Salı, Kasım 30, 2010

ofis de is yok, yazi yazim bari ..

aynen baslikta dedigim gibi .. su an cok sessiz ofis, telefon calmiyor, gelen giden de yok e bari bir yazi yazim de icimi dökeyim dedim.

Icimde dökecek bisey yok tabi ama laf olsun torba dolsun iste.

Dün aksam nasil yorgundum nasil yorgundum anlatamam, aksam erkenden yatayim dedim, erken dedigimde saat 23 yani, ama benim icin erken, normalde 1 veya 2de yatan biri icin .. neyse sabaha saati kurdum ama uya kaldim. Gec yattigim günler sabah erkenden kalkan ben, erken yatim uykumu alim dedigim gün yataktan kalkamadim. pesss yani.

Demek ki neymis? alismadik göt'de don durmazmis! ne yatiyosun tavuk gibi erkenden bak sonra böyle oluyor.

Sabah okulda verdigim dersden sonra, kostur kostur eve, üstümü degistim, 3 kat corap, tayt, 1 uzun kollu, 1 kisa kollu t-shirt, üzerine bide termo kazak, bere atki eldiven, ciktim evden, Üniversitede ki bu isime geldim.
Burada Paydos edince ver elini Pazar, bunca kiyafet hazirlik Pazar icin, hava hergün biraz daha soguyor, öyle sIkI sIkI giyinmezsem isim zor demektir! aksam 22ye kadar donarim soguktan!

Dün de sIkI giyinmeme ragmen ayaklarim donduuuu! bugün tedbiri elden birakmadim ve bir cift kalin corap daha giydim, etipuf gibi oldum ama yeter ki üsümeyin, yoksa aksam 22ye kadar zaman gecmek bilmiyor.

Bana Alkol halen yasak, acik söylemek gerekirse pek aramiyorum ama Pazarda o soguk havada, litrelerce sattigim o soguk saraptan bir yudum bile alamamak, alip isinamamak, nasil aci bi bilseniz :))

Basa gelen cekilir hesabi, tabiri caizse hayvan gibin calismaya devam.

Pazartesi, Kasım 29, 2010

Fış fış kayıkçı ..

uykusuzum cooook!

Isdeyim, ve literlerce kahve icmeme ragmen ayilamadim bir türlü.

Gece saat dört bucuga geliyordu nihayet uykuya daldigimda. Evde olmaya öyle bi alismisim ki, uykum gelmedi, sonra isin derdi sardi beni sabah yaklastikca. Ne menem bi durum yarabbim.
Sabah evden ciktigimda her yerin Bembeyaz oldugunu görmek gönlümü nasil sen etti anlatamam, baya baya kar yagmis ve erimemis, ve halende yagiyor :) yasasinnnn :))) valla cok seviyorum!
Suan ofisten disariyi seyrediyorum, gözüm o karlara dalip dalip gidiyor, böyle dalar giderken, cocuklugum geldi aklima, ilk okul yillarim. Ben böyle cok dalip giderim, taa cocuklugumdan beri.

5inci siniftayken yine böyle dalip gitmis, gözlerimi tavana dikmistim ki Ögretmen yanima gelip, dizlerinin üstüne cökmüs ve benim tavanda neye baktigima bakiyordu. Ögretmeni fark ettigimde irkilip kendime gelmistim, sanki o an ben orda degildim yeni gelmistim, öyle kendi dünyama dalip gitmistim, simdi halen bazen böyle oluyor.

O zaman cocuk oldugum icin, benim bu dalip gitmelerim ta ilkokuldayken farkli seylere yorulmustu, okul hekimi ailemin beni göz doktoruna falan götürmesini söylemisti, bunun üzerine saglam olan gözlerime ragmen, bir gözlük sahibi olmustum, ve cok cok cirkin ve kalin bir gözlüktü. O gözlügü ben daha sonra kirmis, ve anneme kazara kirdigimi söylemistim. Zaten dünya güzeli olmayan ben, o Harry Potter gözlükleriyle korkunc bir hal almis ve alay konusu olmustum. Sah'dim sahbaz oldum bi nevi, kirmamin sebebide, okulda sürekli gözlük yüzünden öbür cocuklarin benimle dalga gecmesiydi, bir süre sonra tahammülüm kalmamisti bu duruma.

