bu sabah yaptik, ardindan Üniversitede ki ofisde calisiyorum öglen sonunda, anahtarsiz yine ne halt etcem bilmiyorum, hala Patrona ariyorum ve bulucam kesin evde bi yerde diycem, cünkü kesin öyle, yoksa nereye uctu bu anahtar? Hayatimda ben hic anahtar kaybetmedim ya valla koyuyor bu bana.

Okulda ki ögrenciler beni cok yipratiyor, bunu farkettim bugün. Ya gercekten geri zekalilar biraz, bir denklemi anlatiyorum herkes anliyor, iyice suyunu cikariyorum detayina kadar ögretim ve anlasinlar diye ama aradan zaman geciyor ve ögrettigim hic birsey kalmamis oluyor kafalarinda. Cildirma noktasina geliyorum artik, herseyi tekrar tekrar yeniden anlatmak beni cidden yipratiyor, alti delik bir kovaya su doldurur gibiyim sanki, ben doldurdukca bosaliyor bi yerinden. Sesim yine kisildi, ben cok sesli konusuyorum, okuldan gelme bir aliskanlik, yüksek sesle konusmadigim zaman ögrencileri susturmam mümkün olmuyor, onlarin gürültüsünü bastirmak icin her zaman daha sesli ve daha gür konusmam gerekiyor ve bir aylik aradan sonra sesim o volüme alismaya calisirken kisiliyor sürekli.

Benimle yeni tanisan insanlar bazen sesimin cok yüksek oldugunu söylüyor ama bana öyle degilmis gibi geliyor fakat simdi anladim niye, ciddi anlamda ögretmenlikle alakali bisey, sesimi duyurmak icin ses tonumu yüksek kullanmaya alismisim artik. öyle iste.

Hala moral dipte. Niye, hala bilmiyorum.

Kendi Stajim bitti. Sinavim bitti ve yeniden spora basladim, yine hergün 3-4 saat arasi gitmeye basladim, ilk gün cok iyidi ama ertesi gün kaslarimin sancisindan helak oldum. Hala sorun yasiyorum, özellikle bacak kaslarim felaket, hergün bisikletle uzun mesafeler katetmeme ragmen böyle hamlamis olmami anlamiyorum. Yarin 16de is cikisinda yine spora gidecegim, yapacak bisey bulamiyorum zaten, Carola da gitmis olacak, aslinda bulurum yapacak cok sey ama icimden hic birsey gelmiyor, öyle isteksizim ki su an. Öldürseler, karsi koyacak halim yok, o derece.

Cok daraldim, ben bi sigara icmeye cikayim, söyle dumani cekeyim icime, dumani uzun uzun üflerken belki icimde ki daralmayi da cikarmis olurum.

Evet biliyorum, sigarayla ilgili yazdigim hersey Hikaye ama hayatim Hikaye zaten, ne yazar?

cok mu Arabesk oldum ben ya simdi? yok yok iyiyim ben, valla iyiyim. 
siir dinlemeyi kesersem cok daha iyi olacagim sanirim.

-"koca bir sensizligi yasamaktir yalnizlik; yasamak ve sikayet etmemek"-

Pazartesi, Eylül 27, 2010

isteyince de gecmez su zaman denen tuhaf sey

8 gün kaldi ve ben Türkiye yolcusuyum :) 5 ekim de istanbula ucuyorum ve toplam 3 hafta Türkiye de olacagim! yasasin!!!!
Doya doya gezip tozmak istiyor canim .. mekan degisikligine öyle bi ihtiyacim var ki ..

Sabah 9dan beri isdeyim ve zaman gecmek bilmiyor, saat 13de paydos yapicam ve sanki dakikalar gecmek bilmiyor. Eve gideyim, yemegimi yiyeyim sonra sporuma gideyim, baska bisey istemiyorum.

Sabah ofisin anahtarini bulamadim, insallah kaybetmemisimdir, en son carsamba elimdeydi anahtar, cuma günü evde unuttum zannettim, ama bu sabah da bulamayinca icime kusku düstü. Saniye saniye neler yaptigimi ve nereye gittigimi hesap ediyorum ama anahtari nerede ne yaptim bi türlü hatirlamiyorum.
Insallah kaybetmemisimdir!

Hayatim cok tuhaf sanki, yani garip seyler oluyor, iyi mi oluyor bilmiyorum, biraktim oluruna artik. Kimseyi takmiyorum artik, kimseye hesap vermek zorunda da degilim, hayattan keyif almaya karar verdim, baskalari konusmasin diye sürekli tetikte olmaktan bi fayda görmedim bu güne kadar, tam tersine ben ne kadar dikkat ettiysem yine biseyler bulup konustu herkes. Biktim artik bu durumdan, hayatimi baskalarinin keyfine göre yönlendirmekten, herkes bi dönsün bi kendine baksin ondan sonra yargilasin insanlari.

Kimse kimseyi yargilayacak durumda degil, kime hesap verecegimiz belli, kimse kendini dünyanin merkezi zannedip megalomanlasmaya baslamasin.

Bozmayin kafami, fena yaparim!

Pazar, Eylül 19, 2010

saatim 00:07

kitaba bos bos bakar bir vaziyetteyim .. su an tek bir cümleyi daha almiyor kafam.

