Çarşamba, Kasım 30, 2011

Christmas'i seviyorum!


ay ne mutluyum bu sabah ne mutluuuuu :)Banka hesabima bir bakis attim ve sevincten ciglik attim, bu yil Üniversite maasin yaninda her yil sonu verdigi Christmas Ikramiyesine zam yapmis, neredeyse ikiye katlamis, yani cift maas almis gibi oldum!!!

Hala inanamiyorum, bu yil o kadar cok ihtiyacim vardi ki, ve dört gözle bu Ikramiyeyi bekliyordum :) Okulda bu ay cok derse girdim, bir sürü birikmis saatlerim var, onlari bir maasla alicam Aralik ortasinda, bu demektir ki bir büyük maas daha geliyor :) suan bi de her Yil oldugu gibi Noel pazarinda sicak sarap satiyorum, bide Ocak ayinda oradan full bir maas alicam, yani yeni yilda hic bir acigim kalmiycak! Bu yil sürekli bi Hastalikla bogusma ve calisamama telasinda gectigi icin, maddi durumumda o derece eksiye kaymisti, bütün birikimlerimi yemistim calisamadigim sürede ve bankaya borclanmistim, simdide bütün hepsini kapatmis olacagim, hala inanamiyorum, sevincten kalkip aha surada ziplayasim var valla ya :))

Christmas seni cok seviyorum, cok :))) hergün yaklasik 15 saat calisiyorum, üc is yerini ayni anda idare etmeye calisiyorum ama ona ragmen yorgunlugumu hissetmiyorum cünkü kendi ayaklarimin üstünde duruyorum ve herseyi basarabilirim, buna inaniyorum :)
 
Herkese mutlu bir Christmas diliyorum .. her ne kadar bizim icin dini Bayram olmasa bile, ben yinede cok seviyorum bu Bayram'i :))
 
Hayirli Christmaslar arkadaslar ...

Perşembe, Kasım 24, 2011

Canim Ailem'den sonra, Bizim Yenge

Canim Ailem dizisi yayindan kalkinca, nasil üzüldügümü, resmen aci cektigimi anlatmayim tekrar .. gülünc duruma düsücem yoksa ..

Ailemin yanindayken, tesadüfen Türk tvsinde "Bizim Yenge"nin fragmanini gördüm, ve sevincten agzim acik kaldi!

Halim'i almislar ve yeni adi Bahri ile bu diziyi koymuslar sanki! Canim Ailem dizisini o kadar cok sevmem Halim karakterine bagliydi, yani Halim Fan club'u kurmak üzereydim. o derece süper bir karakterdi Halim. Iste Halime olan hayranligimdan dizinin bitmesine cok ama cok üzülmüstüm! Ilker Aksum o kadar harika bir oyuncu ki, izledigim her karakteri o kadar inandirici canlandiriyor ki, Halime de o sekilde bi kisilik vermisti.

Bizim Yenge dizisinde Halim ile Bahrinin arasinda o kadar cok paraleller var ki, yeni bir karakter oldugunu anlayamadim basta, yani aslinda halen Halim'i izliyomusum gibi geliyor, ama bu durumdan sikayetci degilim, Halim'ci oldugum icin :)

Tabi ki bu tür karakterlerin sadece Televizyonda vs. oldugunu biliyorum, ama nedense insan yinede hayallere daliyor .. Ilker Aksum'un gercek hayatta nasil biri oldugu hakkinda en ufak bir bilgim yok, ama büyük bir ihtimalle Halim yada Bahri gibi degildir.

Ama .. ama keske gercek hayatta da Halimler ve Bahriler olsaydi, vallahi bundan da sikayetci olmazdim .. neredeler bilemiyorum?? Bu güne kadar bir Halim yada bir Bahri ile, gönlü zengin, kalbi temiz, kendi cikarini düsünmeyen ve yalan söylemeyen ve vefali ve sadik bir erkekle tanismadim, tanisan varsa beri gelsin!

Pazartesi, Kasım 21, 2011

Hacilarimiz geldi!

Suan yorgunluktan düsüp bayilabilirim ama su yaziyi da yazayim, öyle yaticam.

