Pazartesi, Ekim 31, 2011

sözde Baris Savascisi - görünürde bildigin Asalak

Yani su son günlerde, sinirlerim nasil gergin anlatamam.
Verdigimiz sehitlerin üzüntüsünü atamadan, Van da ki Deprem haberiyle tekrar ülkecek yasa bogulduk. Nasil bir ugursuzluktur bütün ülke üzerinde geziyor, tanri bizi kurtarsin.

Depremden sonra Duygu Canbas ve Müge Anli'nin yaptigi falsolara cok kizdim, nasil agizlarindan öyle sözler cikti anlayamadim. Bir anlik bos bulunmanin yasattigi talihsiz olay diye degerlendirmistim.

Buraya kadar hersey ok. Asil sinirlerimi geren olay Cumartesi günü oldu.

Türkiye de hala arama ve kurtama calismalari sürerken, bütün Halk birlik olmus, Van da ki insanlar icin akin akin yardim toplarken, sözü olmaz belki ama, ben bile kus kadar maasimla bagista bulundum, benimde katkim olsun, insanlar kis basinda caresiz kalmasin diye, ki kendim zor geciniyorum.
Iste Türkiye böyle bir durumdayken, depremde ölenlerin ve sehitlerimizin bedeni sogumadan, bir grup Alman ve siginmaci kürt, Göttingen de sehrin göbeginde, Baris Savascilariyiz biz diye Pkk yi överek, ellerinde Apo'ya özgürlük pankartlariyla, anti-Türkiye yürüyüsü yapti.

Tesadüfen Carsida bulundugum icin bu yürüyüse tanik oldum. Beynimden vurulmusa döndüm, hoparlörle, Türkiyenin ve türklerin canavar olusunu bagira bagira dört bir yana duyurmaya calisiyorlardi, sanki PKK sütten cikmis ak kasikmis gibi, Askerimize ve Atatürke ve ülkemize, saymadik laf kalmadi.

Yemin ediyorum, bi silahin olsa, katil olurdum o gün!

Deprem hassasiyeti nedeniyle Cumhuriyet Bayrami kutlamalari bile iptal edilmisken, bütün ülke birlik olup kürt "kardeslerine" yardim etmeye calisirken, bir grup asalagin bu davranisi sinirlerimi yerinden oynatti.
Yanlarindan gecerek hepsinin gözünün icine baktim uzun uzun, ki onlara bir saniye mi harcamama bile degmezdi!

PEKAKA li olup, yada PEKAKA ya yardim yataklik eden herkes ama herkes, her gün ölen, insanlardan ve askerlerden sorumludur! Kendinize yürüyüsler düzenleyerek, adinizi Baris savascisi yaparak, kimsenin gözünü kandiramazsiniz. Ülke bu durumdayken, o köpek suratli Apo'ya özgürlük diye yirtinmaniz, ne kadar nankör ve na kadar asalak oldugunuzun resmidir gözümde! 

Türkiye devleti, askeri, Polisi sizin götünüzü kurtarirken, kalkip sanki biz sizi ortada birakmisiz gibi, Apo'ya özgürlük yürüyüsü yapmanizi, Türk ve Kürt kardesligine saplanmis bir bicak olarak görüyorum.
Iki Halkin bir türlü bir araya gelememesi sadece ve sadece PEKAKA denen o soysuz toplulugunun ve her tür mensubunun sorumlulugundadir! 
Sizler, PEKAKA'lilar, iki halkin bir araya gelmesini istemiyorsunuz, cünkü asalak oldugunuz icin, baris icinde bir yasam sizin doganiza ters!

En son söylemek istedigim, Müge Anli'nin her ne söylediyse, suan arkasindayim, iyi günlerde, türk olsun kürt olsun, Polisi askeri taslayan sizsiniz, kötü günde ise, nerde polis nerde Asker?? oh ne alaaaa!!

Saygisiz bir millet bu bahsettigim, Türkiye de herkes, "Polis seni koruyor belki ama polisten seni kim koruyacak" diye dalga geciyor, dönün bir aynaya bakin, belki de sadece hak ettiginizi aliyorsunuzdur.