Göya gözlerim iyi görmedigi icin yoruluyormus ve o yüzden dalip gidiyormusum ben.
Bana sorsalardi ben onlara söylerdim gercegi, "dalip gidiyorum cünkü benim kendi dünyam var, o dünyam da hersey cok güzel, benim hayallerim var, tozpembe ve bembeyaz, dalip gidince mutlu oluyorum sadece" diye.
Ta cocukken bunu hissetmis olmam su an bana bile tuhaf geliyor, hislerimde birseyin degismemesi daha da tuhaf, hala dalip giderken ayni seyi hissediyorum.
Kendi kafamin icinde kurdugum dünya ve hayat, bana gercek hayattan daha cazip geliyor, mutlu ediyor, dalmak o dünyaya kacmak gitmek ve bu dünya ile bagi koparmak gibi birsey.

O yüzden yagan kar'i seyrederken dalip gitmek istiyorum, su an ne telefon calsin ne de bir ögrenci gelsin istiyorum.

Dalip gideyim ve bir daha dönmeyeyim kendi dünyamdan.

Çiğdemim

İlk baharım, muradımsın, yazımsın
Seni benden ayıramaz kimse ,
Sevincimsin, hayalim , hazımsın
Tarifine yetmiyor ki söz Çiğdemim

Gecem senle aydınlanır hoş olur
Günüm sensiz zından olur boş olur
Bir gülüşün şairligime söz olur
Gözlerimi doyurdun çiğdemin

Çiçekleri kıskandıran üzen sen!
Dizlerimin bağlarını çözen sen!
Anneme gelin olacak sen,
Soyadımı ismin ile yaz Çiğdemim

Ayrılığa meyil verir seçersem
Kanım aksın şerbetini içersem
Senden evel bu Dünya'dan göçersem
Mezarımı yüreğine kaz ela gözlüm 

bu siiri Internette kendi adim soyadimla arama yaparken buldum. 

Ha simdi soracaksiniz ne diye kendi adini arar sorarsin,  bende simdi derim ki, "sorma niye, iste eyle" :)) yok yani var mi ismimle ilgili benim haberim olmayan bir yayin falan diye paranoyak bir fikir iste. Neyin paranoyasi bilmiyorum :)

Tekrar diyorum, ey gugil sen cok yasa, hayatimda oldugun icin minnettarim sana :))

Seneeeeeeeem .. yorumlarini okudum bir cirpida, önce mailime sonra gönlüme düstüler :))) keske buralara yolun düsse de, 40 yil hatri olan bir kahve ikram edebilsem sana :)) cok sevinirim gercekten!

Siire dönmek istiyorum yine, yazan kisinin ismi Serkan Karatay, acaba Cigdem isminde sevdigi mi vardi, ona mi yazdi ki ne? acaba acaba .. Nasil sevmis olabilir ki, eger gercekten öyle olduysa? Misal ben cok siir yazarim, asikken yazarimi he ya, ama ask acisi cekerken muazzam sair olurum, degme gitsin.

Benim icin böyle siirler yazan bir adam olurmu acaba bir gün, diye düsünmeden edemedim. Varsa öyle bir adam sayet dünya da, hangi ana dogurduysa, hürmetlerimi iletir öyle bir adami dogurdugu icin ellerinden öperim anacigim (tabi full mode on, adam beni dünyanin en mutlu kadini yapiyorya, doguran kadina tabiki simdiden ana derim ben yani, onunda beni kizim diye bagrina basacagini umarak). Ah bi'de hayaller gercek olsa. Siirden de gectim artik, ilk önce bi cikip gelmesi lazim.

Bekleye bekleye agac ettin sen beni yahu. Buradayim ben hala.

ilginc. hay cigdem sen ne ilginc bi insansin ya, oturup seni yeniden taniyasim geliyor bazi bazi. al sana bi tokat. srrraaaak.

-Merhaba ..

Pazar, Kasım 21, 2010

Üşeniyorum Öyleyse Yarın!

bu basligi attim, cünkü hem bu kelime oyunu cok hosuma gidiyor hemde benim suan ki halimi gayet güzel anlatiyor.

Nasil üsengecim anlatamam! cidden anlatilacak gibi degil, Hastane falan derken, dinleneyim derken iyice tembellestim artik ben. Nasil u-dönüs yapicam bu durumdan bilemiyorum.

 Ailemin yanindayim suan, Bayram gayet coskulu ve güzel gecti buraya gelince, sabah Baklava aksam Kavurma, güzel bir üclü olduk. Dört gözle yeniden spora baslamayi bekliyorum. Vallahi!