Büyük dayimin en büyük oglu ve esi bu yil hac'a gittiler, onlari hep beraber havalaninda karsilamak istedigimiz icin, bende Carsamba günü yola ciktim ve ailemin yaninda gecirdim son günleri.
Carsamba gece Avusturyadan kuzenlerim de yola cikip, gece bizde oldular. Söyle bi aile yapimiz var, biz bir araya gelince, uyumuyoruz, sabahlara kadar sohbet ediyoruz. Yilda bir falan görüsebildigimiz icin, beraber gecirdigimiz kisa süreyi olabildigince yogun yasamaya calisiyoruz. Kuzenlerim, yengem, annem, yorgun olmamiza ragmen sabaha kadar muhabbet ettik kahkahalar icinde.
Persembe günü bütüüüün aile bizim evde toplandi ve mangal yapildi. Evet hava soguk ama bizim evin kapali terasi var, bu kis olsa bile, mangal yapip disarida zaman gecirebilmemiz anlamina geliyor :) cünkü biz ailece mangal yapmayi cok seviyoruz :) genelde ailenin bayanlari soguktan rahatsiz olmuyor ama erkekleri cok bi nazlim .. teyzemin kiziyla ben  mangal basinda görev aldik, erkek kuzenlerimse, ay biz üsürüz cok soguk diyerek icerde kalmayi tercih ettiler .. coluk cocuk, kuzenler muzenler, yengeler dayilar, cok eglenceli bir gün gecirdik! Yengem kocaman iki tepsiye baklava yapip getirmis üsenmeden Viyanadan, bi tepsiyi isladik ama o kadar coktu ki, artan Baklavadan ben evime bile getirdim ve dün gece arkadaslarla cay esliginde afiyetle yedik.

Son günlerin asil olayi, yukarida da bahsettigim gibi, büyük kuzenim, Cafer abim, ve esi Hatice yengemin Hac'a gitmeleriydi. Cuma sabahi uykusuz bi sekilde sabahin kründe yola ciktik, Düsseldorf havaalanina saat 10.30da ineceklerdi. Konvoy halinde gittik, konvoy diyorum cünki bütün akrabalar, annemin amca cocuklari falan, rahat bi 10-15 arac olmusuzdur, biz büyük ve birbirine cok asiri bir sevgiyle bagli bir aileyiz :)

Evet öyle uykusuz uykusuz ciktik yola, bizim kaldigimiz sehirden Düsseldorf havaalani rahat 2 saat sürüyor, bizim arabada, annem, nebahat ablam ve Viyana dan kücük dayimin esi Yurdagül yengem vardi (hani su harika baklava yapan hatun) ve ben vardik. Giderken annem kullandi arabayi, bende biraz uyurum diye düsündüm, cünki ben kesinlikle uykusuzluga dayanamiyorum!! ama kesinlikle !! hatta uykusuz oldugum zaman cok gergin ve sinirli oluyorum .. neyse .. ben uyuyamadim tabi ki, arabada ki hatunlar masallah, yorgunluk bilmez ciktilar, sürekli bi muhabbet, sürekli bi kahkaha .. en sonunda tamam dedim, uyuyamayacgim bari bende egleneyim sohbet edeyim dedim :)


Öylece biz havaalanina vardik. Bi girdik ki ohoooo icerisi insan kayniyor .. normalde dügünden dügüne gördügüm bütün akrabalar orada, hatta iclerinde yillardir görmediklerim bile vardi .. mesela, annemin amca oglunun oglu var bitane, Ilhan, onu herhalde en son 1999da falan görmüsümdür, hic hatirlayamadim onu bile .. yani öyle tanidik geldi falan, ama o beni tanidi sonra .. böyle aaa sen misin? aaa kac yil oldu aaa aaa diye sasirip sarildik! Ilhanin dügününe de gitmistim ben ve suan üc cocuk babasi, hayatin icinde bi adam olmus :) cok tuhaf, hani cocuklugumuzu falan da beraber gecirmistik biz :)


yine uzatiyorum muahbbeti farkindayim .. yani o kadar dolu bi kac gün gecirdim ki .. ister istemez sürekli aklima yasadigim baska bisey geliyor :)