Ben cocukken, ailece 4-5 yilda bi türkiye ye gidebiliyorduk sadece ve Kapikule de karsilasacagimiz Askerler icin hediyeler alirdi annem yola cikmadan, Vatan'a ayak basar basmaz, Askerlere hediyeleri verirdi annem, ben böyle bir bilincle büyüdüm,  bugün bile, benim icin asker herseyin üstünde ve kutsal bir meslektir, bunun bilincine varsa artik herkes! Hele ki Türkiye de canini ülkesi icin feda eden askerlerden bahsediyoruz!!! 

ASKERLIK KUTSALDIR!!!!

Herkesi asker ve polislerimize karsi biraz daha saygili ve duyarli olmaya davet ediyorum.

Ve siz soysuz ve asalak PEKAKA'lilar, def olun gidin ülkemden vatanimdan, gidin herhangi bi yerde asalakca bi siginmaci hayati yasayin, cünkü sizin gibi itlere ancak bu yakisir!

Cocukken, igrendigim ve midemi bulandiran herseye tü kaka diyordum, artik onun yerini PEKAKA aldi, hem tiksiniyorum hem igreniyorum sizden!!

Pazar, Ekim 16, 2011

Öğrenci işi #5 "elmali Puding"


Ögrenci isi serisine bu gün ayak üstü uydurdugum bir tarifle devam edicem.
Iki hafta önce Carola rahatsiz oldugu icin, Güncel ve ben, ona sürpriz yapmak istedik ve evinde yemek hazirladik o evde yokken. Benim evde daha bir sürü elma vardi, onlardan bi poset aldik yanimiza, annemin her yil kendi elleriyle yaptigi ev tarhanasindan aldik yanimiza bide, tuttuk marketin yolunu.

Market alisverisi rahat 45 dakika sürdü, cünki neler alacagimiza bi türlü karar veremedik, sonunda nihayet tavuk gögsü, mantar, kirmizi biber, krema, yogurt ve salatalik, vanilyali puding ve süt alabildik. Evde de tarhana corbasi, mantarli biberli kremali tavuk gögsü ve cacik yaptik. 

Tatli olarakta getirdigimiz elmalari soyduk, dogradik ve tarcinla, limonla ve birazcik sekerle tencerede kavurduk. Iyice ezilmeden ocaktan aldik ve kaselere dagittik. Sonra pakette yazildigi gibi pudingi hazirladik, pakette yarim litre süt diyor ama yarim liter degil de 750ml kullaninca bence daha güzel oluyor puding, daha krema tarzi oluyor, ben öyle daha cok seviyorum, iyice donmuyor ozaman.

Pudingi elmalarin üzerine döktük, hatta biraz elma kenara koyarsaniz, kat kat da yapabilirsiniz, daha hos bir görüntü oluyor, özellikle kaseler camdan ise. Bir kat elma bir kat puding cok güzel oluyor. 
Daha sonra üzerine tarcin serpebilirsiniz yada bisküvi ile süsleyebilirsiniz, ikisi de cok güzel uyuyor tatliya.

Ayni tatliyi bugün tekrar yaptim cünki fotosunu cekememistim o gün :)

Carola icin cok güzel bir sürpriz oldu, anneside geldi, hep beraber cok eglenceli bir aksam yemegi gecirmistik. Tatliyi yapacak olursaniz, eminim cok memnun kalacaksiniz, yalanci elmali tart gibi bisey oldu diyebilirim :)

Simdiden afiyet seker olsun!

Pazar, Ekim 09, 2011

büyük konusmak mi? evet, buyrun ..

Herkes bilir, hayatta en sacma buldugum spor kosmakti bu güne kadar.
Defalarca her firsatta ne kadar sacma buldugumu ballandira ballandira anlatmisimdir. 