Yazmak istedigim bir cok sey vardi aslinda, simdi basina gecince uctu gitti yine. Sosyal bir mesaj vermek istemiyorum topluma, ne haddime, öyle aklima geldigi gibi yaziyorum iste ben. Bu blogun bi günlük oldugunu unutmayalim lütfen :)
Sagda ki fotolarda bi annemin mis gibi ev Baklavasi vardi (offf ne ala biseydi yarabbim) .. ve bide Güncelin Bayramin ilk gün Firindan aldigi Baklava var .. bi önce bi sonra cekilmis foto tabiki :) o Baklava da cok nefis di .. Bu Bayram bana 5 Bayram yetecek kadar tatli yedim valla ...

Ben Sigarayi biraktim! yehuuuu :)) evet evet biraktim! bende inanamiyorum halen, benimki si bir protest iciciligiydi daha cok her zaman, kime niye protest, acaba bir gün anlatirmiyim bilmiyorum, cok ciddi ve cok özel bir mesele cünkü. 
Neyse bu protest durumundan icaben, ben inadina iciyordum, ve sirf bu yüzden birakmiyordum, cok icmiyordum ama allahtan, yani ezeli bir tiryakiligim hic olmadi, dedigim gibi Protest icicisiydim ben.

Hastalandigim haftalar, hastanede yatisim derken bir aydir ben sigara icmiyorum ve ayin sonunu ne kadar rahat getirebildigime sasiriyorum. Cüzdanimda sürekli para var, yemin ediyorum eskiden öyle degildi, Sigarayla beraber harcaniyormus para. Sigara zaten cok pahali birsey, ama sigara icince, yok cikalim bi kahve icelim bi takilalim falan derken, yemisim ya ben parami hep. Simdi ise, harca harca bitmiyor sanki param, gayet güzel bir durum acikcasi, benim harcamalarim ne kadar azmis megerse, haftada en fazla on euro harciyorum mutfak masrafina, egerki yemekhanede yemek yemez ve disariya cikmazsam. 
Gurur duyuyorum kendimle, cok ciddiyim. Sigarayi harbi biraktim.

Daha ne yazim diye düsündüm, yazacak birsey bulamayinca susmak mi lazim acaba? Haftaya Noel Pazari basliyor, ve ben yine ayni Stand da calisicam, aslinda baska bir Stand da is bulmaya calisacaktim ama Hastaneye yattigim icin basvuru yapamadim ve yine bu Stand'a kaldim. Gecen Yil parami caldi icinizden biri diye bir sürü Tantana yapmisti Stand sahibi, o gördügümüz muameleden sonra kesin onla calismam diyordum ama mecbur kalinca böyle oldu iste.
Eminim ki kadin kendisi cebe atti parayi, ortaklarina yutturmak icin hirsizlik hikayesini uydurdu bide üstüne üstlük bizi zan altinda birakti, bir ay boyunca hayvan gibi calis o buz gibi sogukta kar kis demeden, bide böyle bir seyle suclan .. hic hos degildi .. ama paraya da cok ihtiyacim var .. yapacak birsey yok.

Yani sizi Göttingen de, Johanniskirchhofun hemen basinda ki Stand'a bekliyorum arkadaslar, sicak sarabimiz vardir, alkolsüz icecekler de var .. gelipte oradaki zamani güzel gecirmemi saglayacak herkese duaciyim!

Dipnot: benim canim yine Sütlac cekiyor. Yandik.

Salı, Kasım 16, 2010

Herkeşlerin Bayramı kutlu mutlu olsun ...

Cumartesi, Kasım 06, 2010

agladikca, dilden dile ..

Video da "agladikca Isanyolca" diye yaziyor ama aslinda bu agladikca'nin Ibranice söylenmis versiyonu.
Bence muhtesem .. mutlaka bu parcayi bir kere de Ibranice dinlemeniz gerekiyor...!


ben bu zamanin ..

yapmak istedigin bir sürü sey varken, yada misal tatildeyken, ucar gider zaman.
Böyle dakikalari sayarken duruyor sanki. Gecsin istiyorum, hemen cikayim istiyorum, cok sIkIliyorum..cok.