herkes de bi heyecan, insanlar yakinlarini bekliyor, ilginc bi iklimi vardi o ortamin, hani Hactan gelenlere olan sevincten mi desem ne desem tam bilemiyorum .. ama cok farkliydi ..
Sonra birden kapidan Cafer abimle hatice yengem girdiler :) ay bizde bi heyecan bi telas, Hatice yengem bizleri görünce gözyaslarini tutamadi, ciceklerle karsiladik ikisini, cocuklarini da görünce hüngür hüngür aglamaya basladi .. simdi böyle sogukkanli anlatiyorum ama o an benimde gözlerim doldu (baya doldu yani), dayanamadim baktim bende agliycam bi köseye cekildim, yutkundum durdum, hemen kimse görmeden göz yaslarimi sildim, simdiyse niye böyle cekindim anlamiyorum .. büyük kizi Betül ile sarildi yengem, sarilinca Betülde basladi aglamayi, ay o manzarayi görünce ben tekrar basladim aglamaya, cok duygu yüklüydü nasil anlatayim bilmiyorum, cok hüzünlü ve sevincli anlar di, onlar agladikca ben tekrar basladim aglamaya .. :) Cocuklari cok tatli bi Pankart hazirlamislardi, ben salaklik edip profesyonel kamerami götürmeyi unutmustum buradan, bu yüzden sadece cep telefonu kamerasi ile foto cekebildim, hala basimi duvara vurasim geliyor bu yüzden ..


Bahsi gecen pankart "Hosgeldiniz Haci anne, Haci baba" .. Abimle yengem ve cocuklari .. cok cok cok güzel bi Tabloydu !

Havaalanindan ayni coskuyla Cafer abimle Hatice yengemin evine geldik, bütün akrabalar civil civil heyecan icinde Hac hikayelerini dinledik, kocamaaaaan sofralarda, bütün aile yemekler yedik ve bir arada olabildigimiz icin sürekli sükrettik.. 
Büyük bir aile olmak güzel ama cocuk cok olunca cokta gürültü oluyor benden söylemesi :) kafam hala kazan gibi .. Cigdem ablaaaaaa .. cigdem ablaaaaaa...cigdem ablaaaa .. hala kulagimda yankilaniyor sesleri :))))

Dün Akrabalarin Avusturya kismi 12de yola ciktilar dönüs icin, bende aksam 18de evime dogru trene bindim. Annemle yola cikmadan lahmacun yaptik, annem illa burada ki arkadaslarima birsey göndermeden yollamaz .. illa yapalim, götür ve beraber yiyin diye israr eder .. benim "anne gerek yok yoruluyorsun dememe ragmen", böylece annem mutlu, arkadaslarim mutlu, daha ne isteyebilirim ki ?

Aksam hep beraber benim evde Cay demledik ve Lahmacun, icli Köfte ve Baklava esliginde "Hactan gelenleri karsilama maceralarimi" anlattim :) ufakta olsa, bizde burada aile gibi olduk artik .. :) Arkadaslarimi cok seviyorum.

Bu arada simdiden annemi ve babami özlemeye basladim .. cok seviyorum onlari.

Cumartesi, Kasım 05, 2011

Oktay Usta, sen çok yaşa ..

Eveeet ... Oktay Ustanin Sekerpare tarifini denedim ve ziyadesiyle memnunum!

Malzemeler:

  • 500 gr. un
  • 200 gr. Tereyag
  • 200 gr. Pudra sekeri
  • 4 yumurta
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 su bardagi toz findik ici
Serbeti:
  • 3 su bardagi seker
  • 4 su bardagi su
  • yarim limon suyu

  • Ilk öne serbet icin malzemeleri bir tencereye koyun kaynasin, kaynayinca limonu ekleyin, biraz daha kaynadiktan sonra ilimaya birakin
  • Tereyagini mikserle cirpip yumusak kivama getiriyorsunuz
  • sonra pudra sekerini ekleyip cirpmaya devam ediyorsunuz
  • ardindan teker teker yurmurtalari kiriyorsun, hepsini birden kirmayin, sirayla kirin ve cirpin, ve tekrar kirin tekrar cirpin
  • Un, Kabartma tozunu, findik icini karistirin ve azar azar ekleyerek cirpmaya devam edin ve böylece yavas yavas hamuru kivama getirin, unun hepsini birden katmayin, aynen yumurtada ki gibi, azar azar cirparak ekleyin, böylece hamurun kivami tam oluyor, katilasmiyor
  • hamurdan ceviz büyüklügünde parcalar koparin, yuvarlayin ve tepsiye dizin, üzerine hafif bastirin ve findik ici, ceviz, fistik vs ortasina yerlestirin, ve baya sikica bastirin ki, firindan ciktiktan sonra üzerinden düsmesin findiklar, cünkü bende öyle oldu ilk tepsi :)
  • 160 derecede, üzeri kizarana kadar pisirin
  • firindan cikan sicak Sekerparelerin üzerine iliyan Serbetten gezdirin
  • Serbeti hemen cekiyor icine, Sekerparenin kivamini biliyorsunuz sanirim, yani o kivama gelecek kadar Serbet gezdirin üstünde
Serbet size belki biraz cok sulu gelebilir, ama gercekten tam oluyor, Baklava serbeti gibi olmiycak, zaten Hamurun icinde Pudra seker oldugu icin, tad olarak Serbet tam yerinde oluyor!