Persembe günü sinavim var ve hergün korkum biraz daha artiyor, en önemli sinavlarimdan birisi. Psikoloji mi okuyorum Tip'mi anlamiyorum ve sinir oluyorum. Dört bir yanim latince ve ingilizce kelimelerle cevrili, midem bulaniyor resmen. 

Yok valla hem calismak hem okumak beni cok yipratti, gercekten böyle dipdeyim su an. saatlerce oturmaktan midem agri yapmaya basladi yine, uzanarak calismayi denedim ama dikkatim dagiliyor, oturunca midemin sancisi artiyor yine. Doktora kontrole gitmeliydim bu hafta, ilaclarin yeniden ayarlamasi yapilacak, ama ne zaman gideydim? is ev ve ders calismak arasinda kaldim, kayboldum. 

Bütün hafta dogru dürüst yemek yiyemedim, sabahlari calismadigim günler erken kalkmaya calisip isden önce biraz ders calisayim dedim, ardindan ise kosturdum, ardindan yine geldim yine ders calistim, arada yok denecek kadar az zaman kaldi, yemekle ugrasmak sacma geldi, toparlasam son bi hafta icinde ne yedim diye, aklima bi kac dilim tost ve litrelerce kahveden baska birsey gelmiyor. 

Yok sonumu iyi görmüyorum, hic iyi görmüyorum. Uzun süre gitmez bu böyle.

Bütün bunlar yetmiyormus gibi, bide kendime göz göre göre cikardigim sorunlar var. Cok gerekliymis gibi. Ah su hayal kuran kafama edim ben. 

Ne demeye güzel birseyin olacagini düsünüyorum ki? Ne zaman oldu ki bundan önce hic? ah be ah, akillanmazsin sen cigdem, hala gözlerin kapali yürümeye devam et sen.
Iyiyim ben ya, iyiyim herhalde, cok takiyorum iste kafama .. sonra böyle saf salak yazmaya basliyorum yine, bakmayin siz bana, iyiyim ben ya, iyi olurum ben, olurum sanirim, bakmayin bana.

Hatrim icin bu siiri dinleyin, Kahraman Tazeoglu-yalnizlik, yüregime dokundu benim.

yalnizlik senden giden yollarda ömrümü bitirmektir ..

kalanlara selam olsun ..

Cumartesi, Eylül 18, 2010

mal miyim neyim, ne bileyim?!

Hani diyorum ya benden adam olmaz, olmaz valla, altina imzami basicam, noter tasdikli olucak bide.

Son biraktigim yaziya bakiyorum, hala ayni yerdeyim! 

Efendim, karsinizda saf, salak, aptal, gerizekali, yani bildiiin mal gibi, her gördügünü insan zanneden birisi var.
Her gördügünü insan zannetmekle kalsa ne ala .. ne ala .. öper tepenize korsunuz valla .. yetinmez bu arlanmaz insan kisisi, bi'de o na anlatilan, söylenen herseye inanir!

Peki niye? cünkü herkesi kendi gibi mal bilir. cünkü herkese yüregini acar. ne diyosa o'dur! hic bir sahte duyguyu yanlis kelimelerle süslemez. cünkü kimsenin cani yansin istemez.

Hayatimda kimseyi yari yolda birakmadim, ne söyledimse, aynen uyguladim. Eger birseyden emin degilsem asla geri alamiycagim sözler sarf etmedim. Karsimda ki kisinin her zaman kalbi, duygulari, gururu ve hassas bir yüregi oldugunu düsündüm. Yemin ediyorum hic bir zaman kendi cikarimi düsünmedim, kendi canimin yanacagini düsünmedim, yeter ki baskasinin cani yanmasin dedim.

oy ben ne tecrübelerden ders almakta inat eden biriymisim megerse.

akitacak kan birakmadiniz bende. 

girmeyin hayatima böyle pust'ca cikacaksaniz eger.

Pazartesi, Eylül 06, 2010

Ama yoksa bahçemin eski şanı - Sebebi koparılan çiçekler

son günlerde tekrar tekrar dinledigim tek parca .. Sertab süper bi albüm yapmis, tavsiye ederim ..özellikle bu parcasini DINLEYIN ..

Bugün icimde bir öfke, bir kirginlik, bir hayal kirikligi, bir saskinlik bariniyor. 

Nefes alamiyorum. Ayaklarimin altindan yer cekiliyor sanki. Kendime agir geliyorum. 

Ne zaman büyüyecegim? ne zaman hayal kurmayi birakip gercek hayatla yüzlesecegim? Gercek hayati kabul etmek öyle zor geliyor ki bana .. hala herkesin bana samimi duygularla yaklastigini ve kesinlikle icinde bi art niyet ve bir kötülük beslemedigini düsünüyorum.

Hep ayni sebepten dert yaniyorum ama hic akillanmiyorum. Kendime tahammül edemez oldum artik bu yüzden. Kimseye dert yanmayacagim da artik. Kendi düsen aglamazmis hani, salakligima doymayayim.

Evet .. yoksa bahçemin eski şanı, sebebi (zorla) koparılan çiçekler 

Anne ne zaman büyüyecegim ben?