Hastaneden hic memnun degilim, kendimi doktorlarin elinde oyuncak gibi hissediyorum, durumum ile ilgili tam bilgi almam mümkün olmadi hala. Ameliyati safra kesesinde tas var diye yaptilar, ama tas falan bulunmamis, sonuc olarak rahatsizligimin sebebini ve devaminda ne yapilacagini bilmiyorum, hic bir bilgi veren olmadi.
Sabah hemsire, bi sabah bide aksam yutulmak üzere hap verdi, ne oldugunu bile bilmiyor, doktorun emriymis, yutmadim, önce neyi yutmami istiyorsunuz bilmek isterim, ondan sonra belki yutarim dedim, doktoru cagirdi.
Kendimi hakkaten ciddiye alinmamis ve önemsenmemis hissediyorum, yoksa niye hala hastalik sebebimi bulunamiyor??

Antibiyotik tedaviyi yeniden baslatacaklarini söylediler, dün gece bekledim, gece antibiyotigi damara takilacak diye, gelen giden olmadi, en soon kalktim hemsire odasina gittim ve sordum, antibiyotik takilmiycakmi diye, hemsire dosyama bakti "aa evet takilacak ama gündüz vardiyasi not etmemis bunu" dedi, yani ben gidip sormasam tedavi bile yarim yamalacak yapilacak.

Simdi soruyorum size, böyle bir hastaneye nasil güvenip kendimi birakayim?

Antibiyotik icin damara yeni igne takilmasi gerekti, daha önce takilani cok canimi yakiyordu, yerinden kaymisti, hemsire nöbetci doktoru cagirdi, gelen doktor beni direkman "Doogie Howser kid doctor" dizisine götürdü zihnimde :)) doktor 30 yasinda, görünüsü 23 gibi olan, endonezyali Dr. Suleiman :)

Endonezyali olmasi tabiki sorun degil, karsimda cocuktan bozma bi Doktor görünce sasirdim dolayisiyla, yasini falan sordum o derece sasirdim yani :))
bknz.: Fotoda Hastanede internete giren ben :)

Gece cok korktum ben ya, hani karabasan denilen bisey varya, hih iste galiba ondan oldum, yeni yatmistim daha bir saat falan olmamisti, karin üstü uyuyodum, ve cidden üzerimde bir agirlik hissettim, uyanik gibiydim ama uyuyordum, sanki bir karalti camdan iceri girmis sirtima oturmus ve elimi kollarimi tutuyor gibiydi, ben saga sola hareket edip yataktan düserek üzerimde ki agirliktan kurtulmaya calistim, yani yataktan düsersem belki yanimda ki bayan uyanir ve hemsireyi cagirir ve o beni kurtarir falan diye gecti kafamdan. Cok korkunctu ya, öyle debelenirken birden kendime geldim ama nasil korktum, hemen yorganin altina girdim, camdan bakmaya korktum, sanki her an biri girecekmis gibi iceri, ki mümkün degil 4. kattayim,cok korktum ya, o an hemsire gelip nabzimi ölcse sok olurdu sanirim, zor bela geri uyumusum öyle.

Bugün cook dingin gecti, kahvalti-ögle yemegi-aksam yemegi arasinda uyuyarak, internete girerek gecirdim. Saat 15 gibi Eren geldi, bi saat yanimda kaldi, Hastane büfesinden kakao alip ictik, muhabbet ettik, Güncel de gelecekti, ama bu saat oldu hala gelmedi, yolda nereye takildi, ne yapti, hikayeyi cok merak ediyorum cidden :)) Karsi binadaki hasta odalarini inceledim bide bos bos camdan bakarken, anam ne bilim aksiyon olsun diye iste :)

Victoria ile telefonlastim,Carola yarin Göttingene gelecek dedi, ama Carola ile de telefonlastim öyle biseyden bahsetmedi bana, haftaya gelecek diye biliyorum, sonra acaba sürpriz mi yapacak bana, Victoria agzindan mi kacirdi ki yoksa ? diye düsündüm, vallahi sürpriz olur, bakalim bi nolcak yarin, merakla bekliyorum.

Bu arada hastane de olmam bana iyi ve kötü gün dostlarimi gösterdi, gercekten iki elim kanda olsa bile, derdi oldugunda kosacagim insanlar vardi, arayip gecmis olsun bile demediler, ben kimsenin ziyaret etmesini beklemiyordum, kimseye karsi öyle bi beklentim yok, ama gecmis olsun denmesi en azindan herkesin yapabilecegi birseydir, yapmiyorsa, eyvallah.

Anladim ben artik sol yanim kimlerden ötürü bos kalmaz, harbi anladim. 
Ah cigdem, salak cigdem.

Cuma, Kasım 05, 2010

son perde

Hastane macerasinin son perdesi insallah.