Evet büyük konusmusum. Bu gün sorsaniz bana, diyeceklerim cok farkli olur. Guinnes rekorlar kitabina girmem ama kendi özel rekorumu kirdim bugün, 5 ay önce kosmaya baslamistim ve ilk kez bugün bir saatte tastamam 9 km kostum. Kendimle nasil gurur duydum nasil böbürlendim anlatamam :) 

Spor salonunda hergün bilimum kurslara vs. katiliyorum, en yeni merakim Boks, üye oldugum spor salonunda boks kurslarida veriliyor, cok ilgimi cekmisti ve merakimdan bi gün katildim ve "manyak" eglenceli bisey oldugunu anladim. Suan ki en favori kurslarimdan biri haline geldi, mutlaka haftada iki kez katilmazsam o hafta biseyim eksikmis gibi hissediyorum kendimi.

Ama dönelim kosma meselesine, hep, niye kosar insanlar, baska spor mu yok, yada neden ve kimden kaciyorlar? insan sebepsizce kosar mi diyordum, hakikaten cok büyük konusmusum -aslinda iyi de olmus bi bakima- :) 

Ilk kosu deneyimlerimi, sehirin etrafini ceviren ve ismi "Wall" (türkcesi anlam olarak istihkam siperi) olan kosu ve gezi yolunda baslamistim. Wall'in uzunlugu 2,8 km (sagda ki foto Wall'a cikilan kismi gösteriyor), ilk deneyimlerimde, bir saatte ancak bu 2,8 km'yi kosabiliyodum, ve bir saat sonra pestilim cikmis oluyordu. Hergün sabirla o yolu kostum ve buna ek bide spor salonunda kurslar dan sonra kosu bandinda kondisyon calistim. Her gün biraz daha rahat kostugumu farkettim, böyle bir gelismeyi hayatta beklemiyordum, aslinda bi süre sonra bikar birakirim diye bekliyordum ama nedense azmim ateslendi, hergün daha iyi kostugumu farkedince dogal olarak, dur bakalim nasil olcak diye heyecanla ertesi günü bekledim, tekrar kosabilmek icin :) Sabah uykusundan bile feragat etmisligim var bu yüzden, ve bu hakikaten hic benlik bi durum degil. Her gün neredeyse 3 saat spor yapiyorum ve cok saskinim, bikmadigima, tam tersine, daha da cok motive olabilmem, gercekten bunu kendimden hiiiiiic ama hic beklemiyordum.

Artik cok rahat bi sekilde, 1 saatin icinde Wall'in cevresinde üc kere tur atiyorum, nefessiz kalmadan ve bikmadan, böyle bi kondisyona sahip olabilecegimi hic tahmin etmezdim. 

Göttingen'e ilk geldigim sene kosuya baslamistim daha önce, hatta o zamanlar amacim gelenksel sehir kosusuna katilabilmek icin antreman yapmakti ama kis gelince hevesim de kaybolmustu, suan cok üzülüyorum bu yüzden, zamaninda devam etseydim, daha farkli olurdum simdi, kim bilir bi maraton falan kosardim, o azmi görüyorum kendimde nedense.

Yarin icin hedefim, sehire yakin bi göl var, Kiessee, cevresinde ki kosu yolu 4km uzunlukta, salondaki kursdan bisikletle gölün oraya gidip üc kere cevresinde tur atmak istiyorum. Sirf bu yüzden suan heyecanliyim, kosarken dinleyecegim müzigi secip ipod'a yükledim, yeni bir list hazirladim.

Kosmakta ki en güzel olay, kosarken hic birsey düsünmüyorum, gercekten bagimsiz ve sorunsuz hissediyorum kendimi bir saatligine, müzikte uygun oldugunda, bambaska bi dünya da gibi hissediyorum kendimi, buradan ve bu zamandan kopuyorum, yanimda tlf falanda olmuyor sadece müzik dinliyor ve kosuyorum, tarifi mümkün olmayan bi his, inanilmaz bi huzur ve tatmin duygusu yasiyor insan.
Havanin kötü olmasi bile etkilemiyor, yagmurlukla bile cok rahat kosuyorum :) zaten cok sicak olmasini sevmedigimden bu hava tam bana göre, özellikle kosarken serin olmasi daha güzel oluyor, hem yagmurlu bile olsa, kosu bandindan cok acik havada kosmayi seviyorum.
Beni yakinda bi sehir kosusunda veya bi maratonda görürseniz hic sasirmayim tamam mi :)

Çarşamba, Ekim 05, 2011

ne kadar dogru ..