Mutlaka denemenizi tavsiye ederim, cok kolay oldu, ben zorlanacagimi düsünmüstüm, bir tanesi bile catlamadi piserken, anladim ki, ne kadar kücük alirsanin bezeleri, o kadar catlama riski azalmis olur!

Tadini sorarsaniz, enfes :))) gercekten öyle, kendim yaptim diye söylemiyorum :)

Ve tekrar mutlu Bayramlar ..

Vukuatsiz Bayramlar dilerim ..

Bugün Hayatimda ilk kez Sekerpare yapacagim. Yarin bütün arkadaslarim Bayram yemeginde bende olacak, benim evin en büyük olmasi ve aramizda yasca da en kidemli ben oldugum icin, genelde Bayramlar bende toplaniyoruz.

Bu Bayram da öyle olacak ve her Bayram oldugu gibi bu Bayram da bi tatli yapmayi düsünüyorum, ve Sekerpareyi sectim. Tarifi Oktay ustanin tariflerinden aldim, eger güzel olursa hem tarifi hem Sekerparenin fotosunu burada paylasirim :) Baklavayi basardiktan sonra aslinda cokta basarisiz olacagimi düsünmüyorum ama yine de daha önce hic yapmadigim icin, bilmedigim püf noktalari oldugunu düsünüyorum ve bu yüzden heyecan yapiyorum ciddi anlamda :) Sadece bir yapimlik malzeme aldim, yani eger biseye benzemezse, yarin tatli falan yiyemiycez, Pazar oldugu icin yeniden malzeme alma sansim da olmiycak!

Bu yüzden Oktay ustanin tarifine güveniyorum ve birazdan mutfaga giriyorum :)

Bayrami ailemin yaninda geciremeyecegim icin, annemle babama cicek ve cikolata gönderdim, malum yarin Pazar oldugu icin bugün gecti ellerine, annemin telefonda ki hali nasil sirindi öyle, aaa niye böyle bisey yaptin ki, dogum günümüz de degil kizim, ne gerek vardi diye hosnutluk icinde söylendi :) Böyle seyler yapmayi cok seviyorum, onlarin beklemedigi bi anda onlara bir sürpriz yapmak ve mutlu olduklarini görmek, paha bicilmez birsey! Annnem Babam sizleri cok seviyorum, insallah daha cooook Bayramlar saglik icinde geciririz hep beraber!

Hepinize vukuatsiz, gözyasisiz, hasretsiz ve mutluluk dolu bir Bayram diliyorum!

Cuma, Kasım 04, 2011

Işıl Işıl, rengarenk Sonbahar


Ofisdeyim ve penceremden bakinca muhtesem bir görüntü ile
karsilasiyorum.
Sonbahardan ötürü agaclarin yapraklari rengarenk ve günes vurdukca isil isil isildiyor! Sonbahar ne kadar güzel bir mevsimdir böyle! en sevdigim mevsimlerden birisi, malumunuz yaz'i sevmedigimden, daha serin olan mevsimler gözbebegim oluyor :) Ondan bu baslik, cosa geldim renkleri görünce :)
Bu haftasonu Fotoraf makinasiyla cikip, rengarenk fotolar cekmeyi planliyorum, bu mevsimde Fotoraf cekmesi bile ayri bile güzel oluyor. (not: sagda ki foto bana ait degil)