Carsamba günü taburcu olan ben, ayni günün aksami yine ayni sancilar ve kusma ile acilde buldum kendimi yeniden. Serum taktilar, damardan agri kesiciyi verdiler, kan aldilar, ve tahlilde inanilmaz sonuc, kan degerleri nerdeyse bir haftaki duruma dönmüs yine! sanki hic tedavi görmemisim gibi.

Sinir sistemimalt üst oldu, o kadar agridan tedaviden sonra, iyilestin diye eve yolladilar ve ayni gün tekrar gel ve iyilesmedigini ögren.  Sinirlerim bosaldi, hüngür hüngür agladim, hemsire geldi omzuna aldi beni falan, ne icler acisi bir haldeydim kim bilir. 

Bu gece kalman sart dedi doktor, ultrasonla bakti tekrar ama cok bi sonuc alamadi, bende direttim kalmam evime gidicem diye, zira evden bi pijama getirenim bile yok suan, arkadaslarimdan kimse Göttingende degil, iyi Güncele desem canla basla toplar getirir evden ama ya donuma varana kadar ona mi getirteyim simdi ? yok kalmam diye dövündüm durdum, en sonunda Doktor, ancak imza atarsan mesuliyetin kendine ait olduguna dair ve yarin yatmak üzere gelirsen, o zaman cikarsin dedi, ok dedim attim imzayi.

Kolumda serum ignesi, öyle eve gittim, yolda annemi aradim, hala cesmeler fora, hüngür hüngür, valla sinirlerim cok bozuktu.

Eve gidip camasir yikadim, cantami hazirladim, herseyimi hallettim, öbür gün ögleyin geldim Hastaneye beklettiler iki saat, yeniden kan alindi, uzman Doktor yeniden ultrasonla bakti ve simdiye kadar yok yok denilen taslari buldu safra kesesinde, büyük bi ihtimalle Pankreas iltihabina yol acan da bu birtürlü bulunamayan taslar olmus, ve taslar yüzünden tedavi de sonuc vermemis. Taslar damarlari tikamis ve hem pankreasin hemde dalagin iltihabina yol acmis. Dalagin iltihabi da bonus olarak kapak oldu bana, bu uzman doktor farketti, bundan önceki hic bir doktor anlamadi. 

Bu sabaha ameliyat saati verildi, saat 7.30a, 8 gibi ameliyata girdim, 11de odama getirmisler, oda arkadasim söyledi, ve ben aksam 18e kadar uyudum, arada bi agridan uyanip agri kesici istedim, saat 15di galiba, doktor gelip damara bi sise takti.
Hayal meyal sisenin cok yavas damladigini gördüm ve feci bi agri ile kivraniyordum, midem bulanmisti agridan, elimle uzanip vidasini gevsettim, ve siseden resmen akiyordu sivi damarima, aninda bi rahatlama hissettim, agri cabucak gecti sivi aktikca, ayni anda camdan disari bakiyordum, camda Windows Colordan yapilmis ve cama yapistirilmis bir ucurtma vardi, agri kesicinin oluk oluk akmaya basladiktan sonra, ucurtma sanki ucmaya baslamis gibi geldi bana, sonra baya baya gözümün önünde ucuyordu ucurtma. 

Salak salak aaa ne güzel diye izlerken bi an kendime geldim, kafa yapti ilac galiba, dozaji birden damarima verince, o bilincle uzandim ve vidayi geri siktim, ama bedenimde inanilmaz bi rahatlama ve gevseme vardi, kendimi yayilan hamur gibi hissettim :) sonra uyudum aksama kadar, hemsire aksam yemegine uyandirdi ve yemek yedim oleeeeey :))) 

insallah yarin tedavinin sonuc vermesi icin ac karnina olman gerekiyor demezler yine .. valla sinirlerim iyice harab olur o zaman :)

ya sevgili günlük ve sevgili arkadaslar, bütün bu agri sizi arasinda, agri kesici  ile kafa yapmayi da basardim ve ucurtmaya can verdim, kendimle gurur duyuyorum suan ;)

ama cok tuhaf bir ruh hali icindeyim, agladim ya acilde bir sürü, aglayisim birazda yalnizligimaydi, ben orda yalniz agri icinde yatarken, yan yatakta bi kadin vardi, ve basinda esi yada sevgilisi yada ne bilim nesi vardi, sefkatle basini oksuyordu kadinin, onlari görünce daha katilarak agladim, cok kötü oldum, annem babam uzakta, ve onlarin disinda basimi sefkatle oksayacak kimsem yok hayatta.

yapacak bisey de yok.