"Her insanın hayatında iki ağaç vardır biri mutluluk biri hüzün ağacı.
Hangisini sularsan onun meyvesini yersin..."

Pazartesi, Ekim 03, 2011

Ansizin dönen yaz ve keyfi cikarilan tatil

3 ekim Dogu ve Bati Almanyanin birlesmesi anisina Almanya genelinde Tatildir.  

Genelde böyle cumaya yada pazartesiye denk geldiginde tadina doyum olmuyor. Sanki iki Pazar günü arka arkaya denk gelmis gibi hani :))

Gece saat kurmadan yatmak, sabah calar saatin sesiyle uyanmamak, bence lüks budur iste. 

Haftasonu birden uzuyor iste böyle ne güzel :) 1989 da Berlin duvarini acmislardi ve bir yil gibi resmi bir sürecten sonra dogu tekrar bati almanyayla birlesti. Birlesmese daha mi iyidi diye sorarsaniz, genelde bütün almanlar, birlesimden önce daha iyidi der. 

Yapilan arastirmalar da bunu gösteriyor, Almanlar genel olarak cok memnun degiller bu birlesimden.



Simdi uzun uzun laf anlatmiycam bu konu ile ilgili, aslinda aklima eski almanyayla ilgili ve birden dogu almanlarin bati almanyaya gelisiyle ilgili bir sürü anim var, cocuklugumda cok ilginc seyler yasamistim, ama baska zamana sakliyorum simdilik :) bu ülkede dogup büyüyünce insanin anlatabilecegi cok seyler birikiyor, belki birgün cocuklarima "eski Almanya da ..." diye baslayan hikayeler anlatacagim, kim bilir :) 

Ama bu ülkenin bir parcasi olmayi seviyorum, burada gecirdigim ve gecirmekte oldugum hayati ve herseyi seviyorum, Almanlarla ilgili kötü birsey söylendiginde bazen üzerime bile aliniyorum, ilginc ama gercek ama bende bu ülkeye aitim, bir yanim öyle, bu da bir gercek. 

Hayatimin hic bir aninda yabanci düsmanligi yasamadim, hani olsa bile, bir iki insanin yüzsüzlügünü bir halka mal etmek cok sacma. 



Bazi Türk arkadaslarim hosuma gitmeyen tavirlarda ve söylemlerde bulunuyor almanlara karsi, o zaman, sizi burada yasamaya kimse zorlamiyor, madem öyle gidin Türkiye de yasayin, niye buradasiniz hala dedigimde, pisip kaliyorlar. 


 




Bu kadar rahat olduklari  bir yeri birakacak kadar aptal degiller ama almanlara saymadik laf da birakmiyorlar, sanki Türkler olarak cok daha farkliyiz. Kendi ülkemizde kendi insanimiza yaptiklarimiz bini asmis, ama hala baska insanlarin kusurlarinda gözümüz. 

Almanlar hakkinda herkes birsey söyleyebilir ama benim diyebilecegim seyler, insana deger vermeleri, saygili olmalari ve gercekten dürüst olmalidir. Hayatimda yedigim bütün kaziklari türklerden yedim. 

Ne ironi ama.

Neyse, uzun bir haftasonu gecirdik ve birden yaz döndü geri, mangali attik Balkona, sucuklar köfteler, közde kahveler caylar, sehirde cok güzel bir Park var, Cheltenham Park, bir günde piknige gittik, frizbeeli falan, yanimizda tavlalar vs. :)) yani gercekten ilk kez bu haftasonu yazi yasadik, yarindan itibaren hava bozacakmis ama olsun, bu hafta sonu bol bol günesin tadini cikarip fotograf cekebildim :)








Bu günlük bu kadar! Hepinize cok güzel baslayan bir hafta dilerim ..