Gecen hafta Üniversitenin düzenlemis oldugu Fotograf kursum basladi, katildigim ikinci kurs, yakinda Fotograf kulübüyle bi sergi düzenlemeyi düsünüyoruz. Kurs ne kadar eglenceli anlatamam, ne kadar cok zevk aliyorum hic anlatamam, o derece yani :) Fotograf cekmek dünyanin en eglenceli seylerinden bitanesi, insani müthis rahatlatiyor cünkü Fotograf cekerken, gercekten sadece bununla ilgileniyorsunuz, baksa bisey düsünmüyorsunuz, en azindan benim icin öyle. Bide mevsimlerden Sonbahar olunca, neyi cekecegine sasiriyor insan, bazen kendimi alamiyorum saga sola bakip uygun Obje arayisindan, her yerin fotosunu cekesim geliyor, kafamda hemen bi sonra ki kadraj beliriyor, cekene kadar icim rahat etmiyor :) öyle bi tutku iste :)

Iki haftadir baska bir seyin heyecanin yasiyordum, ama hevesim kursagimda kaldi. Burak la dans kursuna katilacaktik, adi Gesellschaftstanz, yani Sosyal dans, vals falan ögrenecektik. Nasil heves etmistim anlatamam, almanya da herkes gencliginin bi noktasina cift halinde dans kursuna gider, gelenek gibi bisey, tabi biraz gec kalmis sayiliriz buna (bide hayatima bu güne kadar sadece kazmalari soktugum icin hic kismet olmamisti) ama asla hic bir sey icin gec degildir dedik ve yazildik Kurs'a, Burak ta cok heveslenmisti. Maalesef ama katilamiyacagiz. Burak aksam okulunda türkce dersleri veriyor ve bu dönem verecegi dersin saatiyle dans kursu ayni saate denk geldi ve bunu dün gece farkettik ancak. Nasil hevesim kirildi anlatamam, Burakta üzüldü, hani sadece ben degil, o da aslinda cok istiyomus, ki ben onu zor ikna ederim diye düsünmüstüm ama megerse oda gönüllüymüs :) ama yapacak bisey yok, basvurumuzu geri cektik. 

Muhittin le Ilknurun gelmesine az kaldi, suan Aralik diye düsünüyorlar, bu yil gelmezlerse, Muhittinin Tübitak bursu yaniyor, o yüzden Araligin ortasina kadar mutlaka gelmeye calisacaklar. Bir kac haftadir yogun bi sekilde ev ariyorum ben bu yüzden, ama bu yil ev durumu vahim Göttingen de. Cok fazla ögrenci aldi Üniversite, bu yüzden bos ev bulmak namümkün bi hal aldi. Gecen Haftasonu bi eve baktim ve direk onay verip kira kontratinin hazirlanmasini istedim, aradan bi kac gün gecti ve red cevabi aldim mail ile, sebebide, ev sahibinin Alman vatandasi olmayan kiraci istememesiymis.
Sok oldum ya! 
Suan yogun bi sekilde bunun üzerinde calisiyorum, böyle bir red'i asla ama asla kabul etmem, artik ev falan umrumda degil ama böyle bir yabanci düsmanligina asla göz yummayacagim, elimden geleni de ardima koymayacagim. Carola Gazeteye haber vermemizi ve bu konuyu olabildigince aciga cikarmamiz gerektigini söyledi, suan onla beraber bütün yollari arastiriyoruz. Ciddi anlamda hala soktayim, bu zamanda böyle bir aciklama yapmak akil kari degil!

Tansiyonum cikacak simdi valla :))

Son günler böyle ev aramakla, Fotograf cekmekle, calismakla ve yine calismakla ve tez icin bir sürü Literatür devirmekle geciyor! Yakinda Tez konum icin deneylere baslayacagim, baslamadan evvel bütün literatürü ic etmis ve özet cikarmis olmam gerekiyor, sonra ise corap sökügü :) Söyle bir sorunum var, birseyler okuyorum ve sayfalarca yaziyorum sonra tekrar arastirmaya basliyorum ve cok daha ilginc cok daha enteresan yazilar buluyorum, onu da okim, sunu da okim, bunu da okim derken, benim tez neredeyse 200 sayfalik bi cilt olacak, hoca her seferinde abartmaaa diye frenlemeye calisiyor ama bir türlü ben kendimi frenleyemiyorum :)

iste böyle .. cok güzel bir Sonbahar gününe merhaba ve mutlu bir gün hepinize!

Salı, Kasım 01, 2011

...♥...

Elinde ne varsa hayata dair, ötesi hiç bir sey yada vesair. 
Hani demiş ya şair; "Mutluluğu sende bulan senindir, ötesi misafir".