Pazartesi, Kasım 01, 2010

ben böyle sansin ..

Tatilim bitti coktan -  gecen hafta Sali günü Almanya ya döndüm .. ama ne dönmek! Sali gecesinden bu yana Göttingen Uniklinikum dayim. 

Evet dogru okudunuz. Allahtan Hastane de internet var.

Tatilimin son 5 günü zehir oldu, mide agrilarim basladi, hani mayistan bu yana cektigim, nedeni bir türlü bulunamayan, sonra bakteri var ondandir denilen. Megerse hic bir doktor bilememis nicin agrilarim oldugunu. 
Neyse tatilimin son 5 günü fena halde sancilanmaya basladim, son iki gün kusmaya basladim, sürekli yedigimi cikardim. Dönüsümü kusa kusa yaptim, ucakta, trende, her yerde mutlaka saat basi bi kustum, aksam 22.45 de Göttingen Garina geldigimde kendimden gecmek üzereydim, hem sancilar hem kusmanin verdigi halsizlikten ötürü, gar'dan taksiyle eve gidip esyalarimi biraktim ve ayni taksiyle Uniklinikum'a Acile gittim.

Kaydimi yaptirdim ortaligi kusmuga buladim ve beklemeye basladim, sohuk terler attim bir saat boyunca beklemem gerekti, sonra acile alindim, sikayetlerimi söyledim, ultrason yapildi, kan alindi tahlil icin, o arada sancilarim feci derecede artmaya basladi, yine kusmaya basladim, ortalik kusmuga bulandi (düsününce yine kusasim geliyor), ardindan damardan agri kesici ve mideyi yatistirici bi ilac takildi, ardindan serum takildi, doktor bu gece burda kalirsin tam olarak hastaliginin sebebini anlayana kadar dedi. 
Zaten o halde kovsa da gidecek durumda degildim ki ben! 
Bir ara Hemsire ile kapistim, sancilar öyle fecidi ki, dayanamiyordum, "nolur agri kesici verin, morfin verin" diye yalvardim, ama damardan verdikleri her agri kesiciden sonra yine kusmaya basliyordum, o yüzden hemsire önce mide ilaci verecegini söyledi, ben hala yalvarmaya devam ediyordum, vallahi cok cok cok feci canim yaniyordu, tarifi mümkün degil. Hemsire bana bagirdi, kusuyorsun sürekli, önce mide ilaci, anladin mi diye. pisssstim kaldim :)
Sabaha karsi kan tahlilleri geldi, o arada ben sürekli kusmaya devam ettim, agrilarim da gecmemisti. Kan tahlillerinde ileri derece de Pankreas iltihabi oldugu cikti ortaya. Megerse Maysidan bu yana benim derdim buymus, ve simdiye kadar yapilan bütün tahliller arastirmalar bosunaymis, daha önce hastaneye yatisim ve yapilan igrenc arastirmalar, ay düsünmek bile istemiyorum.

Öyle oldu iste, Carsamba sabah odama getirdiler, suni beslenmeye alindim, litrelerce Serum, antibiyotik ve agri kesici yedim boynumda ki damara takilan hortumdan. Cumartesi günü gidaya gectim, simdi cok cok iyiyim, agrilar gecti, arada bi mide de bi agri oluyor, o da normal artik ama :) insallah yarin yada sali taburcu olurum diye ümid ediyorum!!!

Cumartesi annem ve babam geldiler, cok moral oldu bana :) Elitza sagolsun, Bulgar arkadasim, ben hazirliksiz gelmistim acile, burda kalacagim hic aklimdan gecmemisti, evden esyalarimi o getirdi hep, cok ilgilendi, iyi ki burdaydi, allah razi olsun.

Bu hastane macerasi yüzünden Bochumda ki Kongreyi kacirdim maalesef. Hani burs icin bas vurmustumya ben, iste burs icin secilmistim, cok sevinmistim, Carsamba sabah Kongre icin Bochuma gidecektim, nasip degilmis :(

Tatili sorarsaniz eger, cok güzel gecti! Istanbul cok yagmurluydu ama ona ragmen güzeldi. Iki gün Kas'a da gittim, muhtesemdi Kas, cok sevdim! Hastaneden cikinca fotolarinida paylasirim insallah sizlerle.

Bu arada sürekli "cirkin" diye tiklayan bi kisi var, ben kim oldugunu biliyorum, haberin olsun.

Bidaha ki yazimi evimden yazmayi umud ediyorum arkadaslar, insallah görüsürüz :)