Pazartesi, Ocak 11, 2016

gün gelecek herkez ekmegi süt e batiracak ..



Brötchen ve süt ..

Brötchen dedigim ufak, yuvarlak, yumruk kadar kahvaltilik ekmekleri, yani sadece kahvaltida degil, aslinda günün her saatinde yenebilecek bisi. Firindan taze ciktiginda kokusuyla zaten insanin agzini sulandiran bisi, üzerine tereyag ve recel yada bal sürünce yenmiyo tadindan. Tad olarak Türkiyede ki bildigimiz somun ekmegine en yakin olan ekmek türüdür kendisi. Türkiyenin tazecik firindan cikmis ekmegine herzaman hasret oldugumuz icin, bizler (ben ve bencinslerim) tarafindan sikca tüketilen ve cok begenilen bir ekmek türüdür. Almanya da yöreye göre ismi degisiktir birde, bana cok ilgin gelen biseydir bu, Bavyerali lar "Semmel", Berlinli ler "Schrippe" diyor kendisine, bilmedigim daha baska isimleride var ama simdi kafam basmiyor, arama zahmetine de girmeyecegim.
Konumuza dönelim, süt ve ekmek!
Bayatlayan Brötchenleri parcalara koparip kaynar süt e atip sicak sicak yemeli. Cocukken cok severdim bunu, simdide seviyorum, simdide yiyorum, hep sevecegim, hep yiyecegim.
Bu zevkimden dolayi cogu zaman arkadaslar arasinda sevilen alay konusu haline gelmisimdir, zira herzaman geyik malzemesi cikiyor (anlamiyorum niye). Kedi mamasi yedigim iddia ediliyor ve bunun üzerine kat kat espiriler yapiliyor, ama ben alistim artik :).

Evet gün gelecek herkez ekmegi süt e batiracak, bunu iddia ediyorum ve o gün gelecek. Bu cümleyi slogan haline getirip, t shirt baskisi yapmayi düsünüyorum, daha da ileri gidip, pazarlamaya kalkabilirim, dünyanin her yerinde, farkli dillerde bunu okuyabilirsiniz belki?! kimbilir?! Hayal etmek yolun yarisi, hayal ettigim sürece birseylerin olabilirligi hakkinda ilk adimi atmis bulunmuyormuyum? Galiba oluyorum. Isterseniz bu cümleye siyasal veya ekonomik acidan yaklasin, ozamanda göreceksiniz, kurdugum bu cümle hicte bos ve espiritüel bir yaklasim degil, birgün gercek olucak, sizde anliycaksiniz.

*** *** *** *** *** ***

Bugün farkli bir gündü. Farkliligi bende gizli kalsin, ama yillardir icimde kalan birseyi artik birakmama sebep oldu. Bazen bazi seyleri birakmak gerekiyor, anladim artik, nekadar güzel ve iz birakan türden olsalar bile, hayatimizi saglikli sürdürebilmek icin gerekli olan bir adim. Birseylere takilip kalinca, hayat sürekli ayni olayin etrafinda dönüp duruyor, insanlar degisiyor, mekan degisiyor, hayatimiz degisiyor ama icimizdeki o duygu degismiyor. Inatla o duyguya sarilip, kopmamak icin elimizden geleni yapiyoruz. Sirf bu yüzden yarim kalan bir sürü hikaye olusuyor icimizde, kimseye anlatamadiklarimiz, icimizde büyüyor, büyüdükce acitiyorlar ve zaman acimasizca geciyor.

Üzülüyorum, bosa harcanan yillara, hayati degistirememek cok koyuyor. Kader dedigimiz neki? Hayat böyle demekten biktim aslinda, ne kadar ayagim kaysa, okadar cok kalktim ve hayat böyle dedim, bir cogumuz gibi. Türk bir ailenin kizi olmasaydim acaba hayatim nasil olurdu? Bunu cok düsündüm bir zamanlar. Almanlarda tam olarak Kader diye birsey yok galiba, Kader olayi sanki sadece Türklere özgü birseymis gibi gelirdi hep bana, sonra anladimki, hangi milletten oldugum önemli degil, kimin kizi olursam olayim, nerde dogarsam dogayim, kimi seversem seveyim, ben "ben" oldugum sürece hayatim hep böyle olacak. Ben degismedikce degisen birseyler de olmiycak, yine Hayat böyle diyecegim, yine Kader bu diyecegim, ayni tas ayni hamam.

Ve aslinda hersey cok güzel olabilirdi, ama hersey cok güzel olabilirdi. Aslinda.

*** *** *** *** *** ***

Unutulmamis olmak güzel bir duygu. Eger yillar sonra birisi sizi hala hatirliyorsa, sizinle ilgili ufak bir Hikaye baskasinin hafizasinda yer edebildiyse, bu cok büyük bir mutluluk. Iz birakabilmek, nahos olmayan bir ani birakabilmek.

Biliyorum yazdigim seyler sanki tutarsizmisim gibi bir izlenim birakiyor sizlere suan, ama alakasi bile yok, beynimde kelime yagmuru söz konusu, yazasim var, hatta yazim geldi, neyi nasil yazacagima karar veremedigim icin, gelisi güzel döküyorum buraya, toparlamasi sizden. Yok baktiniz olmuyor, yarida birakin hic okumayim, gerci suan bunu okuyosaniz, okumayin demenin de bir anlami kalmadi sayilir dimi :) Tutarsizligin bukadar iste ..

*** *** *** *** *** ***

Bu arada Senemcim, Studivz de silinmis hesabin, yani göremiyom seni :( Yoksam sen feysbuk cu oldunda Studivzli lere tenezzül etmiyormusun artikin ;) Bak söylim sana, feysbuk, studivz viz gelir, bulurum seni gittigin yerde, piskopata baglarim baaaaak .. .. yersen :) kendime hayrim yok zati :) Öperim seni, ancak o olur :-*
Bu da iyi bir korkutma yöntemi olur aslinda, bak dogru dur öperim yoksa .. öperim haaa ... öpcem baaaak :) keske her kizan öpücem diye kizsa :) dünya ne bariscil ne yasanasi bir gezegen olur, Bush un rahmetli Saddam i öpücem diye kovaladigini farzedin bi, "len Saddam dogru dur, halkina karsi gaddar olma, bak öpücem yoksa, valla öpücem .." düsünmesi kafi :)

Saat ilerledikce sacmalama durumum vahim bir hal aliyor. Yatmali artik, uyumali unutmali, ve yine uyumali, sonra yepyeni bir sabaha uyanmali.

Son bir sözüm var ama, bundan 8 yil önce minik bir adres deftercigi almistim kendime, 2000 yilina girmeden hemen önce, yeni yila ailece Antalya da girmistik, o yilbasindan sonra o adres deftercigine bir cümle yazmistim. O adres deftercigi hala bende, artik bir hatira konumuna gecti kendisi. Gelelim asil son söze, o yazdigim cümleyi son söz olarak kullanmak istedim ..

Ögrendim ki, gercek arkadaslarin arasina mesafe girmez; gercek Asklarin da ..!
-Hasan Hüseyin-

..ey günlük, hey gidi günler hey..